Akınal Sentetik işçileri mezbaha düzenini anlattı: ‘Biz uzuvlarımızı kaybediyoruz, Türkmen bunu söylediği için tutuklu’
Akınal Sentetik’te iş kazası yaşayan iki işçi mezbaha düzenini anlattı. İş güvenliği konusunda defalarca uyarıda bulunan, üretim baskısı nedeniyle iş kazalarının ‘göz göre göre’ geldiğini anlatan işçiler “Yıllar geçti, hâlâ iş güvenliği yok” dedi.
Mazlum Ayçiçek
Mesut Baylav
[email protected]
Gaziantep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Akınal Sentetik’te geçmiş yıllarda iş kazası geçiren işçilerle bir araya geldik. Parmaklarını ve ellerini kaybeden işçiler, iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını, patronların sorumluluk üstlenmediğini ve mahkeme süreçlerinin işçileri yıldırdığını anlattı. İşçiler ayrıca, iş kazalarına dikkat çektiği için tutuklanan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in serbest bırakılmasını istedi.
‘5 parmağımı kaybettim, 14 ay tedavi gördüm’
Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Akınal Sentetik Fabrikasında 2023 yılı ocak ayında iş kazası geçiren Ali Zorkuşçu, sol elinin 5 parmağını kaybetti.
Fotoğraf: Mesut Baylav/Evrensel
Kaza öncesinde iş güvenliği konusunda sürekli uyarılarda bulunduğunu belirten Zorkuşçu, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Parmaklarımı kaybettiğim kazadan aylar önce de düşüp çenemi patlatmıştım. Bir ay rapor aldım, sonra geri döndüm. İş güvenliğine ve İnsan kaynaklarına gittim ‘Çalışmak istemiyorum’ dedim, göndermediler. Sürekli iş kazası oluyordu. Birinin eli, kolu, parmağı gidiyordu. Çünkü makineler silindir sistemiyle çalışıyor, insan gücüyle durdurmak mümkün değil.” Makine temizliğinin üretim durdurulmadan yaptırıldığını aktaran Zorkuşçu, “Silindirlerin kapalı bölmelerini temizlik için açmak zorundasın. Elyaf birikiyor, katman oluşturuyor. Bu da üretimi bozuyor. İşveren ‘mal hatalı’ diyor ama makineyi durdurup temizlik yap demiyor. Formen ya da vardiya amiri ‘Git temizle’ diyor. Oysa makinenin durdurulması gerekiyor” dedi.
‘Çalışmak istemedim, işten atıldım’
Zorkuşçu, 14 ay süren tedavi sürecinin ardından fabrikanın kendisine hiçbir maddi ve manevi destek sunmadığını söyledi. İş kazasından sonra çalışmak istemeyen Zorkuşçu, işten atıldı: “Biz organizeye elimizi, kolumuzu, ayağımızı veya uzuvlarımızı kaybetmek için çalışmaya gitmiyoruz. Biz evimizin, çoluğumuzun, çocuğumuzun rızkını kazanmaya gidiyoruz. Ama hayatlarımızı da veriyoruz. Ona rağmen de doymuyorlar. İş kazası geçirdim, parmaklarım gitti. Tazminatımı istedim, çalışmak istemediğimi söyledim. ‘Çalışacaksın’ dediler. Kabul etmeyince ‘İşverenin iyi niyetini kötüye kullanma’ koduyla çıkış verdiler. Bu yüzden işsizlik maaşı alamadım.”
‘Neden patronlara hesap sorulmuyor?’
Başpınar OSB’de çok sayıda işçinin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Zorkuşçu, “Mehmet Türkmen iş kazalarının önlenmesi için konuştuğu için tutuklandı. Bu konuşmadan dolayı haksız yere tutuklandığından dolayı bir an önce serbest bırakılmasını istiyorum. Bu kadar kaza olmasına rağmen neden denetim yapılmıyor, neden patronlara hesap sorulmuyor?” diye sordu.
‘Karşımda 9 avukat vardı’
Mahkeme süreçlerine ve patronların tutumuna değinen Zorkuşçu, “’Patronlar diyor ki; ‘Adamın neresi koparsa kopsun, yaşıyor mu yaşıyor. Benden alacağın yok, git sigorta şirketleri orada’ diyor. Karşımda 9 tane sigorta şirketi var. Bir tane avukatım var” diyerek zorluğu dile getirdi. Davanın uzun yıllar sürmesi, mahkemenin ‘aAnlaşabiliyorsanız, anlaşın’ demesi üzerine Zorkuşçu ara bulucuya gitti, tazminatını aldı.
‘Acil stop butonuna vura vura kırmışım’
Fotoğraf: Mesut Baylav/Evrensel
2022 yılında Akınal Sentetik’te iş kazası geçiren diğer İşçi Süleyman Zengin de yaşadıklarını şöyle anlattı: “Acil stop düğmesi çalışsa elim böyle olmazdı. Elim makinenin arasında kaldığında stop çalışmıyordu. Sol elimle butona vura vura kırmışım ama makine durmadı. Arkadaşım gelip ana şalteri kapattı.”
Kazadan sonra makinenin hızla onarıldığını ve delillerin ortadan kaldırıldığını ifade eden Zengin, “Acil stop düğmesi çalışıyordu dediler. Dedim nasıl çalıştı? Bakın açın kamerayı. Benim orada çırpınışım, yumrukla vurup acil stop butonunu kırdığım hepsi gözüküyor” diye konuştu.
‘Elim o fabrikada koptu ama çıkarken ihbarımı bile kestiler’
Kazanın ardından destek sözü verildiğini ancak tutulmadığını belirten Zengin, “15 gün hastanede yattım, 3 ay rapor aldım. ‘Yarım maaş verin’ dedim, ‘Rapordan alırsın’ dediler. Beş yıl emek verdim, elim o fabrikada koptu ama çıkarken ihbarımı bile kestiler. 2022’de kaza geçirdim, 2026’ya geldik, hâlâ iş güvenliği yok” diye vurguladı.
‘Çocuğuma 50 kuruşluk gofret alamadım’
Yaşadığı ekonomik zorlukları anlatan Zengin, “İki yıl tedavi gördüm. Çektiğim hem maddi hem manevi sıkıntıyı bir ben bilirim. Çocuğuma 50 kuruşluk gofret alamadım. 100 metrelik yolda çocuğum kucağımda ağlaya ağlaya sanki bir senelik yol yürüdüm” dedi.
‘Patronlara dokunan yok’
Mahkemesi hâlâ süren Zengin, iş kazalarına rağmen sorumluların yargılanmadığını belirterek, BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına karşı çıktı: “Bu kadar iş kazası, işçi ölümü var. Kim sorguya çekildi burada? Mehmet Türkmen gibi patronu kelepçeye vurup götürdüler mi, bu adamlar nasıl öldü diye? Mehmet Türkmen, ‘Bu kadar kişi öldü, yaralandı, bundan sonra böyle bir şey olmasın, bunun önlemini alalım’ diye söylediğinde adama kelepçe takılıyor ama patronlara dokunan yok! Ben hiç görmedim.”
Evrensel'i Takip Et