Taciz iddiasını gündeme getiren işçi ve avukatı ifadeye çağrıldı
Antep’te patronu hakkında taciz şikayetinde bulunan Kadın İşçi G.Ç. ve Avukatı Esmer Özer, soruşturmadaki gecikmeyi kamuoyunda taşımalarının ardından “Kişisel haklara saldırı ve ticari itibarı zedeleme” iddiasıyla ifadeye çağrıldı.
Fotoğraf: Evrensel
Mesut Baylav
[email protected]
Antep’te Ahmet Aslansoy Tekstil Fabrikasında çalıştığı dönemde fabrikanın patronu Ahmet Aslansoy tarafından tacize ve basit düzeyde cinsel saldırıya maruz kaldığını belirterek şikayetçi olan G.Ç’nin, bir yıl boyunca iddianamenin hazırlanmamasına tepki gösterdiği haber 24 Kasım 2025 tarihinde gazetemiz Evrensel’de yayımlanmıştı. Soruşturma dosyasında bir yıl boyunca iddianame düzenlenmemesine dikkat çeken ve süreci kamuoyuna taşıyan haberimizin ardından, Kadın İşçi G.Ç ile Avukatı Esmer Özer ifadeye çağrıldı. İddia ise “Kişisel haklara saldırı, ticari itibarı zedeleme ve onur ve saygınlığı lekeleme”. Fabrikanın sahibi Ahmet Aslansoy aynı zamanda AKP Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak’ın babası.
Haberin yayımlanmasının ertesi günü iddianame hazırlanmıştı
Kadın İşçi G.Ç, bir dönem çalıştığı Ahmet Aslansoy Tekstil Fabrikasında patron tarafından tacize uğradığını belirterek şikayetçi olmuş, dosyada yer alan ses kayıtlarının kriminal raporla şüpheliyle yüksek oranda benzerlik gösterdiğinin tespit edilmesine rağmen aylarca iddianame hazırlanmamıştı. Sürecin uzaması üzerine mağdurun başvurusu ile hukuki destek vermeye başladığını ifade eden Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikasının (BİRTEK-SEN) Avukatı Esmer Özer, konuyu gündeme getirdikleri haberin Evrensel’de 24 Kasım 2025’te yayımlandığını hatırlattı. Özer, haberin yayımlanmasının ertesi günü, 25 Kasım’da iddianamenin düzenlendiğini ve kabul edilerek kovuşturma aşamasına geçildiğini belirtti.
Ancak sonrasında fabrikanın, “Kişisel haklara saldırı, ticari itibarı zedeleme ve onur ve saygınlığı lekeleme” iddiasıyla hem İşçi Kadın G.Ç. hem de vekili olan kendisi hakkında şikayetçi olduğunu aktardı. Özer, bu başvuru üzerine müvekkiliyle birlikte ifade vermek zorunda kaldıklarını söyledi.
‘Şikayet açıkça misilleme’
Söz konusu şikayetin asılsız ve misilleme amacı taşıdığını ifade eden Özer, “Aylarca devam eden soruşturma sürecinin mağdur üzerinde yarattığı travmayı ve bunun cezasızlık sisteminin bir parçası olduğunu değerlendirmek ya da mağdurun adalet talebini dile getirmesi suç değildir. Şirket tüzel kişiliğinin bunu şikayet konusu yapması açıkça bir intikam alma pratiği ve yargı yoluyla müvekkilin adalet arayışını yıldırma çabasıdır” dedi.
Failin patron olduğu bir iş yerinde, bulunduğu konumdan aldığı gücün ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Özer, iş yerlerinde kadın işçilerin maruz kaldığı tacizin yaygınlığına dikkat çekti: “Konuştuğumuz her iki kadın işçiden biri iş yerinde tacize maruz kaldığını söylüyor. Adalete duyulan güvensizlik, başvuru mekanizmalarındaki engeller ve güçlü olanın mağduru yeni soruşturma dosyalarıyla yıldırmaya çalışması kadın işçilerin yaşadığı korku ve çekincenin temel nedenlerinden.”
‘Kadın avukatları hedef haline getirme çabası’
Mağdurun vekilinin de şikayet edilmesinin, kadın hakları savunucusu avukatların hedef haline getirilmesi anlamına geldiğini belirten Özer, “Şiddet mağduru kadınlara ve bu dosyalarda vekillik yapan kadın avukatlara karşı yargılamanın bir araç olarak kullanılması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Dosyadan çıkacak kararın yalnızca bu vaka için önemli olmadığını, iş yerinde şiddete ve cinsel şiddete maruz kalan kadınlar açısından da örnek teşkil edeceğini söyleyen Özer, kamuoyunu, kadın örgütlerini ve baroların kadın hakları merkezlerini dayanışmaya çağırdı.
Evrensel'i Takip Et