Yasemin Köktaş yoldaşa uğurlama: İsmini görmesek de orada olduğunu bileceğiz
Önümüze koyduğumuz görevleri Yasemin Köktaş yoldaşla birlikteymişçesine yerine getireceğiz. Tıpkı diğer kaybettiklerimizde olduğu gibi. Yaseminleri ölümsüz kılan, mücadelemizi yenilmez yapan da budur...
Fotoğraf: Evrensel
Sinancem Alikoç
Bir yaz günü diye anımsıyorum. Emek Gençliği’nden aldığım görev gereği Yenimahalle’deki gençlik çalışmasına katılıyordum. Nedenini çok iyi anımsayamıyorum ama o dönemki çalışmanın gereği olarak ilçe gençlik komitesi ile bir toplantı tertip edilmişti. Toplantı, Yenimahalle gençliğinden bir yoldaşın evinde gerçekleşecekti. Liseli gençlerden oluşan bir komitede, bir öğrenci evi düşünülemezdi. Muhakkak bir aile evine konuk olacaktık. Ev sahibi yoldaşa “Ailen ne düşünür? Sorun olur mu?” diye sorduğumda “Merak etme, benim ailem partili” yanıtını almıştım. Cevabın verdiği güvenle toplantıya son derece rahat gittim. Toplantıyı tamamlamak üzereyken ellerinde erzak poşetleri ile bir kadın eve girdi. Son derecek güler yüzlü, sevecen bu kadın içeri girer girmez bizi kucakladı ve aç olup olmamamızla ilgilendi. Sadece bir anaç sevecenlik tahayyül edenler, yanılırlar. Yorgun argın işten gelmesine rağmen mücadeleyi paylaştığı genç yoldaşları ile ilgilenmekten geri durmayan biri vardı karşımızda. Mübalağa seferberlik olundu ve el birliği ile bir yemek hazırlandı. Güler yüzlü kadın yoldaş yemeğin hemen ardından bize kahve yaptı. Kısa bir süre de olsa o kahveler eşliğinde Türkiye'deki güncel politik-ekonomik gelişmelerden söz ettik. İşte ben Yasemin yoldaş ile böyle tanışmıştım. Daha sonra birkaç kez daha çeşitli vesilelerle onun evine konuk oldum, balkonunda onun pişirdiği kahveyi içtim. Elbette bu durum, başkalarına da olmadığı gibi, bana mahsus değildi. Yasemin Köktaş’ı tanıyan işçiler, emekçiler, gençler, kadınlar, yoldaşları onunla benzer anılar biriktirmişlerdir. Evinde ya da dışarıda yaptığımız sohbetlerde çocuklarına olan alakası, partiye ve mücadeleye olan inancı ve “hocam” dediği Celal Özçelik’e duyduğu saygı her zaman dikkatimi çekmişti.
Ve şimdi kara kıştan bozma bir bahar gününde kaybettik Yasemin yoldaşı. Onu kaybetmenin verdiği acı kolay silinir türden değil. Yol arkadaşınızı, iş kardeşinizi kaybetmenin verdiği acı ancak yol arkadaşlarınızla, iş kardeşlerinizle teselli bulur. Biz de bir bölük yoldaş Karşıyaka mezarlığına bir uğrak daha ekledik. Böylesi günlerde lafa kestirmeden dalmak evladır. Yasemin yoldaş, 20’li yaşlarının başında tanıştığı Emek Partisi’nde verilen her görevi kabul etti, mücadelenin büyümesi için elinden geleni ardına koymadı. Devrim ve sosyalizm mücadelesinde, safını belli etti ve bu hususta tereddütsüz bir yaşam sürdü. Aldığı görevler, yaptıkları, yoldaşları ile yaşadıkları anılar satırlara kolay sığmaz. Hem mezarı başında yapılan konuşmalar hem son ana kadar yanından ayırmadığı, yazarı, dağıtıcısı olduğu günlük işçi basınında yazılanlar/yazılacaklar gerçeklere referans olabilir.
Diğerkam, çalışkan ve mütevazı bir sıra neferi...
Yasemin yoldaşı tanıyan herkes onu diğerkamlığı ile bilirdi. Hakkını bu konuda teslim etmemek için düpedüz kör olmalı insan. Bir yoldaşının desteğe ihtiyacı olsa, başı sıkışsa Yasemin ablayı onun yanında muhakkak görürdünüz, bu durum ailesi, arkadaşları için de geçerliydi. Paylaşmak yaptığımız işin kitabında var. Yasemin yoldaş, kitabı sadece okumamıştı, onu hayatına geçirenlerdendi. Planlanan işlerde görev almaktan kaçınmazdı ve sonuna kadar çalışırdı. Bir görevi aksatmak söz konusu değildi onun için. Yapılması gereken işler, gidilmesi gereken bir yol vardı. Çankaya’da faaliyet sürdürdüğü dönemlerde bir kar fırtınasında bile gazete dağıtmakta direttiği anlatılır, zira iş planlanmıştı bir kere. Bir karınca misali aldığı her görevi yerine getirmek için çabaladı, durmadı. Kelimenin tam anlamıyla son ana kadar görevinin başında idi. Mütevaziliği düşünüldüğünde bunları kendisinden duymak pek mümkün olamazdı. Ne var ki bütün bu özelliklerin tümü olmasa bile birkaçı birçok işçi ve emekçide bulunabilir. Yasemin yoldaşın ayırt edici özelliği Marksizmin-Leninizmin bilimsel dünya görüşüne ve partiye olan bağlılığı idi. Diğerkam, çalışkan ve mütevazı bu yoldaşın özellikleri devrim ve sosyalizm mücadelesine olan inancı ve uğrunda gösterdiği pratik ile özel bir anlam kazanmıştı, kendisi de bunu çokça ifade etmiştir.
Öğrenmeye açık, bir parti işçisi, bir parti militanı
Yasemin yoldaş ilk gençlik yıllarında Merter’de tekstil atölyesinde çalışmaya başlamış. Emekli olduktan sonra da çalışmaya devam ediyordu. Hayatının sonuna kadar emek gücünü satmak durumundaydı. Bu zorluğun yanı sıra parti faaliyetlerine katılıyordu, var gücüyle çalışıyordu. Bu durum kutsal bir iş yapma sanrısının verdiği pragmatist atalete değil, dünya düzenini alt üst etmenin, sömürülen kesimlerin kurtuluş mücadelesinin gerekliliklerinden oluşan devrimci pratiğe dayanıyordu. Yasemin yoldaş bunu kavramış bir parti işçisi idi. Yaşı, durumu ne olursa olsun her yoldaştan bir şey öğrenmek istediğini fark ederdiniz. Böylece parti militanı olmanın yararlı olduğunu düşünenlerdendi. Son yerel seçimlerde partimizin Yenimahalle Belediye Başkan adayı idi. Hemen hemen 35-40 gün süren bu çalışmada beraberdik. Birçok mahallede çalışma yürütüyor, kapılar geziliyor, olabilirse ev, site toplantıları yapılıyordu. Aday olarak Yasemin abla da önceliklerimize göre faaliyete en çok katılanlardan oluyordu. Her biten günün ardından değerlendirme toplantıları yapıyorduk. Yapılan toplantılarda çalışmamızın yanı sıra seslenişimizin içeriği üzerine de yoğunlaşırdık, seçim dönemlerinde adayın konuşmaları bu bakımdan önemli bir etken idi. Buraya dair eleştiriler geldiğinde durgunlaşırdı. Aklınıza başka şeyler gelmesin! Yasemin yoldaşın ertesi günkü faaliyette eleştirileri dikkate alarak çalışmayı güçlendirmeye çalıştığını görürdük. Hemen hemen her gün bu durum tekrarlandı. Herkesten bir şey öğrenmeye açıktı. Bu seçimde Yenimahalle’de partimiz için iyi sayılabilecek bir oy almıştık. Buna sevindiğimiz bir anda Yasemin abla bana “Şimdi bu kadar kişiyle ne yapacağız?” diyerek görevlerimizi hatırlatmıştı. Öğrenmeye açık bir yoldaş, aynı zamanda öğreneceğimiz çok şeyin olduğu bir parti militanı idi.
Balgatlı tekstil işçileri ve Kardelenli kadınlar onu hatırlayacaklardır...
Ankara’da parti ile tanıştıktan sonra tekstil işçileri arasında faaliyet sürdürdüğünü söylüyor o dönemden tanışık yoldaşları. Malum kendisi de bir tekstil işçisi. O alandaki çalışmanın örgütlenmesi için Çankaya ilçe yönetimimizde görev almış. Son dönemde de Kardelen Mahallesi’ndeki çalışmamızın sorumluluğunu alıyordu. Kadınların kendi talepleri etrafında mücadelesinin büyütülmesinde çok emek verdi. Yoldaşları ile birlikte Ekmek ve Gül dergisinin dağıtılması, okutulması gibi görevlerin altından başarıyla kalkıyordu. Başak Gürkan cinayeti ile birlikte kadına yönelik şiddete ve cezasızlığa karşı büyüyen öfkeyi örgütlü bir güç haline getirmeye çalışan kadınlardan biriydi. Bunu devrim ve sosyalizm mücadelesinin birikimi ile gerçekleştiriyordu. Hem Balgatlı işçiler hem Kardelenli kadınlar onu hatırlayacaklardır. Biz de Türkiye devriminin tarihi yazıldığında onun ismini görmesek de orada olduğunu bileceğiz.
Devrim ve sosyalizm mücadelemizde yaşayacak
Onunla en son bir toplantıda karşılaşmıştım, tıpkı tanıştığımız gündeki gibi. Gündemimizde Kardelen mahallesinde yürütülecek 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamındaki çalışma da vardı. Yapılacakları, eksiklikleri değerlendirirken önümüze yeni görevler koyuyorduk. O görevleri yerine getirme imkanı bulamadı. Acı gerçek bu. Biz de bir bölük yoldaş, önümüze koyduğumuz görevleri onunla birlikteymişçesine yerine getireceğiz. Tıpkı diğer kaybettiğimiz yoldaşlarımızda olduğu gibi. Yaseminleri ölümsüz kılan, mücadelemizi yenilmez yapan da bu.
Anıları mücadelemize ışık tutacak...
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et