18.03.2026 08:15

Binlerden milyonlara: Amedspor

İsmiyle hedef haline getirilen Amedspor, maruz kaldığı sistematik baskılara karşı milyonların aidiyet hissettiği bir direniş odağına ve futbolun bir oyundan fazlası olduğunun kanıtına dönüştü.

Binlerden milyonlara: Amedspor

Fotoğraf: Amedspor

Süleyman Atalay


2014 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor olan ismini değiştirerek Amedspor adını almasıyla birlikte, kulübe yönelik sistematik baskılar ve linç girişimleri arttı; kulüp adeta hedef haline getirildi. Bunun tek sebebi, kulübün ismini Amedspor olarak değiştirmesiydi. Tüm bu baskılar halktaki dayanışma ve aidiyet duygusunu büyüttü; binler milyonlara ulaştı. Geçen süre zarfında bir spor kulübü, özelinde ise futbol; bir halk için görünür olabileceği, kendisini yok sayanlara karşı var olduğunu hissettirdiği, kimliğini ifade edip savunduğu bir alana dönüştü. Halkın gözünde sadece bir spor kulübü olmaktan çıkarak, futbolun sadece bir oyun değil; kendisiyle özdeşleştirdiği kolektif bir bilinç, ses ve sorumluluk, toplumsal bir direniş ve mücadele halini aldı. Tribünlerde yükselen Kürtçe tezahürat ve sloganlar, toplumsal meselelere karşı duyarlılık; tribünleri taleplerin dile getirildiği temel araçlardan biri kıldı.

Bu bakımdan Amedspor, halk için gerçek anlamda bir spor kulübünden daha fazlasını ifade eder. Bölge takımlarının taraftarlarının büyük çoğunluğunun aynı zamanda kendini Amedsporlu görmesi bile bunun en büyük örneğidir. Amedspor sadece bulunduğu şehrin değil, bir halkın takımıdır.

Amedspor üzerinden belli aralıklarla ve özellikle son zamanlarda bazı kulüpler, taraftarlar ve sosyal medya hesapları tarafından hedef haline getirilme ve kriminalize etme hali sürdürülüyor. Amedspor’un 1. Lig’e çıktığı senenin ilk iç saha maçını, o dönem yeni seçilen TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu izlemiş, ardından yöneticiler ile olumlu görüşmeler yapmıştı. Karşılıklı ziyaretler yapılmasına rağmen, mevcut art niyetli spor ortamında fiiliyatta bir gelişme yaşanmadığı görülüyor. Tabii ki bu sadece federasyon başkanıyla çözülebilecek bir durum değil. Bunları Kürt meselesi bağlamında; ülkedeki tekçi dilin spora sirayet etmesi, on yıllardır devlet ve iktidarlar tarafından sürdürülen ayrıştırıcı siyasetin sahaya yansıyan gölgesi olarak okuyabiliriz. “Futbol futboldur, siyaseti karıştırmayın” cümlesi, egemenlerin tribünlere yaydığı en büyük yalanlardan biridir. Çünkü futbol hiçbir zaman siyasetten bağımsız var olmadı; tersine birçok coğrafyada politik bilinç ve atmosfer hem sahaya hem de tribünlere sızmıştır.

Memleket kurtarma atmosferi

Amedspor’un rakipleriyle oynadığı hemen her maç; rakip takım ve taraftarları tarafından milli maçmış gibi görülüyor. Gerici işaretler, pankartlar, elde sallanan bayraklar ve müzikler eşliğinde sanki “memleketi kurtarıyorlarmışçasına” bir atmosfer hakim kılınıyor. Diğer taraftan, son zamanlarda hedef şaşırtarak algı oluşturan ve bu tarz gündemlerin Amedspor’dan sonra başladığını iddia edenlere de birkaç şey söylemek gerekiyor: Amedspor var olmadan önce de bu ayrımcı, kutuplaştırıcı ve ırkçı söylemler ile pratikler Diyarbakırspor’a ve birçok bölge takımına karşı yapılıyordu, yapılmaya da devam ediyor.

Bir süredir Diyarbakırspor’u “makulleştirmeye” çalışanlar, aynısını zamanında o takıma da yapmıştı. Oynanan neredeyse her deplasman maçında “PKK dışarı” sloganları atılıyordu. O zamanlardan körüklenen bu nefret dili; en son 2010’daki Bursaspor-Diyarbakırspor maçında tribündeki taraftarların şiddete uğramasıyla pratiğe döküldü. 2016 senesinde ise Ankaragücü-Amedspor maçında yöneticilerin darbedilip tribünden aşağıya atılmasıyla ve Sakarya’da Amedspor teknik ekibinin şiddete uğramasıyla bu durum arşa çıktı.

Fotoğraf: Amedspor

Fotoğraf: Amedspor

Yeşil sahada kimlik mücadelesi: Kırılmayı bekleyen ayna

Yeni sezonla birlikte Bursa tribünlerinin Leyla Zana’ya yönelik cinsiyetçi ve ırkçı tezahüratları, Bodrum maçında bir kadın taraftarın yaralanması, Ümraniye Stadı’nda çalınan mehter marşı, Erzurumspor’un provokatif hareketleri ve paylaşımları, Keçiörengücü maçındaki ırkçı ve şiddet içeren tezahüratlar ile terörize edici söylemler, hâlâ bazı deplasmanlarda devam eden yasaklar ve Amedspor forması giydiği için tepki gören insanlar... Yaşanan tüm bu durumların yanında; sezonun ikinci yarısında özellikle hakemlerin taraflı kararları, TFF’nin haksız cezaları ve çifte standart tutumu; Amedspor’un karşısına bir futbol maçı için çıkılmadığını gösteriyor. Bu durum, kulüp üzerindeki baskı ve yıldırma politikalarının kesilmediğini; aksine örgütlü ve bilinçli şekilde devam ettiğini kanıtlıyor. Sadece Amedspor değil, bölgedeki birçok takım gittikleri deplasmanlarda bu lince ve küfürlere maruz kalıyor; yapılanlar ise TFF tarafından ya cüzi cezalarla kapatılıyor ya da tamamen cezasız bırakılıyor.

Ayrıca sosyal medyada ve sözlü beyanlarda Amedspor üzerinden kendilerini rahatlatmak ve temize çekmek isteyen kimi siyasetçiler, bu zehirli dili kullanarak ırkçılığı ve milliyetçiliği körükleyip bunu tüm tribünlere yaymak istiyor. Türkiye’de futbol; ırkçılığın ve kötülüğün yeniden üretildiği, halkı gerçek sorunlardan uzaklaştıran, milyonlar içerisinde yüzen kulüpler aracılığıyla yoksul kitleleri sığ rekabetlere sıkıştırıp meşgul eden bir gösteri alanına dönüştürüldü. Mesele işçi ve emekçilerin geçinememesi ve yoksulluk olunca, bu milliyetçi kesim ne hikmetse kendi mağarasına çekiliyor. Bu açıdan amaçlarına ulaştıklarını maalesef görebiliyoruz.

Son olarak Brezilyalı futbolcu, devrimci ve aynı zamanda bir doktor olan Sócrates’ten bir alıntı yapmak yerinde olacaktır: “Futbol toplumun bir aynasıdır. Toplumda ırkçılık varsa, bu sahaya yansır. Görevimiz sadece top oynamak değil, bu aynayı kırmaktır.”

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
17.03.2026 17:48

Trump yönetiminde İran istifası: 'Bu savaşı İsrail'in baskısı nedeniyle başlattık'

ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joseph Kent, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını eleştirerek görevinden istifa etti.

Trump yönetiminde İran istifası: “Bu savaşı İsrail'in baskısı nedeniyle başlattık”
17.03.2026 18:56

İsrail saldırıları sonucu Lübnan'ın güneyinde ölen Lübnan askerlerinin sayısı 3'e çıktı

İsrail ordusunun saldırıları sonucu Lübnan’ın güneyinde hayatını kaybeden Lübnan askerlerinin sayısı 3'e çıktı.

İsrail saldırıları sonucu Lübnan'ın güneyinde ölen Lübnan askerlerinin sayısı 3'e çıktı

Fotoğraf: AA

17.03.2026 21:32

Dardanel'de kıdem tazminatı hakkı direniş: Sendikacılar tutuklanıyor, patronlar korunuyor

Dardanel'de işten çıkarılan kadın işçilerin tazminat direnişi 14. gününde sürerken, sendikalar tek seferde ödeme talebini yineledi ve Mehmet Türkmen'in tutuklanmasına tepki gösterdi.

Dardanel'de kıdem tazminatı hakkı direniş: Sendikacılar tutuklanıyor, patronlar korunuyor
17.03.2026 17:19

Yaşlı nüfus sayısı artıyor, yaşlılara ayrılan bütçe artmıyor

Yaşlılara Saygı Haftası’nda konuştuğumuz Ege Geriatri Derneği Başkanı Mevlüt Ülgen, “Sağlıklı yaşam koşulları sağlama ve koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen bir anlayışla ele alınmalıdır” dedi.

Yaşlı nüfus sayısı artıyor, yaşlılara ayrılan bütçe artmıyor

Fotoğraf: Alex Chernenko/Unsplash

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!