31.03.2026 00:19 / Güncelleme: 11:02

Erzincan-İliç'teki Çöpler Altın Madeni el değiştirdi: Kimin malı kime satılıyor?

İnsanlığın ortak değeri ve halkın malı olan doğal kaynakların piyasa malı gibi el değiştirmesi kapitalizmin, pazar ekonomisinin bir sonucudur.

Erzincan-İliç'teki Çöpler Altın Madeni el değiştirdi: Kimin malı kime satılıyor?

Fotoğraf: Elif Ekin Saltık | Evrensel

Mehmet Torun


Erzincan-İliç’teki Çöpler Altın Madeni el değiştirdi. Altın madeni, 13 Şubat 2024 tarihinde yaşanan ve 9 işçinin ölümü ile sonuçlanan feci kaza ile kamuoyunun gündemine oturdu. Madenin işletmecisi olan Anagold Madencilik’in yüzde 80 hissesi Kanadalı SSR Mining şirketine, yüzde 20 hissesi ise Çalık Holdinge (Lidya Madencilik) ait. SSR Mining’in hisselerini 1.5 milyar dolar karşılığında Cengiz Holdinge satmak için anlaşma sağladığı bildirildi. Yaşanan maden faciası sonrası hukuki süreç sonuçlanmadan ve madenin akıbeti bile belli olmadan yabancı şirket hisselerini devretti.

Bunun gibi, Kaz Dağlarında altın çıkarmaya çalışan ve halkın yoğun itirazı sonucu durmak zorunda kalan Kanadalı madencilik şirketi Alamos Gold, altın madeni projelerini içeren tüm varlıklarını 470 milyon dolar nakit bedelle, Nurol Holdinge bağlı TÜMAD Madencilik’e sattı. Bu satışla birlikte şirketin Türkiye aleyhine açtığı 1 milyar dolarlık tahkim davası da askıya alındı. Son yıllarda benzer ruhsat devirleri sıklıkla görülmekte. Burada sorulması gereken kritik soru şudur: Kimin malı kime satılıyor?

Anayasanın 168. maddesi “Tabii servetler ve kaynaklar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabiî servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.” şeklindedir. Maden Kanunu ve yönetmeliği de bu maddeye uygun şekilde düzenlenmiş. Madenler, kişilerin arazisinde bulunsa bile tapu sahibinin mülkiyetine değil, devletin tasarrufuna tabidir ve işletme hakkı devlete aittir.

Madenlerin gerçek sahibi kim?

Anayasa maddesine göre devlet kendine ait olan bir hakkı belli bir süre için gerçek ve tüzel kişilere devretmekte. Maden Kanunu’na göreyse maden ruhsatını alan gerçek ya da tüzel kişiler bir işletme projesi hazırlayarak üretim yapma talebinde bulunmakta ve idare projeyi uygun bulursa bu çerçevede üretim yapılmakta. Kısaca, madenlerin işletme hakkını (ruhsatını) alan kişi sınırlı bir hak ve yetkiye sahip durumdadır, çünkü madenlerin asıl sahibi devlet.

Ancak, son yıllarda liberal ekonominin gereklerinden sayılarak yasalar şirketler lehine değiştirildi ve halkın ortak değerleri tek tek elden çıkarıldı. Madenler de bu furyadan nasibini aldı. Toplumun dişinden tırnağından artırıp ortaya çıkardığı işletmeler yok pahasına şirketlere devredildi. Son yıllarda ise AKP iktidarına yakın şirketler bu alanda tekelleşti. Bugün ülkedeki bütün bakır madenleri Cengiz Holdingin. 3-5 şirket hatırı sayılır madenlerin sahibi oldu.

Sık sık değiştirilen yasalarla burjuva hukuku bile çiğnenmekte, yer altındaki maden rezervleri icra işlemlerinin konusu olabilmekte, ruhsatlara ipotek konulabilmekte. Maden ruhsatına sahip olan, ruhsatın tamamını ya da belli kısımlarını rödovans denilen yöntemle kiralamakta, kiralayan da alt kiracılara verebilmekte. Bu şekilde maden ruhsatları elden ele dolaştırılmakta. Şahsi tapulu mallarını bile bu kadar rahat pazarlayamayanlar, devlete ait olan madenlerin üzerinde istedikleri gibi tasarrufta bulunmaktalar.

Bu karmaşa ortamında maden sahaları parçalanmakta, bütüncül bir madencilik projesi (havza madenciliği) yapılamamakta, kaynaklar çarçur edilmekte. Madencilik gibi dünyanın en zor sektöründe gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınamamakta, yaşanan iş kazalarının sorumlularını belirleme konusunda ruhsat hukukundaki boşluklar nedeniyle ciddi sorunlar yaşanmakta ve adalet sağlanamamakta.

Sömürü devam edecek

Dünyada tüm sektörlerde yaşanan tekelleşme madencilik sektöründe de devam etmekte. İki elin parmaklarını geçmeyen çok uluslu şirketler madenlerin büyük bölümüne sahip. Oldukça güçlü olan bu şirketler ülkemizde özellikle altın olmak üzere metal madenlerine sahip olma konusunda hevesli. İşlerini rahat yürütmek için iktidara yakın şirketleri ortak olarak yanlarına almakta. Borsalarda işlem gören şirketlerin bir gecede el değiştirmesinin doğal sayıldığı bir durumda maden ruhsatının kimde olduğunun fazla bir önemi yoktur. Bahsi geçen el değiştirmeleri bu açıdan değerlendirmek gerek. Sermayenin yerlisiyle yabancısının iç içe geçtiği bir ortamda yabancı şirkete ait olan madenin yerli bir firmaya geçmesi sömürünün özünü değiştirmez. Sistem; ucuz iş gücü, kaynak ve doğa talanı sonucu aşırı kâr elde edilmesi şeklinde devam edecektir.

İnsanlığın ortak değeri ve halkın malı olan doğal kaynakların piyasa malı gibi el değiştirmesi kapitalizmin, pazar ekonomisinin bir sonucudur. Bu yanlışlığa dur demenin yolu ise sistemsel, bütüncül bir mücadeleden geçmektedir.

 

31.03.2026 10:42 / Güncelleme: 10:49

Perihan Koca, tutuklu Mehmet Türkmen’i ziyaret etti

Perihan Koca, tutuklu BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’i cezaevinde ziyaret etti. Koca, Türkmen’in “Haksız yere tutukluyum ama bu bedeller boşa gitmeyecek. Biz kazanacağız, işçi sınıfı kazanacak” notunu paylaştı.

Perihan Koca, tutuklu Mehmet Türkmen’i ziyaret etti

Mehmet Türkmen'in notu

İçerik yükleniyor...

(İşçi Sendika Servisi)
31.03.2026 09:42 / Güncelleme: 10:59

29’uncu Metin Göktepe Gazetecilik Ödüllerini kazananlar belli oldu

29. Metin Göktepe Gazetecilik Ödüllerinin kazananları belli oldu. Kazananlara ödülleri Metin Göktepe’nin doğum günü olan 10 Nisan’da düzenlenecek törenle takdim edilecek.

29’uncu Metin Göktepe Gazetecilik Ödüllerini kazananlar belli oldu

Fotoğraf: Sadık Güleç

31.03.2026 01:50 / Güncelleme: 03:35

İsrail Yurttaş Hakları Derneği, onaylanan idam yasasının iptali için yüksek mahkemeye başvurdu

İsrail Yurttaş Hakları Derneği, Meclisin onayladığı idam yasasının iptali için yüksek mahkemeye başvurdu. Başvuruda yasanın insan haklarına yönelik ihlallere yol açabileceği belirtilerek, yasa hakkında ihtiyati tedbir kararı alınması talep edildi.

İsrail Yurttaş Hakları Derneği, onaylanan idam yasasının iptali için yüksek mahkemeye başvurdu

Fotoğraf: Clema12/Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0

31.03.2026 00:12 / Güncelleme: 07:02

Ankara'da yurttaşlarla konuştuk: 'Tutturmuşlar CHP diye, ekonomiyi düzelt kardeşim'

Ankara Ulus’ta konuştuğumuz yurttaşlar gazetecilerin tutuklanmasına, adalet tartışmalarına ve CHP’ye yönelik operasyonlara tepki göstererek, "Ekonomi berbat, tutturmuşlar CHP diye. Sen ekonomiyi düzelt kardeşim, enflasyonu düzelt" dedi.

Ankara'da yurttaşlarla konuştuk: "Tutturmuşlar CHP diye, ekonomiyi düzelt kardeşim"

Fotoğraf: Wikimedia Commons  

31.03.2026 09:35

Belediye kasaları Hazine'ye bağlanıyor

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinde yapılan değişikliklerle belediyelerin mali kaynaklarının Hazine ve Maliye Bakanlığınca değerlendirilmesinin yolu açılıyor.

Belediye kasaları Hazine'ye bağlanıyor

Hazine ve Maliye Bakanlığı

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!