Eskişehir’de Filistin açıklaması: Halkların iradesine dayanmayan barış kalıcı değildir
Eskişehir Filistin ile Dayanışma Platformu, Gazze’de “barış” adı altında işgalin kalıcılaştırılmak istendiğini belirterek, halkların iradesine dayanmayan hiçbir barışın kalıcı olmayacağını vurguladı.
Zeliha Irmak
[email protected]
Eskişehir - Eskişehir Filistin ile Dayanışma Platformu, Kanatlı AVM önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, “barış”, “ateşkes”, “istikrar” ve “yeniden inşa” başlıkları altında Filistin halkına yeni bir sömürge düzeninin dayatıldığı vurgulanarak, bu kavramların barışı değil işgali ve vesayeti gizlemek için kullanıldığı ifade edildi.
Basın açıklamasına destek veren kitle, sık sık “Katil İsrail Filistin’den defol”, “Katil Trump Ortadoğu’dan defol”, “Katil İsrail işbirlikçi AKP”, “Trump’ın dostları halkların düşmanı”, “Nehirden denize özgür Filistin” sloganları attı.
Platform adına basın açıklamasını okuyan Levent Baştürk, Gazze’de 2023’ten bu yana yalnızca askeri saldırıların değil, planlı bir siyasal tasfiye sürecinin yürütüldüğünü söyledi. Resmi rakamlara göre can kaybının 71 bini aştığını hatırlatan Baştürk, Birleşmiş Milletler uzmanlarının açlık, hastalık ve altyapının çökmesi nedeniyle gerçek kayıpların çok daha yüksek olabileceğine dikkat çektiğini aktardı. Baştürk, “Hastaneler, okullar ve konutlar yıkıldı; halkın neredeyse tamamı yerinden edildi. Bu bir savaş değil, bilinçli bir yeniden düzenleme sürecidir” dedi.
Uluslararası yargı organlarının soykırım tespitlerine rağmen İsrail’e yönelik herhangi bir yaptırım uygulanmadığını belirten Baştürk, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla gündeme getirilen ve “barış planı” olarak sunulan düzenlemeye de tepki gösterdi. Bu planın Filistin halkını dışlayan, direnişi silahsızlandırmayı hedefleyen ve işgali kalıcı hale getiren bir vesayet planı olduğunu söyledi.
Açıklamada, Gazze’de kurulmak istenen düzenin Oslo süreciyle başlayan teslimiyetçi modelin daha sert ve daha teknolojik bir devamı olduğu ifade edilerek, dijital gözetim, biyometrik kayıtlar ve sürekli denetim mekanizmalarıyla Gazze’nin yüksek teknolojiyle yönetilen bir açık hava hapishanesine dönüştürülmek istendiği vurgulandı. Türkiye’nin de dahil olduğu “Barış Kurulu”na ilişkin değerlendirmede ise bu yapının demokratik ve meşru olmadığı belirtilerek, Filistinlilerin sürecin öznesi değil nesnesi haline getirildiği kaydedildi.
Gazze’de yaşananların Venezuela, İran, Küba, Suriye ve Rojava örnekleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Baştürk, “demokrasi”, “özgürlük” ve “istikrar” söylemlerinin küresel ölçekte vesayet rejimlerini meşrulaştırmak için kullanıldığını dile getirdi.
Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Baştürk, iktidarın Filistin konusundaki söylemleri ile İsrail’le sürdürülen diplomatik ve ekonomik ilişkiler arasındaki çelişkiye dikkat çekti. İsrail ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi, ticaretin durdurulması ve askeri üslerin kapatılması çağrısı yapan Baştürk, “Halkların yanında olmak, bu sözde barış düzeneklerine meşruiyet kazandırmak değil; açıkça karşı çıkmaktır” dedi.
Basın açıklaması, “Halkların iradesine dayanmayan hiçbir barış kalıcı değildir. Halkların yaşamı, onuru ve geleceği barış adı altında pazarlık konusu yapılamaz” sözleriyle sona erdi.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et