Hacettepe Üniversitesi’nde disiplin cezaları: Öğrencilere eğitim süresi kadar uzaklaştırma kararı
Hacettepe Üniversitesi’nde protestolara katılan öğrencilere 4 yıla varan uzaklaştırma cezaları verildi. Bazı kararlar mahkemeden dönerken, üniversitenin itiraz süreci devam ediyor.
Fotoğraf: Evrensel
Hacettepe Üniversitesi’nde yemekhane protestoları ve 19 Mart eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle haklarında uzaklaştırma cezaları verilen öğrenciler, yaklaşık iki haftadır Beytepe Kampüsü nizamiyesinde oturma eylemi yapıyor. 3 ila 4 yıl arasında değişen uzaklaştırma cezalarıyla karşı karşıya kalan öğrenciler, sürecin belirsizliğine tepki göstererek eğitim haklarının engellendiğine dikkat çekti.
Üniversite yönetimi tarafından yaklaşık 50 öğrenci hakkında soruşturma başlatılırken, 12 öğrenci için 3 yıldan 4 yıla kadar uzaklaştırma cezaları istendi. Bir öğrenciye 3 yıl uzaklaştırma cezası verilirken, çok sayıda öğrenci hakkında farklı sürelerde cezalar uygulanması gündeme geldi.
Nizamiyede nöbet eylemi
Eğitim hakkı için nizamiyede nöbet tutan öğrenciler uzaklaştırmalarla başlayan süreci T24’e anlattı. Öğrenciler, eylemler süresince güvenlik görevlileri ve sivil polislerin kendilerini sürekli izlediğini ve görüntülediğini ifade etti.
Üç yıl uzaklaştırma cezası verilen ve hakkında yürütmeyi durdurma kararı çıkan öğrenci E.U., sürecin uzun ve belirsiz olduğunu belirterek şunları söyledi; “Bir insanın eğitim hakkı resmen şansa bırakılıyor. Üniversite bazı arkadaşların yürütmeyi durdurma kararlarına itiraz etmiş. İtiraz ettiklerinde tekrar davaya taşınıyor. O yüzden uzun bir süreç var önümüzde. Şu an yürütmeyi durdurma kararı çıkmış bile olsa birçok arkadaşımıza yarın gelecek uzaklaştırma cezalarıyla ne olacağını bilmiyoruz. Üniversitenin tavrı ne olacaktır idari yargı kararlarına karşı onu da bilmiyoruz. Belirsizlik var. Bütün yaptığımız protestolar suçmuş gibi gösteriliyor.”
“Yürütmeyi durdurma kararı çıktıktan 3 gün sonra ancak sisteme girebildim”
E.U., uzaklaştırma kararının kendisine tebliğ edilmeden uygulandığını da belirterek, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı; “Uzaklaştırma kararını bile tebliğ etme gereği duymadılar. Ben derste 19 Mart sürecinden sonra okula getirilen online yoklama sisteminde yoklama veremeyince uzaklaştırıldığımı öğrendim. Yürütmeyi durdurma kararı çıktıktan 3 gün sonra ancak sisteme girebildim.”
Hukuki süreçte farklı kararlar çıktığını belirten E.U., aynı dosyada yer alan maddeler için ayrı ayrı dava açmak zorunda kaldıklarını ifade ederek şöyle konuştu; “Hepimize denk gelen hakim farklı oluyor. Mesela bir arkadaşımız için hakim tekrar rapor istemiş ve rektörlüğe bir ay süre tanımış. Bu da çok uzun bir süre öğrenim hakkımız için. Bize tebliğ edilen kağıtta 4 suçlama için tek bir tebligatta uzaklaştırma istemi verildi. Biz de ona göre davamızı açtık. Ama davayı açtıktan sonra hakim 4 suçlama için ayrı ayrı dava açmanız gerek dedi. Tekrar dava açtık. Hepsi için ayrı ayrı. Yürütmeyi durdurma karar çıktı. Ama biraz da artık şans meselesi.”
"4 yıl 1 ay uzaklaştırma isteniyor bu zaten fiili olarak okuldan atılmam demek"
Hakkında uzaklaştırma kararı verilen öğrencilerden T.Y. ise soruşturmaların keyfi olduğunu belirterek, kendisine yöneltilen suçlamalara itiraz etti; “Bir soruşturmada bahsedilen tarihte ben eylemde bile değildim. Batıkent’te arkadaşlarımla kahvaltı yapıyordum. Hatta o günden fotoğraflarım var. Bu da soruşturmaların ne kadar keyfi olduğunun bir örneği.”
T.Y., uzaklaştırma cezalarının eğitim hayatını doğrudan etkilediğini vurgulayarak, derslere erişimin engellendiğini şu sözlerle anlattı; “Ben uzaklaştırıldığım derse gidemiyorum ama bir yerden takip edeyim desen bile yapamıyorum. Çünkü tüm sistemlerden de okulun öğrencisi değilmişim gibi davranıyor. 4 yıl 1 ay uzaklaştırma isteniyor bu zaten fiili olarak okuldan atılmam demek.”
“Vizelerim bitecek”
Yargı sürecinin uzunluğuna dikkat çeken T.Y., yürütmeyi durdurma kararlarının gecikmesinin öğrenciler açısından mağduriyet yarattığını belirterek şöyle konuştu; “Benim dosyamda hâkim ilk yürütmeyi durdurmayı reddedip önce rektörün görüşünü bekleyeceğim dedi ve bir ay süre tanıdı. Ama bu süre içinde benim vizelerim bitiyor. Yürütmeyi durdurma kararı aslında dava sürerken eğitim hakkımı kullanabilmem için gerekli ama geç geliyor.”
Yargıdan “telafisi güç zarar” vurgusu
Ankara’daki idare mahkemeleri, bazı öğrenciler hakkında verilen uzaklaştırma cezalarına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkemeler, eğitim hakkının kesintiye uğramasının “telafisi güç zararlar” doğurabileceğine işaret etti.
Buna karşın öğrenciler, üniversitenin bazı kararlar için itiraz yoluna gittiğini ve sürecin uzadığını belirtiyor.
Soruşturma gerekçeleri
Öğrenciler hakkında hazırlanan soruşturma dosyalarında; kampüs içinde toplanmak, pankart açmak, müzik dinletisi düzenlemek, halay çekmek, slogan atmak ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirmek gibi eylemlerin suçlama konusu yapıldığı belirtildi.
Öğrenciler ise haklarında somut bir suç isnadı bulunmadığını, yalnızca eylemlere katıldıkları gerekçesiyle cezalandırıldıklarını ifade ederek, sürecin belirsizliğine dikkat çekti.
(t24.com.tr)
Evrensel'i Takip Et