Bölgedeki enerji faaliyetleri Meclis gündeminde: '5 yılda 350 bin dönüm tarım arazisi kaybedildi'
DEM Partili Serhat Eren, Diyarbakır ve çevresinde genişleyen kaya petrolü projelerinin çevre, tarım ve halk sağlığına etkilerinin araştırılması için Meclis’e önerge sundu.
Fotoğraf: TBMM
Elif Ekin Saltık
[email protected]
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Diyarbakır başta olmak üzere bölge genelinde yürütülen kaya petrolü ve kaya gazı faaliyetlerinin çevresel ve toplumsal etkilerinin araştırılması için Meclis'e araştırma önergesi sundu.
1 milyon dönümden fazla alanda
Eren, önergesinde son yıllarda hızla genişleyen enerji faaliyetlerinin münferit projeler olmaktan çıkarak toprağı, suyu ve yaşam alanlarını doğrudan etkileyen geniş çaplı bir müdahaleye dönüştüğünü belirtti. Diyarbakır’da Bismil ilçesinde yaklaşık 600 bin dönüm, Çınar ve Mazıdağı hattında ise 450 bin dönüm olmak üzere toplamda 1 milyon dönümü aşan alanın enerji faaliyetlerine açıldığını ifade etti.
Önergede, mevcut sahalara 44 bin 851 hektarlık yeni alanların eklendiği ve bu genişlemenin 7 milyon 200 bin dönüme kadar çıkarılmasının hedeflendiği bilgisine yer verildi. Söz konusu faaliyetlerin yalnızca Diyarbakır ile sınırlı olmadığı; Batman, Mardin, Şırnak ve Siirt’i kapsayan geniş bir coğrafyada petrol ve gaz projelerinin sürdüğü kaydedildi.
Tarım arazileri de hedef alınıyor
Son 5 yılda yaklaşık 350 bin dönüm tarım arazisinin kaybedildiğine dikkat çekilen gerekçede, kaya petrolü çıkarımında kullanılan hidrolik kırma yönteminin ciddi çevresel riskler barındırdığı vurgulandı. Her bir kuyu için yüz binlerce metreküp su kullanıldığı ve çok sayıda kimyasal maddenin yer altına enjekte edildiği belirtilerek, yer altı ve yer üstü su kaynaklarının kirlenme riskiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.
Eren, bu süreçte tarım arazilerinin verimsizleştiğini, mera alanlarının daraldığını ve hayvancılığın sürdürülemez hale geldiğini belirterek, bölgedeki üretim ilişkilerinin ve geçim kaynaklarının ciddi biçimde etkilendiğini kaydetti. Bu durumun yoksullaşma ve zorunlu göç riskini artırdığına işaret etti.
Pek çok projeye ÇED hazırlanmıyor
Önergede ayrıca, çok sayıda projeye “ÇED gerekli değildir” kararı verilmesinin çevresel denetimi zayıflattığı ve sürecin şeffaflıktan uzak yürütüldüğü ifade edildi. Kullanılan kimyasalların halk sağlığı açısından da risk oluşturduğunu belirten Eren, kanser ve solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere çeşitli hastalıklarda artış ihtimaline dikkat çekti.
Serhat Eren, söz konusu faaliyetlerin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda yaşam hakkını ilgilendiren çok yönlü bir kriz yarattığını belirterek, tüm etkilerin araştırılması, zararların tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin belirlenmesi için Meclis Araştırması açılmasını talep etti.
Evrensel'i Takip Et