Söke Eğitim-Sen Temsilcisi Murat Karayeğit’e soruşturmaya tepki: Düşünceyi açıklamak suç değildir
Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Eğitim-Sen Söke Temsilcisi Murat Karayeğit hakkında açtığı soruşturmaya tepki gösteren Eğitim-Sen Söke Temsilciliği üyeleri, “Düşünceyi açıklamak, barışçıl gösterilere katılmak suç değildir” dedi
Fotoğraf: Tahsine Saran/Evrensel
Aydın - Söke Eğitim-Sen Temsilcisi Murat Karayeğit’e soruşturma açılmasına tepki gösteren Eğitim-Sen Söke Temsilciliği Söke İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü binası önünde; Didim, Kuşadası, Germencik, Nazilli ve Bozdoğan’dan gelen eğitim emekçileri, Aydın Şube Yürütmesi ve Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak’ın katılımıyla bir basın açıklaması yaptı. Eyleme Söke’den Söke Emek, Sanat ve Kültür Platformu, çevre örgütleri ve derneklerin yanı sıra CHP, Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi ve Emek Partisi de destek verdi.
Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Eğitim-Sen Söke Temsilcisi Murat Karayeğit hakkında 19 Mart eylemlerinde yaptığı konuşmayı ve atılan sloganı (“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”) gerekçe göstererek soruşturma başlatmıştı. Karayeğit’in “sendikacılık adı altında siyaset yaptığı” iddiasıyla başlayan soruşturma kapsamında kademe ilerlemesinin durdurulması ve adli soruşturma talebinde bulunulmuştu.
Söke İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan kalabalık, eyleme “Murat Başkan yalnız değildir” sloganlarıyla başladı. Eğitim-Sen Söke Temsilcisi Murat Karayeğit, hakkında açılan soruşturmaya ilişkin savunmasını teslim etmek üzere “Murat Başkan yalnız değildir” sloganları eşliğinde binaya girdi.
“Savunma vermeye değil, haklarımızı savunmaya geldik”
Karayeğit’in savunmasını teslim edip binadan çıkmasının ardından, Söke Eğitim-Sen Temsilciliği Örgütlenme Sekreteri Çiğdem Erdoğan basın açıklamasını okudu. Buraya sadece bir savunma teslim etmek için değil; hukukun, emeğin ve demokratik hakların savunusunu yapmak için geldiklerini vurgulayan Erdoğan, “Demokratik haklarını kullanan bir eğitim emekçisinin soruşturmayla, ceza tehdidiyle karşı karşıya bırakılması kabul edilemez. Düşünceyi açıklamak, barışçıl gösterilere katılmak suç değildir” dedi.
Ücretsiz taşımalı eğitimin kaldırılmasına ve köy okullarının kapatılmasına karşı çıktıkları için hedef alındıklarını belirten Erdoğan, “Okullarımızda laik, demokratik ve bilimsel eğitim istiyoruz dediğimiz için mi suçluyuz? Eğer suçumuz buysa, bu suçu işlemeye devam edeceğiz. Bizler baskıyla geri adım atanlardan değiliz, sendikal haklarımızı sonuna kadar savunacağız” diyerek sözlerini tamamladı.
“Yanlış taşa baltayı vurdunuz”
Basın açıklamasının ardından Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak söz aldı. Konuşması, kitle tarafından sık sık “Murat Başkan yalnız değildir”, “Baskılar bizi yıldıramaz” ve “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” sloganlarıyla kesilen Irmak, soruşturma dosyasına suç unsuru olarak giren slogana dikkat çekti. “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganının Bertolt Brecht’e ait olduğunu ve faşizme karşı mücadelenin simgesi olduğunu hatırlatan Irmak, bu sözlerden rahatsızlık duyulmasını eleştirdi.
“Buradan ta İl Milli Eğitim Müdürünün duyacağı bir tonla hep beraber tekrar atalım: ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!’” diyerek sloganı kitleye attıran Irmak sözlerine şöyle devam etti: “Sevgili arkadaşlarımız, yöneticilerimiz; biz bu ülkede çok net bir şekilde bir şeyin mücadelesini veriyoruz, Eğitim-Sen olarak. Herkese eşit, parasız, nitelikli, anadilinde, kamusal, laik, bilimsel bir eğitim mücadelesi veriyoruz. Bu verdiğimiz mücadele başlıkları herkes için çok önemli, herkes için çok değerli, herkese lazım olacak bir şey. Bakın, ülkenin okullarını ne hale çevirdiler. Önce niteliksiz eğitimle, kamusal eğitimin içini boşaltarak çocukları özel okullara yönlendirmek zorunda bıraktılar. Bugün de yaptıklarının olumsuzluklarını, ortaya koydukları derin yoksulluktan kaynaklı sorunları; inançlı, inançsız, Alevisi, Sünnisi, Kürdü, Türkü; bu topraklarda herkes yaşıyor. Bunun üstünü örtebilmek için de bir inancın ritüellerini okulda zorla dayatmak gibi bir şeyle karşı karşıya bırakıyorlar. Toplumu karşı karşıya getiriyorlar. Ama ne yaparsanız yapın, günahlarınızın, ektiklerinizin mutlaka karşılığını fırtına olarak biçeceksiniz
Biz Murat öğretmenimizin bugün yanındayız. Yarın herhangi bir yerde, herhangi bir eğitim emekçisi, herhangi bir köylü, herhangi bir çiftçi; yani emekten, emekçiden yana olup da haksızlığa uğrayan kim varsa tereddütsüz onun yanında da olacağız. Bizim için bir tek çizgi vardır. Biz bu topraklarda yoksul halkların çocukları için, onların eğitime erişim hakkı için ve laik, bilimsel, demokratik bir eğitim için mücadele ediyoruz. Bu çizgimizi geçmeye çalışan herkesi de karşımıza alacağız. Ve bugün Murat hocanın yanındayız.”
Eğitimle ve okullarla hiçbir alakası olmayan kişilerin CİMER’e yazdığı asılsız şikâyetlerle sendikal mücadelenin cezalandırılmak istendiğini belirten Irmak, “Bu ülkede laiklikten, bilimden ve demokrasiden yana olanları susturmak istiyorlar. Herkesi bir kalıba sokmaya çalışıyorlar. Ancak Türkiye’nin en köklü sendikası Eğitim-Sen, sizin o çerçevenize asla sığmayacaktır. Yanlış taşa baltayı vurdunuz” şeklinde konuştu.
Murat Başkanın Söke’de yıllardır sendikal mücadele verdiğine işaret eden Irmak, “Sendika temsilcilerinin, sendika başkanlarının, demokratik kitle örgütlerinin ülkede yaşananlara dair tutunması gereken tavır, söylemesi gereken sözler vardır. Bu demokratik hakkın kullanımıdır. Demokratik haklarının kullanılmasını anti-demokratik olarak değerlendirmek, ancak giderek ülkemizin de içine girdiği faşist bir iklimin ve faşist yönetimlerin başvuracağı yöntemlerdir. Biz bunlara asla izin vermeyiz. Asla da teslim olmayız. Faşizme karşı omuz omuza! Faşizme karşı omuz omuza!” dedi.
“Ben yalnız değilim, biliyorum”
Söke Eğitim-Sen Temsilcisi Murat Karayeğit söz alarak şunları söyledi: “Evet dostlar, çok sözü uzatmak istemiyorum. Ama ben bu soruşturma karşıma ilk çıktığında şunu söyledim: Bu, Murat Karayeğit’e ya da Eğitim-Sen’e açılmış bir soruşturma değildir. Bu; Türkiye’de yüzü aydınlığa dönük, ilerici, çağdaş, demokratik bir Türkiye’yi, eşitliği, adaleti savunan, hukukun üstünlüğünü savunan kesimlere açılmış bir soruşturmadır. Bize ‘sus’ deme aracıdır.
Ama ben dedim ki Murat Karayeğit’e açılan bu soruşturmanın yanında, bunu herkes çok iyi biliyor; ben yalnız değilim dedim. Burada Aydın’ın birçok yerinden temsilcilikler Eğitim-Sen adına gelmiş arkadaşlar, farklı siyasi partilerden katılmış arkadaşlar var. Özellikle Söke’de toplumsal muhalefetin öncülüğünü yaptığımız Söke Emek Demokrasi Güçleri, Emek Kültür Sanat Platformu burada. Her bir arkadaşıma, dostuma, yoldaşıma çok teşekkür ediyorum. Ben yalnız değilim, biliyorum.”
“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!” sloganları eşliğinde Murat Karayeğit konuşmasını bitirdi. Eylem, Söke İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde coşkuyla çekilen halaylar ve sloganlar eşliğinde sona erdi.
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et