Ayşe Tokyaz davasında ikinci duruşma bugün görülüyor
İstanbul Küçükçekmece'de eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin açılan davanın ikinci duruşması görülüyor. Mahkeme baronun ve kadın örgütlerinin katılma taleplerini reddetti.
Sıla Altun
[email protected]
İstanbul- Küçükçekmece’de, eski polis memuru Cemil Koç (38) tarafından öldürülerek, cansız bedeni bavul içinde yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz (22) cinayeti davasında 2'nci duruşma görülüyor. Duruşma Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılıyor.
Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, sanık Cemil Koç hakkında “Kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “Şantaj” suçlarından ise 4 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Tutuklu diğer 7 sanığın ise, “Kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürmeye yardım etme” suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Oğuz Kal hakkında da zanlı Cemil Koç’un işlediği suça iştirak ettiğinin belirlenmesi üzerine “Kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve diğer suçlar yönünden 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Esra Tokyaz duruşma öncesi yaptığı konuşmada ilk duruşmadan bahsetti, "Cemil Koç üzerimize yürüyüp küfrederken SEBGİS kaydı açılmadı ama umarım bu mahkemede, SEBGİS kaydı açılır, bizim yaptıklarımız değil onun yaptıkları da kayda geçirilir" dedi.
Duruşma öncesinde adliye önünde açıklama yapan CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, şunları söyledi:
“Biliyoruz ki bu fail daha önce 2023 yılında Diyarbakır’da Ecegün Özova’nın da faili olduğu bir dosyadan sorumluydu ve o dosya ne yazık ki zamanında değerlendirilmiş, o cinayet zamanında aydınlatılmış olsaydı bugün Ayşe yanımızda olurdu.” Cezasızlık vurgusu yapan Dursun, “Cezasızlığın bedeli işte bu davada açıkça görülmektedir. Sadece kadınların yaşamlarına değil, onların onurlarına da saldırgan bir üslupla saldırmaya devam edenler bu cüreti cezasızlıktan, hukuksuzluktan, şiddet politikalarını besleyenlerden almaktadır. Sorumluların sorumsuzluğundan almaktadır. Şiddeti durdurmak mümkün. Şiddeti durdurmak politik tercihlerde mümkün. Şiddeti durdurmak yasaları uygulamakla mümkün. Şiddeti durdurmak sözleşmeleri uygulamakla mümkün. Şiddeti durdurmak anayasayı uygulamakla mümkün.” ifadelerini kullandı.
Baronun ve kadın örgütlerinin katılma taleplerine red
Duruşma salonu dolduğu için davayı takip etmek isteyen kadınların bir kısmı duruşma salonuna alınmadı.
Duruşmaya Hatay Barosu SEGBİS ile bağlandı, duruşmada İstanbul Barosundan ve TÜBAKKOM’dan kadın avukatlar hazır bulundu.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezinden Yelda Koçak davaya katılma taleplerini ileterek, Türkiye Barolar Birliği'nin dosyalara dahiliyetinin mevzuatta olduğunu ancak sıklıkla bu taleplerin reddedildiğini belirtti. Koçak, baroların kadın komisyonlarının bu davalara dahiliyetinin hak arama hürriyeti için önemli olduğunu belirterek "9 sanık var. Güç dengesizliği karşısında bizim müdahale edebilmemiz gerekiyor" dedi.
Koçak'ın ardından Mor Çatı Kadın Sığınağı ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformundan (KCDP) avukatlar da dosyaya katılma taleplerini iletti. KCDP'nin avukatı Süreyya Kara, kadın cinayeti davalarının yalnızca adli bir vaka olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek soruşturma sürecindeki eksikliklere dikkat çekti.
Mahkeme baronun ve kadın örgütlerinin katılma taleplerini reddetti.
Sanık Zülfü Bektaş'ın savunması başladı
Ardından sanık Zülfü Bektaş’ın savunması alınmaya başlandı. Sanık Zülfü Bektaş, savcılıkta verdiği ifadeyi kabul etti.
Bektaş; Nejdet Çetinkaya'nın narkotikte çalıştığını ve bir araştırma için Cemil Koç'un Polnet üzerinden bilgilerini istediğini, kendi şifresini Bektaş'a verdiğini söyledi. Çelişkili ifadeler kullanan Bektaş, önce Çetinkaya'nın şifresiyle sisteme daha kolay girdiği için böyle yaptığını, bir süre sonra ise Çetinkaya'nın kendisini zorladığı için onun şifresiyle Polnet'e girerek Cemil Koç'un bilgilerini WhatsApp'tan Çetinkaya'ya ilettiğini belirtti.
Sanık Nejdet Çetinkaya savunmasına geçildi
Ardından sanık Nejdet Çetinkaya savunmasını yaptı. Daha önce Diyarbakır’da görev yaptığını belirten Nejdet Çetinkaya savunmasında; Cemil Koç'un talebi doğrultusunda Polnet sorgulaması yapmadığını, kendisi Çetinkaya'nın onu ısrarlı bir biçimde arayarak İstanbul'a çağırması sebebiyle şüphelendiği için kendi inisiyatifiyle Zülfü Bektaş üzerinden Polnet sorgulaması gerçekleştirdiğini iddia etti. Geçmiş ifadesinde Cemil Koç'a Polnet belgesinin fotoğrafını atmadığını belirten ancak mahkemede bu fotoğrafı atıp ardından sildiğini söyleyen Çetinkaya, Cemil Koç'un kendisine İstanbul'da birlikte çalıştığı bir polis olup olmadığını da sorduğunu belirtti. Bunun yanı sıra Koç'un kendisinden eşya taşımak için yardım istediğini belirtti.
İfadelerinde çelişkiler bulunan Çetinkaya, Cemil Koç'un 2020'de ameliyat geçirdiği zaman görevden uzaklaştırıldığını öğrendiğini; Koç görevden uzaklaştırılana kadar da onun isteği ve kendi çalışması dâhilinde Polnet'ten sorgulama yapmış olabileceğini dile getirdi.
"Herkes beni arar, herkese yardımcıyım" diyen sanık Necdet Ç., "Ocak'ta 50, Mart'ta 30 bin TL aldım. Sonrasında da 15 bin TL aldım. Hepsini borç olarak aldım" dedi. Cemil Koç dışında herhangi bir sanığı tanımadığını belirten Çetinkaya, dosyada sanık olarak bulunan ve Koç'un şoförlüğünü yaptığını iddia ettiği Cemal isimli şahsın varlığını bilseydi Cemil Koç'a yardım etmek için "çırpınmayacağını" ifade etti.
Cemil Koç, savunma yapmayacağını dile getirdi
Sanık Cemil Koç, tüm dosyaların tarafına ulaşmadan savunma yapmayacağını bildirdi.
Sanık Cemil Koç, savunma yapmaya başladı. Şöyle dedi:
“Bana ses kayıtları gelmedi. Ben raporun tamamını görmedim, nasıl savunma yapayım?” dedi. İddiaları kabul etmedi.
Cemil Koç, savunmasını yapmak istediğini söyledi. Esra’nın sunduğu resimlere dair konuşan Cemil Koç, “Somut deliller bende yok. Hepsini görmek istiyorum” dedi. Ses kayıtları ile oynandığını ifade ederek, “İstediğim verilerin bana iletilmesini istiyorum. Benim elimde hiçbir video yok” diyerek dilekçelerinin onaylanması talebinde bulunduğunu ifade etti. Mahkeme başkanı, bu dilekçeyi almadığını söyledi.
Cemil Koç, savunma yapmayacağını dile getirirken, avukatı da "Müvekkilim beyanından sonra savunma yapacağım" dedi.
Bazı sanıkların avukatları mahkemenin Cemil Koç’un susma hakkını kullandığını kabul ederek, ona göre yargılamaya devam edilmesi talebinde bulundu.
Sağlık personeli aranmamış
Cemil Koç'un ifadeleri ile mahkeme heyeti arasında geçen diyaloglar dikkat çekti. Üye hâkimin sorularını yanıtlayan Cemil Koç, Ayşe’nin hayatını kaybettiği ana ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Üye hâkimin “Ayşe’nin öldüğü anı gördün mü?” sorusuna “Evet” yanıtını veren sanık, olay sırasında yardım çağırmak için telefon aradığını ve bu esnada Ayşe’ye kalp masajı yaptığını söyledi. Sanık, yardım çağırmak için üst kata çıktığını belirtirken, daha önce yaşanan bir olay nedeniyle kimsenin kendisine inanmayacağını düşündüğünü ve bu yüzden o an farklı davrandığını öne sürdü. Sanık Cemil Koç, neden sağlık personeli aramadığı sorusuna yanıt veremedi.
Mahkeme heyetinin Ayşe’nin ölüm şekline ilişkin soruları üzerine Cemil Koç, Ayşe’nin burnunun daha önceden kırık olduğunu iddia etti, e-Nabız kayıtlarının incelenmesini talep etti.
Olay sırasında herhangi bir darbe olmadığını savunan sanık, “Burnunda kan yok. Burnu olayda kırılmadı, olaydan önce kırıldı. Düştüğünde beyin kanamasından vefat etmiş” dedi. Ayrıca, e-Nabız kayıtlarının incelenmesini talep etti. Üye hâkimin “Neden kalp masajı yaptın?” sorusuna Cemil Koç, Ayşe’nin nefes almadığını fark ettiğini belirterek, “Koltuğa oturttum, ellerini tuttum, kalp masajı yaptım. Sonrasında telefonu almaya çıktım” diye konuştu.
Duruşmada taraflar arasında tartışma olup olmadığı da gündeme geldi. Cemil Koç, olay günü tartışmadıklarını, ancak daha önce bir tartışma yaşandığını belirtti. Duruşma devam ederken Ayşe'nin kardeşi müşteki Esra Tokyaz'ın ismi sanık avukatları tarafından defalarca kullanıldı.
Sanık avukatlarından “Esra’nın düştüğünü gördün mü?” diye sordu. İki kez aynı soruyu soran sanık avukatına Esra, “Kasıtlı yapıyor, Ayşe, Ayşe” dedi. Sanık avukat “Hayır, bilerek yapmadım” diyerek Esra’ya hakaret etti.
Daha sonra savunma yapan Sanık polis İlker Umut Uğur, “Lekelenmeme hakkım masumiyet karinem ihlal edildi. Ben aylardır tutukluyum. Bir günah keçisi bulunmuş. Bu dosyada bilgi sahibi değilim” dedi, iddialara kabul etmedi.
Sanıklarda Yusuf Ziya “9 aydır tutukluyum. Böyle bir dosyadan tutuklu olmak rahatsız ediyor” diyerek savunma yaptı. Cemil Koç'u tanımadığını ifade eden Ziya, “Olay günü benim doğum günüm sebebiyle bir araya geldik. Valizin Barış'ın aracına konulduğu esnada yoktum. Bunun devamında araca alındım. Ne para ne de cesede dair bilgim var.” dedi.
Sanığın avukatı, Sanık Cemil Koç’un ölümün 10 Temmuz itibariyle gerçekleştiğini Yusuf Ziya’nın 12 Temmuz'da olaya dâhil olduğunu ve dolayısıyla öldürme suçuna yardım etmemiş olduğunu söyleyerek “En kötü delillerin kaybedilmesi durumundan cezalandırılması gerekir ama valiz alınırken müvekkilim yok. ‘valizi bagajdan indirelim’ dendiğinde valizin indirilmesine yardımcı olmuştur. Bu esnada burada ceset olduğunu bilmiyor. Kasıtlı da değil” dedi.
Savcı mütalaasını verdi
Sanıkların ve sanık müdafiilerinin sözlerinin ardından savcı mütalaa verdi. Mütalaada tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamını, adlı kontrol tedbirleri uygulanan sanıkların da adli kontrollerinin devamını talep edildi. Mahkeme heyeti, savcılık mütalaasını açıkladıktan sonra ara verdi.
Aradan sonra sanıkları avukatları mütalaaya itiraz etti. Ayşe Tokyaz'ın ölümünde sorumluluğu bulunan herkesin cezalandırılması gerektiğini vurgulayan avukatlar, suçla bağlantısı olmayan kişilerin ayrılması gerektiğine dikkat çekti. Dosyada yer alan Cemil Koç’un anlatımları hatırlatılarak, mevcut deliller ışığında Cemal A.’nın suça etkisi ya da dahlinin bulunduğunu söylemenin mümkün olmadığı ifade ettiler.
Bazı sanık avukatları dosyaya müdahil olmak isteyen kadın derneklerinin tanımadıkları kişiler için bir araya gelen yapılar olduğunu belirtti.
Ayşe Tokyaz’ın avukatları, duruşmada özellikle sanık Cemil Koç’un tutumuna dikkat çekti. Koç’un sorulara yanıt vermekten kaçındığını ve süreci ciddiye almadığını belirten avukatlar, bu yaklaşımın yargılamayı olumsuz etkilediğini vurguladı.
Avukatlar, Ayşe Tokyaz’a yönelik tehdit iddialarının arkasında kamu görevlilerinin rolü olabileceğini dile getirerek, görevini kötüye kullandığı öne sürülen polislerin de etkin şekilde yargılanmasını talep etti. Kadınların başlarına bir şey geldiğinde başvurdukları kurumların güvenilirliğinin bu dava açısından kritik olduğunu ifade etti.
Dosyada delillerin tam olarak toplanmadığını ve bazı sanıkların sorulara yanıt vermediğini belirten avukatlar, bu aşamada tahliye kararına karşı çıktı. Tahliye halinde delillerin karartılabileceği ve şüphelilerin kaçabileceği uyarısında bulundu.
Yargılamanın yalnızca bu dosyayla sınırlı olmadığını vurgulayan avukatlar, verilecek kararın benzer davalar açısından da belirleyici olacağını söyledi. Kadınların kamu kurumlarına duyduğu güvenin zedelendiğine dikkat çeken avukatlar, sürecin bu yönüyle de önem taşıdığını ifade etti.
Avukatlar ayrıca, olayda kamu gücünün kötüye kullanıldığına dair ciddi iddialar bulunduğunu ve bir kadının öldürülmesinin ardından delillerin karartıldığı şüphesinin görmezden gelinemeyeceğini belirtti.
Karar açıklanması için duruşmaya yarım saat ara verildi.
Aranın ardından duruşma 30 Haziran ve 2 Temmuz tarihlerine ertelendi.
Evrensel'i Takip Et