22.03.2026 00:10

Kadın örgütlerinden çağrı: Bahar Taş’ın ölümü ve tüm şüpheli ölümler titizlikle soruşturulsun!

Artan şüpheli kadın ölümleri tartışılırken, Bahar Taş’ın ölümü kadın örgütlerinin tepkisini büyüttü. Platformlar, soruşturmanın etkin yürütülmediğini belirterek bunu sağlamanın yolu olarak kadın mücadelesini işaret etti.

Kadın örgütlerinden çağrı: Bahar Taş’ın ölümü ve tüm şüpheli ölümler titizlikle soruşturulsun!

Fotoğraf: Evrensel 

Sıla Altun
[email protected]


Özellikle son bir yıl içinde kadınlar, şüpheli kadın ölümlerine ilişkin daha fazla tartışma yürütmeye başladı. Bunun temel nedenlerinden biri, şüpheli kadın ölümlerinin sayısındaki artış oldu. Şubat ayında Muğla’da, patronunun ve tekne sahibinin de bulunduğu bir teknede şüpheli şekilde ölü bulunan Bahar Taş’ın ölümü de kadınlar tarafından en çok tartışılan vakalardan biri oldu. Bahar Taş’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma hâlâ ilerletilmiş değil. Kadın platformlarıyla ve örgütleriyle Bahar Taş’ın şüpheli ölümü ve şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılmasında kadınların mücadelesinin ve takibinin önemine ilişkin konuştuk.

‘Bilgi kirliliği yaratıldı’

Aydın Kadın Platformu adına konuşan Necla Alikoç, Bahar Taş’ın ölümünün üzerinden 40 günü aşkın süre geçtiğini belirterek, olayın ilk gününden itibaren soruşturmanın seyrini etkileyebilecek ciddi bir bilgi kirliliğiyle karşı karşıya kaldıklarını vurguladı.

Henüz resmi bir rapor ya da bilgilendirme yapılmadan “kalp krizi” ve “karbonmonoksit zehirlenmesi” gibi iddiaların ortaya atıldığını ve bu yönde haberler yapıldığını belirten Alikoç, bunun adli sürecin tarafsızlığını zedeleyen bilinçli bir algı operasyonu olabileceğini düşündüklerini ifade etti.

Soruşturmanın hâlâ etkin bir şekilde yürütülmediğini dile getiren Alikoç, “Olayın gerçekleştiği mekanın özellikleri ve şüpheli durumlar göz önünde bulundurularak tüm deliller titizlikle toplanmalıdır. Tanıklar derhal dinlenmeli, soru işaretleri giderilmelidir. Delil karartma ve kaçma şüphesi bulunan kişiler bu aşamada tutuklanmalıdır” diyerek platformun taleplerini sıraladı.

Aydın Kadın Platformu olarak süreci takip etmekten vazgeçmeyeceklerini belirten Alikoç, “Bahar Taş’a ne oldu sorusunu 40 günü aşkın bir süredir soruyoruz. Bahar’ın ölümünün aydınlatılmasını istiyoruz. Bu sadece ailesi için değil, tüm kadınlar için bir haktır. Şüpheli ölümlerin üzerinin örtülmesini ve bunun sıradanlaştırılmasını kabul etmiyoruz” dedi.

Kadın ölümlerinin “şüpheli” denilerek zamana bırakıldığını ve çoğu zaman dosyaların kapatılmaya çalışıldığını belirten Alikoç, “Biz bu senaryoyu Gülistan’dan, Rojin’den, Şule Çet’ten ve kaybettiğimiz tüm kız kardeşlerimizden biliyoruz. Aydın Kadın Dayanışma Platformu olarak bir kız kardeşimizi daha kaybetmemek için ‘Bahar Taş’a ne oldu?’ sorusunu sormaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘İntihar denilerek kapatılmak istenen çok sayıda vaka var’

Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonlarından Zeliha Taşkıran ise kadın ölümlerinin önemli bir kısmının “intihar” ya da “kaza” olarak kayıtlara geçirildiğine dikkat çekti.

“Yüksekten düşme, ateşli silahla kazara vurulma ya da evde yalnızken yaşamını yitirme gibi açıklamalarla üzeri örtülmek istenen pek çok olay var. Bu nedenle bu vakalar ‘şüpheli kadın ölümleri’ olarak anılıyor” diyen Taşkıran, Bahar Taş’ın ölümünün de bu örneklerden biri olduğunu ve hâlâ aydınlatılmadığını söyledi. Taşkıran, daha otopsi raporu çıkmadan “kalp krizi” yönünde bir algı oluşturulmaya çalışıldığını belirterek, “Şüpheli bir ölüm, daha en başından doğal ölüm gibi gösterilmek istendi” dedi.

Benzer bir sürecin Rojin Kabaiş’in ölümünde de yaşandığını ifade eden Taşkıran, otopsi devam ederken “intihar” iddialarının ortaya atıldığını ancak sonuçların bunu doğrulamadığını vurguladı. “Bu durum bize bir kez daha şunu gösteriyor: İntihar denilerek kapatılmak istenen pek çok ölüm, gerçekte aydınlatılmamış kadın cinayetleri olabilir” diye konuştu.

Şüpheli kadın ölümlerinde dikkatli bir inceleme yapıldığında çok sayıda çelişkinin ortaya çıktığını belirten Taşkıran, Kabaiş’in “intihar ettiği” iddia edilmesine rağmen bedeninin akıntının ters yönünde bulunmasının buna çarpıcı bir örnek olduğunu söyledi. Bu tür çelişkilerin, olayların derinlemesine araştırılması gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.

‘Kadın cinayetleri sistematik bir sorundur’

Eşitlik İçin Kadın Platformundan Hülya Gülbahar ise kadın cinayetlerinin münferit değil, politik ve sistematik bir sorun olduğunu vurguladı. Bu politik niteliğin cinayetlerin öncesinden başlayarak yargı süreçlerine kadar uzandığını belirten Gülbahar, kadın ölümlerinin “şüpheli” olarak kayda geçirilmesinin bile başlı başına bir mücadele konusu haline geldiğini söyledi.

Bahar Taş örneği üzerinden konuşan Gülbahar, birçok vakada ölümlerin “kaza”, “intihar” ya da “zehirlenme” gibi gerekçelerle hızla kapatılmaya çalışıldığını belirtti. Kadın hareketinin müdahalesinin bu noktada hayati olduğunu vurgulayan Gülbahar, Şule Çet’in ölümünü hatırlatarak, “Kadın hareketi olmasaydı bu ölüm intihar denilerek kapatılacaktı” dedi.

Geçmişte yaşanan bir vakayı da hatırlatan Gülbahar, 2010 yılında “Eşekten düşerek öldü” denilerek aceleyle defnedilen bir kadının mezarının yıllar sonra açıldığını ve tüfekle vurularak öldürüldüğünün ortaya çıktığını aktardı. İstanbul’da 22 yaşındaki Şair ve Müzisyen Cemre Nehir Karain’in ölümünün de şüpheli olduğunu belirten Gülbahar, Aleyna Çakır dosyasının da hâlâ tartışmalı olduğunu ifade etti.

Birlikte mücadele, adaletin anahtarı

Gülbahar, soruşturma süreçlerinin titizlikle ve toplumsal cinsiyet perspektifiyle yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Kadın örgütlerinin sürece dahil olmasının, delillerin toplanmasından tanıkların ifade vermek için cesaretlendirilmesine kadar birçok aşamada kritik rol oynadığını söyledi. Gülbahar, kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet davalarının kolektif takibinin, bu suçların bireysel değil sistematik bir sorunun parçası olduğunu ortaya koyduğunu vurguladı.

Yasal düzeyde bazı iyileştirmeler yapılsa da uygulamada ataerkil kalıpların sürdüğünü belirten Gülbahar, hukuk, eğitim, medya ve diğer kurumların bu sistemi pekiştirdiğini söyledi. Bu nedenle kadınların bireysel değil, kolektif mücadele yürütmesinin hayati olduğunu vurguladı.

Davaların birlikte takip edilmesinin yalnızca adaletin sağlanmasına değil, aynı zamanda yeni suçların önlenmesine de katkı sunduğunu belirten Gülbahar, haksız tahrik ve iyi hal indirimleri gibi uygulamaların bu sayede daha görünür hale geldiğini ifade etti.

Kadınların maruz kaldığı diğer bir mağduriyete de dikkat çeken Gülbahar, sistemin, mağdurları yalnızlaştırmayı hedeflediğini, kolektif mücadelenin ise bu yalnızlığı kırdığını söyledi.

Son olarak Gülbahar, kadınların birlikte hareket etmesinin erkek egemen sisteme karşı güçlü bir politik duruş olduğunu belirterek, “Kadın kadının yurdudur” anlayışının bu mücadelenin temelini oluşturduğunu ifade etti.

21.03.2026 10:20 / Güncelleme: 10:37

Baraj doluluk oranı yükseldi: İstanbul’da seviye yüzde 47,59’a çıktı

İSKİ verilerine göre, İstanbul’a su sağlayan barajlarda doluluk oranı 21 Mart itibarıyla yüzde 47.59 oldu. En yüksek doluluk Elmalı’da, en düşük seviye Pabuçdere’de ölçüldü.

Baraj doluluk oranı yükseldi: İstanbul’da seviye yüzde 47,59’a çıktı

Fotoğraf: DHA

21.03.2026 14:38

İran’dan petrol açıklaması: 'Denizde tanker yok, arz fazlası bulunmuyor'

İran Petrol Bakanlığı, ABD’nin yaptırım değerlendirmesi sonrası yaptığı açıklamada ihracata hazır petrol fazlası olmadığını duyurdu.

İran’dan petrol açıklaması: “Denizde tanker yok, arz fazlası bulunmuyor”

Fotoğraf: Ben Wicks/Unsplash

21.03.2026 14:23

İlham Ahmed'in 2026 Newroz'u mesajı: 'Yeni bir süreç başlıyor'

Rojava Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, Diyarbakır Newroz'una gönderdiği görüntülü mesajda, "Yeni bir süreç başlıyor. Bu süreç Kürt halkının ittifakı ve birliği sürecidir" dedi.

İlham Ahmed'in 2026 Newroz'u mesajı: "Yeni bir süreç başlıyor"

Fotoğraf: DEM Parti

21.03.2026 12:14 / Güncelleme: 12:15

Antalya'da sağanak nedeniyle tarım arazileri su altında kaldı

Antalya’nın Elmalı ilçesinde sağanak nedeniyle tarım arazileri su altında kaldı. 1500 dönüm tarım arazisini biriken su, doğal bir göl görünümü aldı.

Antalya'da sağanak nedeniyle tarım arazileri su altında kaldı

Fotoğraf: AA

21.03.2026 10:48

ODTÜ Sinema Festivali'nin programı açıklandı

ODTÜ Sinema Topluluğu tarafından düzenlenen ODTÜ Sinema Festivali, bu yıl 27-29 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek. Festival programı kapsamında paneller, yönetmenlerin katılımıyla çeşitli film gösterimleri ve söyleşiler düzenlenecek.

ODTÜ Sinema Festivali'nin programı açıklandı

Fotoğraf: MA

21.03.2026 14:44

CHP’den DEM Parti’ye bayram ziyareti: Siyasi tutuklular ve ‘demokrasi’ vurgusu

CHP heyeti, Ramazan Bayramı dolayısıyla DEM Parti’yi ziyaret etti. Ziyarette, siyasi tutukluların özgürlüğü ile demokrasi ve insan haklarının önemine dikkat çekildi.

CHP’den DEM Parti’ye bayram ziyareti: Siyasi tutuklular ve ‘demokrasi’ vurgusu

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!