Görülemeden biten duruşmadan kalan soru: Acaba yarın ne olacak?
"Uzun süreceği öngörülen bu duruşmada darlandıkça ara veren mahkeme başkanı ile bu dava nasıl ilerleyecek diye düşünmeden edemiyor insan."
Fotoğraf: Dilan Temiz/Evrensel
Fatih Polat
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik ‘yolsuzluk’ iddiasıyla hazırlanan 3 bin 900 sayfalık iddianameyle açılan davanın ikinci haftasının ilk günü Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi Duruşma Salonu’ndayız.
Aralarında seçilmiş İBB başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, ilçe belediye başkanları, çok sayıda bürokrat ve çalışanın bulunduğu 107’si tutuklu 402 kişinin yargılandığı davanın önceki haftası, mahkeme heyetinin gazetecilere dair engelleyici tavrıyla noktalanmış ve bu haftaya bir soru işareti devretmişti: Basına karşı nasıl bir tutum takınılacaktı?
Salonun önünde basın girişinin kapısında beklerken, görevli jandarmaya bilgi veren bir amir, “Burada turkuaz kartlı basın mensuplarını alalım. Turkuaz kartı olmayan gazeteciler de, ‘izleyici’ kartı alarak izleyici bölümünde izleyebilir” dedi. Adliyeyi düzenli izleyen pek çok gazeteci de bile turkuaz kart olmadığı hesaba katıldığında daha baştan engelleyici bir uygulama. Birazdan salona girdik. 09.30’u geçiyordu. Basını aldıkları nokta, duruşmanın ilk günü basının alındığı, davanın deneyimli avukatlarından Fikret İlkiz’in konuşmasında tepki gösterdiği ‘kör nokta’. Duruşma salonunun en ücra kısmı. Burada mahkeme heyetinin yüz ifadesini ya da tutuklu sanıkları görmeniz için dürbün kullanmanız lazım. Görüntü yasağının olduğu duruşmada çok önemli bir iş yapan çizerler de masa olmayan ve tutukluları yakından göremedikleri izleyici bölümüne alındı. ‘Tarihi’ diye anılan başka pek çok duruşmada çalışmalarına izin verilen çizerler de bu duruşmada ‘OHAL’ kısıtlamalarına tabi.
Avukatlardan Tuba Torun az sonra avukat bölümüne geçerken basın bölümünde bizlerle selamlaşıyor. Durumumuzun farkında ve sonraki süreçte bizi daha iyi bir yere almak için uğraşacaklarını belirtiyor.
‘Başak buradayız’, ‘Yavuz Başkanım’ …
Basın bölümüne geçmeden önce, izleyici bölümünün kapısında bekleyenlerin yanına da uğradım. Medya AŞ.’den Başak Tatlı’nın yakınları olduğunu söyleyen bir grupla sohbet ediyoruz. Tutuklu yargılanan Başak Tatlı’nın itirafçı kurbanı olduğunu söylüyorlar. 18 Ağustos’tan beri 8 aydır tutukluymuş. Dayısı Hasan Başak, “Demokrasi, hukuk aramaya geldik. 2026 yılında ülkemizde insanlar hala yollarda adalet arıyorsa ülkemizin vay haline” diyor. Saat 09.55’te tutuklu yargılananlar salona girmeye başladı. O sırada izleyici bölümündeki ailelerden bir ses; “Başak buradayız!” Kendisini alkışlıyorlar. Sonra bir başka ses yükseliyor; “Kadir Ağabey”… Yine alkışlar… Bir başka ses, “Anneciğim günaydın”…. Bir başka ses, “Yavuz”… “Yavuz Saltık”, “Yavuz Başkanım” Alkışlar tutuklu yargılanan ve salona giren İstanbul Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık Hizmetleri Daire Başkanı Yavuz Saltık için. Öyle bir ortam ki, hiçbir ses sekip geri gelmiyor; seslenilen kişiye ulaşıyor. O da dönüp el sallıyor. “Doğan Beeey…”, “Buğra Gökçek, buradayız”, “Buraaak…” Alkışlar… Ve Ekrem İmamoğlu salona girerken, izleyici sıraları; “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” diye tempo tutuyor. O da dönüp izleyici bölümünde kendisini alkışlayanları selamlıyor. Oradan bir ses yükseliyor; “Her şey çok güzel olacak”… Saat 10.20’ye kadar, kalabalık yargılamalı davaların en insani kısmını oluşturan bu karşılıklı seslenme, uzaktan kucaklaşma fasla sürüyor.
Gezi direnişi sırasında polisin attığı gaz fişeğiyle vurularak 15 yaşında yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan da duruşmayı salondan izleyenler arasında.
Duruşmanın ilk gerilimi de gecikmeden yaşandı. Muharrem Erkek, önündeki mikrofona basıp ‘Her şey çok güzel olacak’ deyince jandarma o bölgeye yöneldi. Aynı zamanda avukat olan CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Turan Taşkın Özer de, “Burası duruşma salonu, cezaevi değil. Yönetemiyorsa yapmasın” diyerek tepki gösterdi.
Heyet darlandıkça ara veriyor
Az sonra mahkeme heyeti geldi ve günün ilk arası verildi. Nasıl mı oldu? Mahkeme başkanı, aynı zamanda avukat olan bazı milletvekillerinin avukat bölümünde oturmalarına tepki gösterdi ve oradan ayrılmalarını istedi. Onlar da, aynı zamanda avukat olduklarını, bunun doğal bir uygulama olduğunu söyleyip kabul etmedi. Yaşanan tartışma sonrası Mahkeme Başkanı, duruşmaya ara verdiğini açıkladı ve zaten duruşmaya gelmeleri de bir süre alan tutuklu sanıklar da salondan ayrılmaya başladı. Saat 10.40’da heyetin ardından, sanıklar da ayrılmıştı. Uzun süreceği öngörülen bu duruşmada darlandıkça ara veren mahkeme başkanı ile bu dava nasıl ilerleyecek diye düşünmeden edemiyor insan.
Bir saat boyunca heyet dönmeyince, izleyici bölümünden ‘duruşma başlasın’, ‘heyet gelsin’ diye tempolu tepkiler yükseldi. Ancak heyet dönmedi. 11.40 civarı da mübaşir, duruşmanın yarına ertelendiği bilgisini verdi.
İBB
Tüm bunlar yaşanırken, çizerler de, kendilerine yer ayrılmamış olduğu için duruşma salonuna dair çizimlerini avukat bekleme odasında tamamlamaya çalıştılar.
İlk haftası zor geçen davanın, ikinci haftasının ilk gününde ise duruşma daha başlamadan bitmiş oldu. Görülmeyen bir duruşmaya tanıklık etmiş olduk. Bugünden geriye kalan önemli soru: Acaba yarın ne olacak?
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et