Savaşa karşı, savaşı yaratanlarla mücadele etmeliyiz
Savaş başlar başlamaz akaryakıta gelen zamlar ve ardından temel tüketim mallarına gelecek zamlar, savaşın doğrudan işçileri yoksulluğa sürüklemesinden kaygı duyuyor.
Ekran görüntüsü Sasa Polyester tanıtım videosundan alınmıştır.
SASA İşçisi
Merhaba Evrensel okurları. Fabrikadan memlekete, memleketten tüm dünyaya olup bitenlerin takibindeki hıza yetişemez olduk. Şu an tüm dünya ABD-İsrail ittifakının, İran’a yönelik saldırılarını takip ediyor. Bizler de iş yerinde arkadaşlarla kendi aramızda yemek molası ya da sigara içme alanlarında duruma dair değerlendirmelerimizi yapıyoruz. Saldırılar karşısında genel olarak ABD ve İsrail’e yönelik tepkilerin yoğun olduğunu söylemek mümkün. İran’ın bu süreçte güçlü bir biçimde ABD-İsrail ve iş birlikçilerine yönelik karşılık vermesinde işçiler arasında bir memnuniyet durumu var.
Savaş başlar başlamaz akaryakıta gelen zamlar ve ardından temel tüketim mallarına gelecek zamlar, savaşın doğrudan işçileri yoksulluğa sürüklemesinden kaygı duyuyor. Az da olsa birikim yapabilen işçiler savaşın getireceği belirsizliklerden kaynaklı birikimlerini bir şeylere yatırmak yerine ellerinde tutmaya devam ediyorlar.
Hükümet her ne kadar tarafsız görünerek ara bulucu bir noktada durmaya çalışsa da Türkiye’nin, NATO üyesi oluşu, diğer taraftan Körfez’deki İslam ülkelerinin de doğrudan emperyalist-siyonist ittifakla birlikte hareket ediyor oluşu, Türkiye’nin de savaşa girme noktasındaki ihtimal kaygıları artırıyor. Bir işçi arkadaşımız ‘Savaşa girsek, Erdemoğlu Holding bu durumdan etkilenmez zaten kazanacağını kazanmış toplar her şeyini gider. Olan buralarda kalan bizlere olur diyor.’”
İran halkı katledilirken savaşın asıl kazananı ise silah sanayi oluyor. Savaş başladığından bu yana geçtiğimiz gün gazetemizde çıkan bir habere göre Northrop Grumman (yüzde 5 artış), RTX (yüzde 4.5 artış) ve Lockheed Martin (yüzde 3 artış) dahil olmak üzere ABD’deki büyük silah üreticisi tekellerin hisse senedi fiyatları yükseldi. Buradan bakıldığı zaman savaşın kazananı da kaybedeni de belli. Üç beş tane silah tekelinin kârlarını artırmak istemesi binlerin belki de milyonların ölümüne sebep olacaktır.
Tablo ortadayken alacağımız tutum da bellidir. Savaşın kaybedeni olan işçi ve emekçi yığınlar olarak, savaşı yaratan, emperyalistlere ve iş birlikçilerine karşı mücadele hattını örmek biz işçilerin vazifedir. Türkiye’de tek adam yönetimi emperyalist ABD-siyonist İsrail ittifakının iş birlikçisidir. Biz işçiler olarak aynı zamanda kendi ülkemizdeki iş birlikçi hükümete karşı birlikte hareket edebilirsek bölgede barışı, ülkede demokrasiyi sağlamanın yolunu zorlarız.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et