Seyhan ve Çukurova belediye işçileri: ‘Alacağın taksiti olmaz’
Seyhan ve Çukurova Belediyesi işçilerinin geçmiş TİS alacakları ödenmedi. Borçları nedeniyle icralık olduklarını belirten işçilere yeni sözleşmede geçmiş alacakları taksitlendirilerek verilmek isteniyor.
Fotoğraf: Evrensel
Volkan Pekal
[email protected]
Toplu iş sözleşmesinden (TİS) doğan alacakların ödenmemesine tepki gösteren Seyhan ve Çukurova Belediyesi işçileri, geçmiş hakların yeni sözleşme masasında taksitlendirilerek pazarlık konusu yapılmasına karşı çıktı. Avukat Sevil Aracı TİS’le kazanılmış hakların işveren açısından borç niteliği taşıdığını, taksitlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Belediye davayı kaybetti, alacakları ödemedi
Adana’da Seyhan ve Çukurova Belediyesi işçileri uzun süredir biriken ücret farkları ve sosyal hak alacaklarının ödenmemesi nedeniyle tepkili. İşçilerin aktardığına göre belediye yönetimi, önceki TİS’e dava açtı ancak davayı kazanamadı. Buna rağmen sözleşmeden doğan alacakları ödemedi.
Alacakları TİS masasına getirdi
Şimdi her iki belediyede de yeni toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sürüyor.
Belediyenin ödenmeyen alacakları yeni sözleşme masasında gündeme getirerek taksitlendirme yoluyla çözmeye çalıştığını ifade eden işçiler, bunun fiilen önceki TİS’i geçersiz kılma anlamına geldiğini söyledi. Alacakların Seyhan’da 9 taksitle, Çukurova’da hazirana kadar her ay 7 bin 500 lira, temmuz ve aralık aylarında 75 bin şeklinde ödeneceği söyleniyor.
‘Zam dedikleri günlük 50 liraya denk geliyor’
Seyhan Belediyesinde sendikanın işverenin yüzde 3 artı yüzde 6’lık zam teklifini kabul ettiği belirtiliyor. Buna göre ilk etapta verilen yüzde 3’lük artış yaklaşık 1500–1650 lira zam anlamına geliyor. Sendika yönetimi sonraki iki yıl için de enflasyon oranında zam formülünün kabul edildiğini ifade ederken, sosyal haklara ilişkin görüşmelerin sürdüğünü belirtiyor. İşçiler ise bu artışın günlük yaklaşık 50 liraya denk geldiğini söyleyerek “sefalet zammı” olarak nitelendiriyor.
Çukurova Belediyesinde ise yüzde 13’e imza atıldığı ifade ediliyor. Sonraki yıllar için altı ayda bir enflasyon oranında artış ön görülüyor.
İşçiler Genel-İş yönetimine yönelik eleştirilerini de dile getirdi. İşçiler, sendika yönetiminin başlangıçta grev ihtimalini gündeme getirdiğini ancak masada alacakların pazarlık konusu yapılmasına itiraz etmediğini belirtiyor. Seyhan Belediyesinden bir işçi bu duruma şu sözlerle tepki gösteriyor: “Sendika yöneticilerine ‘Dava açalım’ dediğimizde bize ‘Sanki kaç kişi gelip dava açacak?’ dediler. Sen gel işçinin önünde dur bakalım kaç kişi dava açıyor.”
‘Sendika ile taban arasında kopuş var’
Bir işçi sendikanın başlangıçta sert bir tutum aldığını ancak görüşmeler ilerledikçe geri adım atıldığını belirtiyor: “Sendika başta çok sert konuştu, hatta grev ihtimalinden söz etti ama sonunda çıkan rakamlar beklediğimizin altında kaldı. Bu yüzden işçilerin çoğu sendikanın bizi yeterince savunmadığını düşünüyor. Sendika ile üyeleri arasında büyük bir kopuş var. İşçiler sendikaya olan güvenini büyük ölçüde kaybetmiş durumda.”
Yüzlerce işçi icralık
İşçilerin aktardığına göre işçilerin önemli bir bölümü borç yükü altında. Seyhan Belediyesinde çalışan yüzlerce işçinin icralık durumda olduğunu belirten işçiler, diğer çalışanların da kredi ve borçlarla geçinmeye çalıştığını söylüyor. İşçiler, belediyenin bu durumu kullanarak alacakları ödemek yerine yeni sözleşmede ücret gibi göstermeye çalıştığını ifade ediyor.
‘55 bin olması gereken ücret 44-45 bin ödendi’
Seyhan Belediyesinde çalışan başka bir işçi geçen yılki sözleşmeye rağmen ücretlerin eksik ödendiğini anlattı: “Borçlarımız ödenmediği gibi 55 bin lira olması gereken ücretlerimizi 45 bin lira olarak ödediler. Yani daha da geriye gittik. Vergi dilimine girdikçe bu rakamlar daha da düştü. Aralık ayı geldiğinde 35 bin lira alıyorduk. Bazı yerel gazetecilerin söylediği gibi 55 bin lira almıyoruz. Üstelik 55 bin lira günümüz şartlarında yüksek bir para değil. Şimdi aldığımız para ile sadece kredi ödüyoruz. Eve meyve alırken sadece çocuklara alıyoruz, kendimizden feragat ediyoruz.”
‘Resmen faizsiz borç veriyoruz’
Bir başka işçi ise belediyenin işçilerin alacaklarını yıllarca bekletmesini eleştirerek şöyle konuştu: “Bizden kestikleri parayı bankadan kredi olarak çekmiş olsalar faizi ile birlikte ödeyeceklerdi. Zaten bütçenin önemli bir bölümü krediye, faize gidiyor ama işçiye gelince işçiden kesiyorlar. Bir de faizini bile ödemeden 2-3 sene sonra alacaklarımızı ödemeyi teklif ediyorlar. Parayı aldığımızda paramız pul olmuş olacak. Taksitlendirme istemiyoruz.”
Her işçinin yaklaşık 170-180 bin lira alacağı var
İşçiler, geçen yıl sözleşmeye göre 55 bin lira olması gereken ücretlerin yaklaşık 44 bin lira civarında ödendiğini, bu nedenle her işçinin ciddi bir alacağının biriktiğini söylüyor. Bir işçi durumu şöyle özetliyor: “Geçen yıl sözleşmeye göre 55 bin almamız gerekirken 44 bin aldık. Bu yüzden her işçinin yaklaşık 130 bin lira ücret farkı içeride kaldı. Buna eksik ödenen tediyeler de eklenince toplam hak kaybımız işçiden işçiye değişmekle birlikte 170-350 bin lira civarına çıkıyor.”
‘Aidiyet duygumuz kalmadı’
İşçiler yaşananların yalnızca ekonomik değil aynı zamanda psikolojik bir etkisi olduğunu da ifade ediyor: “Önceden ‘bizim belediye’ diyorduk. Ama şimdi siyasi olarak da sahiplenemiyoruz. Üvey evlat muamelesi görüyoruz. Aidiyet sorunu yaşıyoruz. İşçiler mutsuz ve verimsiz. Ekonomik bir mobbing aldı başını gidiyor.”
Hukuki açıdan tartışmalı
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Avukat Sevil Aracı, toplu iş sözleşmesiyle kazanılan hakların yeni sözleşme masasında yeniden pazarlık konusu yapılmasının hukuki açıdan sorunlu olduğunu söyledi: “Toplu iş sözleşmesi yürürlükteyken ortaya çıkan ücret farkları ve sosyal haklar işveren açısından borç niteliği taşır. İşverenin bunu keyfi biçimde ertelemesi ya da taksitlendirmesi mümkün değildir. İşçinin rızası olmadan yapılan taksitlendirme hukuken tartışmalıdır. Bu çerçevede, geçmiş döneme ait hakların yeni TİS masasına taşınması ve burada yeniden düzenlenmeye çalışılması, birçok hukukçu tarafından sözleşmenin bağlayıcılığı ilkesine aykırı olarak değerlendirilmektedir.”
İşçiler dava açabilir
Yeni TİS görüşmelerinin gelecek dönemin ücret ve çalışma koşullarını belirlemek için yapıldığını hatırlatan Aracı, geçmiş alacakların ise doğrudan ödenmesi gereken işveren borcu olduğunu ifade etti.
Bu tür uygulamalar karşısında işçilerin alacak davası açabileceğini ifade eden Aracı, TİS hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle sendikal uyuşmazlık, geciken ödemeler için faiz talebi yapılabileceğini ifade etti. (Evrensel)
Evrensel'i Takip Et