Bilim insanları İzmir Körfez kirliliğini mercek altına aldı
“Sağlıklı Körfez” konferansında bilim insanları, küresel deneyimlerin yanında yenilikçi çözüm önerilerini değerlendirdi. Gediz'den yayılan kirliliğin de konuşulduğu oturumlarda Körfezin hangi yöntemlerle temizlenmesi gerektiği mercek altına alındı.
İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım | Fotoğraf: Evrensel
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir- Büyükşehir Belediyesi tarafından “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” adıyla Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenen Konferansın ilk gününde akademisyenler ve yurt dışından gelen konukların yer aldığı buluşmada zararlı alg patlamaları, küresel deneyimler tartışıldı.
“İzmir Körfezi’nde Sediment Kaynaklı Kirlilik” sunumunu gerçekleştiren İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan, “İzmir Körfezi artık kirlenen değil kirleticileri tutan, riskli bir yapıya dönüşmüş durumdadır. Körfez yıllar içinde dinamik taşıma sisteminden çıkarak dev bir depo haline geldi. Dün taşınım baskınken günümüzde çökelim baskın ve sistem bir depo gibi çalışmaktadır. Körfez kirliliğinde insan kaynağı önemli rol oynamaktadır” dedi.
'Kirliliği disiplinli olarak değerlendirmek gerekiyor'
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu sunumunda Gediz Nehri’nin temiz olan suyunun mesafe kat ettikçe içilebilir özelliğini kaybettiğini birterek, "Nehir 400 kilometrenin üzerinde bir yol kat ediyor. Murat Dağı’ndan çıkan su, Manisa’ya geldiğinde içilebilir özelliği kayboluyor. Murat Dağı’ndan çıkan su Menemen’de çok kirli oluyor. Burada balık yok, kurbağa yok ve bu su körfeze ulaşıyor” dedi.
İZSU tarafından her ay araştırmalar yapıldığını ifade eden Kurucu, “Bunları çok disiplinli olarak değerlendirmeye ihtiyacımız var. Biz tarımda da disiplin diyoruz ama körfez kesinlikle çok detaylı incelenmeyi gerektiriyor” ifadesini kullandı.
Körfez dip taramasından çıkanlar tekrar denize atılıyor
İzmir Körfezi dip taramasından çıkan çamurun, Özel Çevre Koruma Bölgesine atılmasını doğru bulmadığını belirten Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Dr. Levent Yurga, en büyük eksiğin değerli çalışmaların, alınan örneklerin sonuçlarının biraraya getirilmemesi olduğunu ifade etti. Yurga, “İzmir Körfezi'nde canlı türleri artıyor. İzmir Körfezi'nde risklerimiz artıyor. Müsilaj salgılayan türlere yoğunlaştım. Bu türlerin sayısı 7 ama bunlar müsilaj oluşturmuyor. Daha önce olanaksız dediğim, kirlilikten kaynaklı türleri yakında görürsek şaşırmayalım. Derelere akan kirliliğin azaltılması gerekiyor” dedi.
‘Plastiği kaynağından azaltmamız gerekiyor’
Plastiği kaynağından azaltmanın gerekli olduğunu söyleyen Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Ülgen Aytan, “Körfezde görünmeyen tehlike: Mikroplastiklerin mikroalg dinamikleri üzerindeki olası etkileri” konusunda sunum yaptı.
Plastik kirliliğinin en hızlı büyüyen tehdit olduğunu kaydeden Aytan, “İçimiz çok fazla senaryo ile dolu. Bir plastik kapanı içindeyiz. En çok maruz kalan biziz” diye konuştu. Aytan, “Her geçen gün körfezde mikroplastik çalışmaları artıyor. Yapabileceğimiz en önemli şey, mümkün olduğunca plastiği kaynağından azaltmak” dedi.
Konferansın son bölümünde söz alan İZBB İZDENİZ, İZSU Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Deniz Koruma Şube Müdürlüğü hayata geçirdikleri projeler hakkında bilgi verdi.
Ülgen Aytan | Fotoğraf: Evrensel
Marım: Modifiye kil uygulamasını başlattık
İzmir Körfezi'nde yapılan acil eylem planı modifiye kil uygulaması hakkında bilgi veren İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, “Geçtiğimiz yıl yaptığımız Körfez Çalıştayı sonucu olarak kil uygulaması yaptık. O yüzden bu tür buluşmaları çok önemsiyoruz. Deniz canlılarında, balıklarda, kabuklu canlılarda herhangi bir etkisi var mı diye birçok yapılmış çalışma var. Olumsuz etkisi yok. Biz de İzmir Körfezi'nden aldığımız numunelerden, kil uyguladığımızda herhangi etkisi var mı diye deneyler yaptık. Onda da olumsuz sonuçlar yoktu” dedi.
Özbaş: İzleme ve tarama çalışmalarımız sürüyor
İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin önlenmesine yönelik yapılan çalışmalar hakkında ve İZSU tarafından yapılan izleme, tarama gibi çalışmalar hakkında bilgi aktaran İZSU Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Güzin Özbaş, “2024 Ağustos ayında deniz suyunun 29 dereceye ulaşmasıyla toplu balık ölümlerini gördük. Çalışmalarımız zaten devam ediyordu ama hızlı bir şekilde devam ettik. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nin 4. fazını 2025 yılında hizmete aldık” diye konuştu.
Tuna: Yıllık ortalama bin 100 ton çöp topluyoruz
Yıllık ortalama bin 100 ton çöp topladıklarını açıklayan İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Deniz Koruma Şube Müdürü Hasan Tuna, “46 kişilik bir ekibiz. 7 gün 24 saat sahada müdahale için hazırız. Faaliyetlerimizi üç şeflik üzerinden koordine ediyoruz. Aktif müdahalelerde bulunuyor, veri ve eğitim tarafını sürdürülebilir şekilde ilerletiyoruz. 2 adet süpürge gemimiz var, bir tane daha almak için çalışma başlattık. Sığ alanlarda da amfibik araçlarımız ve karadan müdahale eden arkadaşlarımız var. Yıllık ortalama bin 100 ton çöp topluyoruz. Körfezde önemli başka konumuz ise makroalgler, ölü deniz yosunları. Özellikle sığ Çiğli ve Bostanlı'da sıkça rastladığımız bir şey. Çok hızlıca müdahale edip ortamdan kaldırmaya çalışıyoruz” bilgisini paylaştı.
Evrensel'i Takip Et