‘TCK 217/A gazetecilere karşı sopa olarak kullanılıyor’
İsmail Arı’nın Avukatı Taylan Arı, sansür yasası olarak bilinen TCK 217/A maddesinden ceza bile verilmemesi gerektiğini belirterek, yasanın gazeteciler ve topluma karşı sopa olarak kullanıldığını söyledi.
Kübra Kırımlı
[email protected]
Ankara – BirGün Gazetesi Ankara Muhabiri İsmail Arı’nın tutuklanmasına yönelik tepkiler devam ediyor. Arı’nın Avukatı Taylan Arı ve BirGün Gazetesi Ankara Temsilcisi Nurcan Bilge Gökdemir ile konuştuk. Avukat Arı, “TCK 217/A’dan birini tutuklamak tek başına zaten ceza” derken; BirGün Gazetesi Ankara Temsilcisi Gökdemir ise, “Böylesine titizlikle çalışan, gerçekleri kanırtarak ortaya çıkaran gazetecilerin, İsmail’in ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak’ iddiasıyla tutuklanmasını ne biz ne de kamuoyu kabul ediyor. Bu yasal düzenlemeden vazgeçin” diye konuştu.
Avukat Taylan Arı, Gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına neden olan “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçunun ilgili maddesi olan TCK 217/A’nın hukuka uygun bir madde olmadığını anlattı: “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu maddeye dair birçok eleştirisi var. Çünkü temel, evrensel ilkeleri karşılamıyor. Ceza hukukunda ceza olarak düzenlenen bir fiilin, maddeyi okuduğunuzda net olarak anlaşılması gerekir. Yani bir normun evrensel yasa kabul edilebilmesinin şartları var. İçeriğinin anlaşılması, sonuçlarının öngörülebilir olması gerekir. TCK 217/A bunların hiçbirini karşılamıyor; çok ucu açık, çeşitli yerlere çekilebilir bir madde. Zaten bilerek o şekilde kaleme alınmış; bu şekilde kullanmak amacıyla kanuna ekledikleri bir madde” dedi.
‘TCK 217/A’dan birini tutuklamak zaten tek başına ceza’
Anayasa Mahkemesinin madde 217/A’yı iptal etmediğini ancak bir karar verdiğini hatırlatan Avukat Taylan Arı, “Anayasa Mahkemesi bir sınır çizdi. Ancak uygulamada, özellikle İsmail’in bu dosyasında, Anayasa Mahkemesinin bu norm için çizdiği çerçeveye kesinlikle itibar edilmediğini görüyoruz. Yani 217/A zaten çok tartışılan, hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiaları olan bir kanun maddesi. Ama bir de işin şöyle de bir boyutu var: Zaten öngördüğü ceza itibarıyla bu suçun alt sınırı 1 yıl. Bir de eğer sizin bir adli siciliniz yoksa, daha önceden sabıkanız yoksa iyi hal indirimi uygulanacak. Dolayısıyla aslında infaz yasasıyla birlikte değerlendirildiğinde, hani bir kovuşturma neticelense hatta bu maddeden hüküm giyseniz, bu hüküm kesinleşse bile yine yatarı olmayan bir durum aslında. Öte yandan çok kısa süreli bir yatarı da olabilir. Yani şunu ifade etmek istiyorum; buradan birisini tutuklamak tek başına ceza zaten” dedi.
‘Açık açık ‘Gazetecilik yapmayın’ deniliyor’
Böyle bir maddeden tutuklama kararının çıkmasını korkunç olarak değerlendiren Avukat Taylan Arı, “Açık açık ‘gazetecilik yapmayın’ deniliyor, bir mesaj veriliyor. Bu madde kabul edilirken; işte Adalet Bakanlığı tarafından, çeşitli AKP’li isimler tarafından, kesinlikle gazetecilere uygulanmak için kabul etmediklerini; bunun sadece kamu barışı ve kamu sağlığıyla ilgili, halkı yanıltıcı bilgilerin bu saikle yayılması halleri için bu düzenlemenin getirildiği söylenmişti. Ancak uygulamada hiç de bu şekilde uygulanmadığını görüyoruz; gazetecilere karşı bir sopa olarak kullanıldığını görüyoruz” diye konuştu.
‘Telefon geldi sizi bekleteceğiz, dediler’
İsmail Arı’nın tutuklanması için apar topar bir soruşturma dosyasının hazırlandığına şahit olduklarını ifade eden Avukat Taylan Arı, “ Şüphesiz ki bir savcının X’de gezinirken aylar öncesinde yapılmış haberleri görüp de ‘Bunlar aslında kamu barışını bozmaya elverişlidir’ demesi gibi bir şey hayatın olağan akışına uygun değil. Belli ki İsmail Arı’nın tutuklanması istenilmiş, belli ki buna yönelik bir sosyal medya araştırması yapılmış. Bakın emniyette şöyle şeyler yaşandı; İsmail’in ifadesi tamamlanmak üzereyken birden ‘Bir telefon geldi, sizi bekleteceğiz’ denildi. İki tane daha ekran görüntüsü getirildi; bir tanesi bir habere ilişkin, diğeri de yine bir yayına ilişkin bir ekran görüntüsüydü. X’den alınmış ekran görüntüleri bunlar. Öyle apar topar hareket ediyorlar ki; ikinci yayının çözümünün yapılmasına bile zahmet edilmemiş, sadece başlık gözüküyor. Yayın içeriğinde mi suç unsuru var, başlık mı tek başına suç unsuru? Ne olduğu belli değil. Yani bu ifadelerin hangisi “halkı yanıtıcı bilgi” belli değil.Şimdi bir insan neyle suçlandığını bilmezse kendisini nasıl savunacak? Savunamaz. Dolayısıyla zaten bu emniyet ifadesi de, bizim kanaatimizce suç ceza sorgusu da sağlıksız ilerledi; suçlamalar somutlaştırılmadı” diye ifade etti.
‘Kamuoyu baskısı önemli’
“Emniyette ifade işlemleri sırasında birden dışarı çıkılıp ‘Pardon, biz sizi biraz bekleteceğiz’ denilip önümüze yeni şeyler konulduğunu hiç görmedim, hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım” diyerek devam eden Avukat Taylan Arı, “İsmail’in avukatları olarak itiraz ettik, bu durumun makul olmadığını, hukukun evrensel ilkelerine uygun olamdığını dile getirdik. İsmail şimdi Sincan Cezaevinde. Tutukluluk itiraz süremiz var, en kısa zamanda tutukluluk itirazını gerçekleştireceğiz” dedi.
İsmail Arı’nın gözaltına alınıp tutuklanmasına kadar kamuoyundaki tepkilerin önemli olduğunu belirten Avukat Taylan Arı, “ Bu tepkiler önemli. Gazetecileri bazen hukuki gerekçelerle değil; kamuoyu baskısıyla tahliye ettirebiliyorsunuz çünkü” dedi.
‘Gazetecilik her dönem cezalandırılıyor’
BirGün Gazetesi Ankara Temsilcisi Nurcan Bilge Gökdemir, İsmail Arı’nın meslek hayatı boyunca gazeteciliğin etik ilkelerine bağlı çalıştığına dikkat çekti. Gökdemir, “Gazeteciliğin her dönem cezalandırıldığını biliyoruz. Haliyle İsmail’in başına bunların gelmesini de bekliyorduk” dedi. Gökdemir, “İsmail savunmasında da söyledi; devletin dolandırılmasını ortaya çıkaran bir gazeteciye madalya takılması gerekirken, İsmail tutuklandı. Bu tutum geçmişten bugüne değişmedi maalesef. Böylesine titizlikle çalışan, gerçekleri kanırtarak ortaya çıkaran gazetecilerin, İsmail’in ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak’ iddiasıyla tutuklanmasını ne biz ne de kamuoyu kabul ediyor” dedi. Gökdemir kamuoyunda dezenformasyon yasası olarak bilinen yasal düzenlemeden vazgeçilmesi çağrısını yaptı.
Evrensel'i Takip Et