Dardanel işçileri anlattı: ‘Tazminatımızı alamadık, baskı ve güvencesizlik yıllardır sürüyor
Dardanel’de küçülme ve fabrikanın taşınacağı gerekçesiyle işten çıkarılan 50’den fazla işçinin başlattığı direniş sürerken işçiler üretimdeki baskıyı, zorunlu mesaiyi, eksik ödenen ücretleri ve iş güvenliği sorunlarını anlattı.
Murat Doğu
İstanbul- Dudullu OSB’de bulunan Dardanel fabrikasında küçülme ve fabrikanın Çanakkale’ye taşınacağı gerekçesiyle farklı tarihlerde işten çıkarılan 50’den fazla işçinin başlattığı direniş 4. gününde sürüyor. Tazminatlarının taksite bağlanmasına rağmen ödemelerin yapılmadığını söyleyen işçiler, yıllardır fabrikada yaşadıkları çalışma koşullarını ve baskıyı anlattı.
Atılan işçilerin en deneyimlisi olan üç yıldır firma bünyesinde çalışan bir işçi; işten çıkarmaların arkasındaki gerekçelerin ‘bahane’ olduğunu yeni işçileri işe alıma mart ayında başlanacağını söyledi. Bu yöntemin ise ‘bir Dardanel klasiği’ olduğunu ifade eden işçi, “İŞKUR desteği alabilmek teşviklerden faydalanmak için bizi alıp hızlıca yıpratıp buruşturup atıyorlar” dedi.
Aynı işçi, fabrikaya yeni makineler getirildiğine dair duyumlar aldıklarını söyleyerek taşınmanın bile belirsiz olduğunu ifade etti. İşçi, “Biz anayasal hakkımız olan tazminatı bile alamıyoruz. Depo olarak gösterilen yerde denetçilerin de göz yummasıyla kaçak üretim yapıldığı söyleniyor. Denetim olacağı zaman bazı arkadaşlara sivil kıyafet giydirilip yoğunluktan dolayı yemekhaneye gönderilmiş gibi gösterildiğini gördük. Her yerde reklamları var ama üretimin gerçeği bu” diye konuştu.
Zorunlu mesai ve tehdit
Sushi bölümünde otomatik roll makinesinde çalışan işçiler, üretimde yoğun baskı altında çalıştırıldıklarını ve zorunlu mesai dayatıldığını söyledi. İşçilerden biri işe girerken fazla mesainin isteğe bağlı olduğuna dair imza attıklarını belirterek, “Sonradan zorunlu mesaiye bırakıldık. Gelmeyenleri tek tek çağırıp neden gelmediğimizi sordular. ‘Bundan sonra sizin için farklı olacak’ diyerek tehdit ettiler. İlk işten çıkarılmalarda sizi düşüneceğiz dediler” diye konuştu.
Seri üretimde çalışan işçiler, üretim hızının sürekli artırıldığını ifade ederek “10 kişinin yaptığı işi 6 kişiyle yapmamızı istediler. Sipariş yetişecek diye en hızlı çalışan arkadaşlarımızı 10 metrekarelik bir odaya alıp üç gün boyunca durmadan çalıştırdılar” dedi.
Mesai ücretleri eksik, primler kesildi
Mesai ücretlerinin de çoğu zaman ödenmediğini söyleyen bir işçi, bordrolarda eksik saat yazıldığını belirterek “Mesaiye üç kat ücret vereceklerini söylediler ama vermediler. Maaşın yanında ‘devam primi’ adıyla 1500 lira veriyorlardı, son aylarda onu da kestiler” diye konuştu.
Pazar günleri mesaiye kalmayı reddeden kadın işçilerin özellikle hedef alındığını anlatan işçiler, bölüm müdürünün kendilerini tek tek çağırarak sorguladığını söyledi. Bir işçi, “Pazar günü çocuğumla planım var dedim. Müdürümüz kadın olmasına rağmen ‘Kadınlarla çalışmayı bu yüzden sevmiyorum, erkekler daha çok mesaiye geliyor’ dediğini duyduk. Aramızda 18 yaşında genç bir kadın arkadaşımız da vardı. Hasta olduğunu söylemesine rağmen işten atılma korkusuyla mesaiye geldi” ifadelerini kullandı.
Ücretlerin zamanında ödenmemesinin de sık yaşanan bir sorun olduğunu söyleyen işçiler, bayram öncesinde maaşlarını alabilmek için dilekçe verip imza topladıklarını anlattı. Bir işçi, “Bayramdan önce maaşlarımız yatacak mı diye sorduk, ‘bayramdan sonra’ dediler. Bayramda kurban kesemedim. Kiradayım, 1.5 senedir çalışıyorum ama kazandığım parayla kendime bir kez ayakkabı alamadım” dedi.
Son altı ay içinde üç kez iş kazası geçirmiş
İşçiler, fabrikada iş kazalarının da sık yaşandığını belirtti. Aynı işçi son altı ay içinde üç kez iş kazası geçirdiğini söyleyerek “Kafama tepsi düştü, ürün arabasının arasında sıkıştım, elim makineye sıkıştı. Hastaneye gönderiyorlar ama sonra müdürlükten çağırıp ‘neden bu kadar iş kazası geçiriyorsun’ diye soruyorlar. Tekrar ederse kasıtlı sayılabileceği söyleniyor ve tutanak tutuluyor” dedi.
Tutulan tutanakların ardından işçilerin “devam primi”nin kesildiğini söyleyen işçiler, üretimde hız baskısı ile iş kazası riski arasında kaldıklarını ifade etti. İşçiler, “Bir yandan hızlı çalışmamız isteniyor, yetişmezse mesaiye kalıyorsun. Ama iş kazası olursa tutanak tutuluyor ve prim kesiliyor” dedi.
‘Düzgün temizlik ekipmanı bile verilmiyor’
Temizlikte kullanılan kimyasalların da sağlık sorunlarına yol açtığını söyleyen işçiler, üretim bantlarının iki farklı kimyasalla temizletildiğini belirterek “Eldiven takmamıza rağmen kimyasallar bileklerimize geliyor. Bileklerimizde yaralar, tahriş oluştu. Her gün bantları ve duvarları temizliyoruz ama doğru düzgün temizlik ekipmanı bile verilmiyor” diye konuştu.
İşçiler ayrıca temizlik sırasında kullanılan ağır kimyasalların üretim devam ederken kullanıldığını söyledi. Fabrikada üretimin 7/24 sürdüğünü belirten işçiler, temizlik sırasında çalışanların içeride kalmaya devam ettiğini anlatarak “Bu ağır kimyasallar kullanıldığında yaklaşık 20 dakika boyunca ortamdan uzaklaşmamıza izin verilmiyor. O sırada bu kimyasalları solumak zorunda kalıyoruz” dedi.
İşçiler, yaşadıkları sorunların çözülmesini ve haklarının güvence altına alınmasını talep ediyor.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et