22.03.2026 00:30 / Güncelleme: 11:58

Emekliye tatil yok, ek iş var

"Tiyatro, sinema bitti, sadece ucuz market kovalıyoruz" diyen emekliler, derinleşen geçim mücadelesini anlatıyor. Pazarlarda çöp toplayan ve ısınmak için gün boyu toplu taşımada gezen emeklilerin sayısı giderek artıyor.

Eylem Nazlıer
[email protected]


“Ay sonuna yetmiyor evdeki kömür

Bir kilo et seksen lira, tadını unuttum

İnsan gibi yaşamanın adını unuttum

Yoksulluk kader olamaz, kader değildir

Firavunlar bile böyle gaddar değildir”

Cem Karaca’nın o meşhur şarkısında söylediği gibi, yoksulluk elbette kader değildi. Bu şarkıyı dinleyerek emeklilerin uğrak yeri olan bir kahvehaneye giriyorum. Türkiye’de emeklilerin hali artık saklanacak gibi değil; çoğu için ay sonu, ulaşılması zor bir eşik. Çayın 20 lira olduğu bu küçük kahvehanede masalara dağılmış birkaç emekli var… Kimi sessiz, kimi içini dökmeye hazır. Ortak gündemleri değişmiyor: Siyaset, geçim derdi.

Bir bardak çay saatlerce sürüyor; çünkü mesele çay içmek değil, günü bir şekilde geçirmek. Konuşmaların arasında sık sık aynı cümleler dönüp duruyor: “Eskiden böyle değildi”, “Bu kadar zor değildi yaşam”

Gazeteci olduğumu söylüyorum. Emeklilerin halini, ahvalini anlamak istediğimi belirtiyorum. Dilek Büyükçakıroğlu, başını hafifçe sallıyor. Cevap vermeden önce sigarasını yakıyor. Derin bir nefes çekiyor, dumanı yavaşça bırakıyor. Sonra bana dönüp konuşmaya başlıyor…

Emekli yurttaş Dilek Büyükçakıroğlu

Emekli yurttaş Dilek Büyükçakıroğlu

‘Ucuz market kovalıyoruz’

Beş yıldır emekli olduğunu ve 20 bin TL maaş aldığını söyleyen Dilek Büyükçakıroğlu, geçim sıkıntısını şu sözlerle anlatıyor:

“Eşim kanser hastası o da emekli. Kendi evimiz olmasına rağmen bu paralarla geçinemiyoruz. Şimdi bir de kentsel dönüşüm çıktı. ‘Evlerinizi yıkın’ diyorlar ama bu kadar parayı nasıl ödeyeceğiz? Hiçbir sosyal yaşantımız yok. Ancak market market geziyoruz. Nerede ne ucuzsa.” Eşinin hastalığı nedeniyle artan giderlerin altını çizen Büyükçakıroğlu, ulaşım masraflarına dikkat çekiyor:

“Eşim kanser hastası. Hastaneye taksiyle gidip geliyoruz, her seferinde 500 lira. Ayda 10 kez gidiyoruz. Bütçenin önemli kısmı taksiye gidiyor. İyi beslenmesi lazım ama maalesef alabildiğimiz kadar.”

‘En temel ihtiyaçlarımızı karşılamakta zorlanıyoruz’

Gündelik ihtiyaçların dahi karşılanamadığını vurgulayan Büyükçakıroğlu, sosyal yaşamın tamamen ortadan kalktığını dile getiriyor:

“En önem verdiğim şey kuafördür, ona bile gidemiyorum. En temel ihtiyaçlarımızı karşılamakta zorlanıyoruz. Çalışırken insan en azından arkadaşlarıyla bir şeyler yapabiliyordu ama emekli olunca hepsi bitti. 20 bin lirayla mümkün değil. Sinema kaç para bilmiyorum, 10 senedir gitmiyorum. Restorana gitsek 5 bin lira hesap gelecek. Tiyatro, sinema hepsi bitti. Şu an sadece market geziyoruz.”

Geçmişle bugün arasındaki farkı anlatan Büyükçakıroğlu, yaşam standartlarının hızla düştüğünü söylüyor:

“Her şeyden vazgeçtik. Sosyal hiçbir şeyimiz kalmadı. Sebze alamıyoruz, canımızın istediğini yiyemiyoruz. Bahçeme tavuk aldım, yumurtasını yiyoruz. Yakında sebze de ekeceğim. Maydanoz 30 lira olmuş. Pandemiden sonra hayatımız tamamen değişti, fiyatlar ikiye katlandı. Sanki başka bir dünyaya geldik.”

‘10 senedir tatil yapamıyorum’

Tatilin artık hayal olduğunu belirten Büyükçakıroğlu, temel gıda harcamalarının bile bütçeyi zorladığını ifade ediyor:

“Önceden 15 gün tatil yapardım, şimdi bir gün bile yapamam. 10 senedir tatil yapmıyorum. Abim Alanya’da, ancak onun yanına gidip 4-5 gün kalabiliyorum. Kırmızı eti yarım kilo alıyorum. Meyveyi her gün alamıyoruz. Patlıcanın kilosu 150 lira. Karnıyarık yapayım dedim, yemek 500 liraya geldi.”

Emekli yurttaş Zafer Çelik

Emekli yurttaş Zafer Çelik

‘Şimdi çocuğumuza bir kilo et alamıyoruz’

Beş yıl önce emekli olan 67 yaşındaki Zafer Çelik, bugün yaşadıklarını “Hhayatımda görmediğim bir dönem” sözleriyle anlatıyor. İki çocuk babası olan ve eşi de emekli olan Çelik, evinin kira olmamasına rağmen geçim sıkıntısının giderek ağırlaştığını söylüyor. “20 bin maaş alıyoruz ama yetmiyor. Gerçekten çok zor” diyor.

Çelik hayat pahalılığının, en temel ihtiyaçları bile karşılamayı zorlaştırmış durumda olduğunu söylüyor. “Her şeyden vazgeçtik zaten. Et girmiyor artık eve. Eskiden mangal hiç sönmezdi; balık, pirzola, biftek eksik olmazdı. Şimdi çocuğumuza bir kilo et alamıyoruz” diyerek geçmişle bugün arasındaki farkı anlatıyor.

Artan fiyatlar nedeniyle tüketim alışkanlıklarının değiştiğini anlatan Çelik, “Et alamayınca tavuk alıyoruz” diyor. Alırlarsa bile etin ucuzunu aldıklarını söyleyen Çelik, ucuz etin kalitesi konusunda da şüphe duyduklarını belirterek, “Daha ucuz diye alınıyor ama sağlıklı mı bilmiyoruz” diye konuşuyor.

Ailece tatil yapmanın da artık mümkün olmadığını belirten Çelik, “Ancak akrabamızın yeri varsa oraya gidebiliyoruz. Yoksa kendi başımıza yapabileceğimiz bir şey kalmadı. Düzen bitti. Herkes kredi kartına yükleniyor” diyor.

‘Eskiden emekli ev, araba alırdı; şimdi günü geçiriyoruz’

Geçmişte emekliliğin bir güvence anlamına geldiğini vurgulayan Çelik, “Eskiden emekli olan evini alır, arabasını alır, kenara da para koyardı. Biz bunu gördük. Ama şimdi günü kurtarma derdindeyiz, birikim yok” ifadelerini kullanıyor.

Emekliliği böyle hayal etmediğini söyleyen Çelik, “Hiç yoktan bir şey geliyor diye kendimizi avutuyoruz” diyor.

Pazarda ‘ucuzun peşinde’

Alışverişte tek kriterin fiyat olduğunu belirten Çelik, “Pazara çıkıyoruz ama istediğimizi alamıyoruz. Nerede ucuzsa onu kovalıyoruz. Ürünün kalitesine bakacak durumda değiliz” diyor.

“Fiyata bakmadan bir şey alamıyoruz. İki kilo isteyip ödeyemezsek ne yapacağız? Kredi kartına da fazla yüklenmek istemiyorsun, sonunda yine sana dönüyor” sözleriyle borç sarmalına dikkat çekiyor.

‘Eylem alanlarında sosyalleşiyoruz’

Ekonomik sıkıntıların sosyal hayatı da bitirdiğini dile getiren Çelik, “Eşimle dışarıda yemek yemeyi unuttuk. Tiyatro, sinema zaten bitti. Arkadaşlarımız tiyatrocu ama onlara bile gidemiyoruz. Hayat bitiyor” diyor.

Bugün sosyalleşmenin tek yolunun eylem alanları olduğunu belirten Çelik, “Şurada miting var, şurada eylem var. Sosyalleştiğiniz alanlar eylem alanları. Mitinglere gidiyoruz, kendimizi orada gösteriyoruz. Başka bir şey kalmadı” ifadelerini kullanıyor.

Emeklilik hayalinin gezmek olduğunu ancak bunun mümkün olmadığını söyleyen Çelik, “Avrupa’daki emekliler gibi şehir şehir gezmek isterdik ama o imkan yok” diyor.

Emekli yurttaş Engin Arslan

Emekli yurttaş Engin Arslan

Geçinemeyen emekli direksiyon başında

65 yaşındaki Engin Arslan, 17 yıldır emekli. Ancak son yıllarda derinleşen geçim sıkıntısı nedeniyle yeniden çalışmak zorunda kalmış. Arslan şimdi şehirler arası otobüs şoförlüğü yapıyor. Emeklilerin yaşadığı tabloyu anlatan Arslan, “Emekliler özellikle AKP iktidarıyla beraber bütün kazanımlarını kaybettiler. Türkiye’de işçi sınıfı içinde en çok mağdur olan kesim emekliler. Siyasi iktidar 2000 yılından itibaren maaş bağlama oranlarını düşürerek emeklilerin maaşlarının bir kısmına el koydu diyebiliriz” dedi.

Emeklilerin önemli bir bölümünün geçinebilmek için aileleriyle yeniden bir araya geldiğini söyleyen Arslan, “Ayrı yaşayanlar bile anne babasıyla birleşiyor. 3-4 emekli maaşı bir araya gelmeden, özellikle İstanbul gibi metropollerde hayatta kalmak mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Pazar artıkları toplanıyor

Kendisinin de 17 yıllık emekli olduğunu hatırlatan Arslan, “İlk emekli olduğum dönemle bugün arasında korkunç bir gerileme var. Emekli maaşları ciddi biçimde düştü. Bu yüzden ben de ek iş yapmak zorunda kaldım, şehirler arası otobüs şoförlüğü yapıyorum” dedi.

Yaşam koşullarının giderek ağırlaştığını vurgulayan Arslan, pazarlardaki tabloya dikkat çekerek şunları söyledi:

“Geçen gün temizlik işçileriyle konuştum, ‘Eskisi gibi çöp kalmıyor’ diyorlar. Çünkü insanlar pazar artıklarını topluyor. 500-600 lirayla pazara çıkan emekliler, artık geriye kalanları alarak geçinmeye çalışıyor. Buna ben de tanık oldum.”

Emekliliği böyle hayal etmediğini dile getiren Arslan, “Emekli insanın artık dinlenmesi gerekirken bugün yeniden çalışmak zorunda kalıyor. Sabahları otobüslerde çok sayıda emekli görüyorum. Isınmak için araçlara binip iniyorlar” dedi.

Sosyal yaşamın da ortadan kalktığını belirten Arslan, “En basit bir semtte bile bir bardak çay 20-25 lira. Çalıştığım için nadiren gidebiliyorum ama çalışmayan emekliler için bu da mümkün değil. Tiyatroya, sinemaya gitmek zaten hayal” diye konuştu.

Eşinin çalışmadığını, iki çocuğunun olduğunu aktaran Arslan, “Evimin kira olmaması ve ek iş yapmam nedeniyle biraz daha idare edebiliyorum. Ama ek iş yapamayan emeklilerin durumu çok daha ağır” dedi.

Emekli aylığıyla birikim yapmanın mümkün olmadığını söyleyen Arslan, “Birikim yapamıyorum. Gün sonunda sadece günü kurtarmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Emekliler örgütlenmeli

Türkiye’de milyonlarca emeklinin benzer koşullarda yaşadığını vurgulayan Arslan, “Yaklaşık 12 milyon emekli var, aileleriyle birlikte bu sayı 16 milyona ulaşıyor. Sadece sandık değil, emeklilerin ve işçilerin örgütlenerek sokakta, meydanlarda sesini yükseltmesi gerekiyor” dedi.

22.03.2026 10:28 / Güncelleme: 10:36

14 yaşında zorla evlendirildi, yıllarca şiddet gördü: Tuğçe Yıldız yaşadıklarını anlattı

Bursa’da boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından silahla vurulan Tuğçe Yıldız, 2 aylık tedavisinin ardından yaşadıklarını anlattı. Yıldız, 14 yaşında zorla evlendirildiğini ve yıllarca şiddet gördüğünü söyledi.

14 yaşında zorla evlendirildi, yıllarca şiddet gördü: Tuğçe Yıldız yaşadıklarını anlattı

Fotoğraf: DHA

22.03.2026 10:34

CHP'li Özgür Karabat: 'Yatırıma ayrılan kaynağın 10 katı faize gidiyor'

CHP’li Özgür Karabat, 2026 bütçe verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede faiz giderlerinin yatırım harcamalarını 10’a katladığını belirterek, “kaynakların üretim yerine borca yönlendirildiğini söyledi.

CHP'li Özgür Karabat: "Yatırıma ayrılan kaynağın 10 katı faize gidiyor" CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat
22.03.2026 08:07 / Güncelleme: 08:28

Trump’ın İran tehdidine Tahran’dan sert yanıt: 'ABD ve İsrail altyapıları hedef olur'

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın enerji tesislerini vurma tehdidine Tahran’dan sert karşılık geldi. Devrim Muhafızları, olası bir saldırıda ABD ve İsrail altyapılarının hedef alınacağını açıkladı.

Trump’ın İran tehdidine Tahran’dan sert yanıt: “ABD ve İsrail altyapıları hedef olur”

ABD Başkanı Donald Trump

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!