Kirlilik üst düzeyde, denetimler yetersiz, işçiler hayatını kaybediyor
Aliağa’da gemi söküm tesisi Ege Çelik’in AB sertifikasyonu 27 Şubat’ta iptal edildi. Tartışmalı gemilerin söküldüğü ve iş cinayetlerinin yaşandığı Ege Çelik ölüm gemilerini bir kez daha akıllara getirdi.
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir – Ege Çelik’in AB sertifikasyonunun iptal edilmesi; yetersiz denetimleri, işçi ve çevre sağlığını yeniden gündeme getirdi. Bugüne kadar uyarıların dikkate alınmaması nedeniyle telafisi mümkün olmayan zararlar meydana geldi. Akademisyen Aslı Odman “Zehirli maddeler işçi ölümlerine neden oluyor” derken, STK Gemi Söküm Platformu Yönetici Direktörü ve Kurucusu Ingvild Jenssen “İş sağlığı ve güvenliği tehlikeye atılmamalı” ifadelerini kullandı.
Aliağa gemi sökümde, NGO Shipbreaking (Gemi Söküm Platformu) başta olmak üzere birçok çevre örgütünün uyarıları sonucu, AB (Avrupa Birliği) onaylı gemi söküm tesisleri listesinde yer alan Ege Çelik Gemi Söküm İşletmesinin sertifikası 27 Şubat 2026 tarihinde iptal edilmişti. Ege Çelik’te yaşanan denetimsizlik ve tartışmalı uygulamalar dikkat çekiyor.
AB sertifikasyonu, önlemleri zorunlu kılıyor
2013 yılında kabul edilen AB gemi söküm standartları, AB bayraklı gemilerin çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden, sadece onaylı listedeki tesislerde sökülmesini zorunlu kılıyor. Bu standart, 500 gros ton ve üzeri AB bayraklı tüm gemileri kapsıyor. Aliağa’da 22 gemi söküm firmasının 19’u bu sertifikasyona sahip. Onaylı tesislerdeki söküm işlemlerinin, standartlara uygunluğu denetlenmiş, çevre ve emniyet kriterlerini karşılayan tesislerde yapılması gerekiyor. Gemilerdeki asbest, ağır metaller, PCB’ler gibi tehlikeli maddelerin güvenli bir şekilde yönetilmesi ve bertaraf edilmesi gerekirken, iş sağlığı ve güvenliği işçilerin korunması için güvenlik önlemleri alınmasını zorunlu kılıyor.
Ancak tüm bu önlemlere rağmen, AB sertifikasyonu iptal edilen Ege Çelik, AB üyesi ülkelere ait çok sayıda sorunlu gemi söküm işlemlerine imza atan bir firma.
İtalyan donanmasına ait gemiler Ege Çelik’te söküldü
Ege Çelik’in en tartışmalı söküm işlemi İtalyan donanmasına ait Sauro sınıfı 3 denizaltı, 2 devriye gemisi ve 2 fırkateyn gemisinin sökülmesi işlemiydi. AB standartlarına göre gemilerin tehlikeli atık madde envanteri (IHM) bilinmesi gerekiyordu. Fakat raporlar, İtalya Savunma Sanayi Başkanlığı sitesinden öğrenildi. İtalya Savunma Sanayi Başkanlığının sitesinde, 2022 yazında açılan 1.7 milyon avroluk ihaleyi Aliağa’daki Ege Çelik Ticaret Şirketinin kazandığı bilgisine yer veriyordu.
Denizaltıların yanı sıra devriye gemileri Bersagliere ve Artigliere ile eski fırkateynler Maestrale ve Scirocco da Ege Çelik’in Aliağa’daki tersanesine nakledildi. Donanmaya ait hurdaya çıkarılan denizaltılar arasında Carlo Fecia di Casatto, Guglielmo Marconi ve Leonardo da Vinci bulunuyor. İtalya’nın Tino Adası açıklarındaki deniz üssü Albatros’taki çalışmaları tamamlanıp La Spezia Limanından yüklenen denizaltılar sökülmek üzere Aliağa’ya getirildi.
Ege Çelik’in bir diğer tartışmalı sökümü ise bir doğal gaz gemisi idi. Fransa ve Malta’da sökümü yapılmayan tehlikeli atık madde barındıran Saint Kiss & Nevis Federasyonu bayraklı “Methania” adlı doğal gaz gemisinin adı Türkiye’ye getirilmeden önce “Ethan” olarak değiştirilerek. 2016 yılında Ege Çelik Gemi Söküm İşletmesinde sökümü yapıldı.
Çok sayıda ölümlü kaza meydana geldi
Tersane yaptığı iş anlaşmalarının, sözleşme yaptığı gemilerin bir kısmını, çalışma koşullarının daha kötü, çevre kuralları ve düzenlemelerine uyumun çok daha zayıf olduğu bağlı şirketine aktarması farklı bir sorun olarak varlığını sürdürüyordu.
Aliağa’daki yaşamı tehdit eden Ege Çelik, iş cinayetleriyle de biliniyordu. Mayıs 2021’de demir eritme kazanının patlaması sonucu 4 işçi yaralandı, yaralı işçilerden biri hayatını kaybetti. AB listesinde yer almayan gemi geri dönüşüm tesisi olan Metas’ta, Ege Çelik’te 12 Temmuz 2021’de Carnival Inspiration gemisinde meydana gelen patlamada Yılmaz Demir (55) ve Oğuz Taşkın (30) yaşamını yitirdi. Mart 2017’de Ege Çelik’te bir iş kazasında yaralanan İşçi Ali Gür, 14 gün sonra hayatını kaybetti. Mart 2016’da ise Ege Çelik Sanayisinde meydana gelen iş cinayetinde bir işçi hayatını kaybetti.
Denetimler yetersiz
Yapılması gereken denetimlerin yetersiz olduğu bilinirken, bağımsız denetçilerin gemi söküm işletmelerine girilmesine de izin verilmiyor. AB denetimlerinde tespit edilen 5 eksiklikten birinin de önceki denetimlerde tekrar ettiği ortaya çıktı. Tesis daha sonra düzeltici faaliyet raporu sundu ve bazı iyileştirmeler yaptığını savundu. Ancak düzeltmelerin yapılmadığı tespit edildi. Habersiz yapılan son denetim sırasında güvenlik ve kirlilik açısından açık yüksek risk oluşturan uygulamalar tespit edildi. Denetçiler tarafından hazırlanan raporda Ege Çelik “uyumsuz” kabul edildi.
‘Aliağa’daki kanser oranları Türkiye ortalamasının çok üzerinde’
Gemi söküm işçilerinin zehirli maddelere maruz kaldıktan yıllar sonra bile meslek hastalıklarına yakalanıp hayatlarını kaybettiğini söyleyen Akademisyen Aslı Odman, “Aliağa’daki kanser oranları Türkiye ortalamasının çok üzerindedir. Buna rağmen, sektör paydaşları gemi söküm tesislerinde meslek hastalığı olmadığını iddia etmeye devam ediyor. İşçilerin sağlık ihlalleri ve asbest gibi tehlikeli maddelerin çıkarılması ve bertarafı ile ilgili yasa dışı uygulamalar göz ardı ediliyor Aliağa, gemi söküm işçileriyle birlikte, güvenlik ve çevre koruma konusunda taviz veren şeffaf olmayan bir sektörün aşırı ağır yükü ve artan kârları altında ölüyor. Avrupa, daha yüksek standartlar talep etmede öncülük etmeli ve koşulların sadece kağıt üzerinde uyumlu göründüğü için tatmin edici olduğunu varsaymamalıdır” bilgisini paylaştı.
‘İş sağlığı ve güvenliği tehlikeye atılmamalıdır’
Gemi söküm sektöründe çevre koruma ve işçi haklarını savunan uluslararası bir koalisyon olan NGO Shipbreaking Platformu (STK Gemi Söküm Platformu) Yönetici Direktörü ve Kurucusu Ingvild Jenssen, “Yolcu gemileri, çok sayıda bölmesi ve potansiyel olarak ölümcül tehlikeleri olan, sökülmesi için uzman iş gücü ve zaman gerektiren son derece karmaşık yapılardır. Aliağa üzerindeki mevcut baskıyı azaltmak için AB’nin, Avrupa Yeşil Mutabakatı doğrultusunda AB içinde ek kapasiteyi artırması gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda hurdaya çıkarılacak birçok gemi var ve sürdürülebilir çözümler arayanların daha fazla seçeneğe ihtiyacı var” uyarısında bulunmuştu.
Aliağa’da raporlar kirliliği işaret ediyor
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından hazırlanan Aliağa’daki kirlilik seviyeleri raporu 2022 yılında yayımlandı. Raporlarda, özellikle gemi geri dönüşüm tesislerinin bulunduğu bölgede kirlilik seviyesinin ulusal limitlerin üzerinde olduğu açıkça tespit edilmişti. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi raporu, Aliağa ve yakın çevresindeki doğal yapının son derece kötü bir durumda olduğunu raporlamış ve havzanın taşıma kapasitesinin aşıldığı uyarısında bulunmuştu.
Farklı tarihlerde yayımlanan AB denetim raporlarındaki çevresel izleme sonuçlarında, havadaki partikül madde ve ağır metal kirliliği en yoğun olarak gemi söküm faaliyetlerinin yürütüldüğü bölgede görüldüğüne dikkat çekildi. AB listesine dahil olmak için başvuruda bulunan gemi geri dönüşüm tesisleri, tesislerdeki hava, toprak ve tortu kalitesinin izlenmesini sağlamak üzere özel laboratuvarlarla çalışmaya başladı. Ancak ilk raporlar; deniz, toprak ve tortuya ilişkin çevresel izleme sonuçlarında gerekli tüm parametrelerin analiz edilmediğini tespit etti. Alınan su numunelerinin kaynağına ilişkin endişeler de dile getirilirken, “Su numunesinin ne tesisten denize deşarj edilen sudan ne de tesisin hemen dışındaki sudan alındığı anlaşıldığı” ortaya çıktı.
Evrensel'i Takip Et