Avrupa’dan savaşı büyütme adımları: Macron’dan savaşın ortasında nükleer hamle
Macron, Fransa’nın nükleer enerjili uçak gemisini Akdeniz’e gönderdi. İran’a yönelik saldırılara verdiği desteği ve nükleer doktrinde ilan ettiği yönelim, Fransa’nın ve Avrupa’nın önümüzdeki dönemde savaşın daha büyük parçası olacağını gösteriyor.
Fotoğraf: AA
Ali Rıza Yıldırım
Strasbourg- Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un dün Bretagne bölgesinde bulunan Île Longue nükleer deniz üssünde yaptığı konuşma, hükümetin son dönemde izlediği askeri ve diplomatik yönelimi açık biçimde ortaya koydu. Macron, bu konuşmasında Fransa’nın nükleer doktrininde yeni bir aşamaya geçildiğini ilan ederken, Avrupa ölçeğinde askeri caydırıcılığın güçlendirilmesini savundu.
Bu söylem, İran’a yönelik ABD ve İsrail saldırıları bağlamında Fransa, Almanya ve İngiltere tarafından yayımlanan ortak bildiriyle de örtüşüyor. Bildiride, İran’ın “füze ve dron kapasitesinin kaynağında yok edilmesi” hedefi dile getirilirken, Paris yönetimi fiilen bu askeri sürecin parçası olduğunu ortaya koymuştu.
İran’a karşı askeri angajmanın derinleşmesi
Macron’un başkanlığında pazar akşamı toplanan Fransız Savunma Konseyi, İran’a yönelik saldırıların tırmandığı bir aşamada gerçekleştirildi. Toplantının ardından Fransa, “askeri pozisyonunu uyarlama” kararı aldı. Bu karar, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) başkenti Abu Dabi’deki Fransız üssünün hedef alınmasının hemen sonrasında geldi. Fransız donanmasının amiral gemisi olan Charles-de-Gaulle uçak gemisinin Doğu Akdeniz’e doğru yöneldiği bildirildi, Paris’in bölgedeki askeri varlığını ve müdahale kapasitesini güçlendirme iradesini ortaya koydu.
Fransa, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını, bölgesel güvenlik ve askeri dengeler çerçevesinde ele aldığını belirtirken, söz konusu çatışmanın Ortadoğu’daki genel gerilimle bağlantılı olduğu vurgulanıyor. Enerji yolları, deniz ticaret hatları ve bölgesel askeri dengeler bu çatışmanın merkezinde yer alıyor., Le Figaro’ya göre, Fransız bayrağı taşıyan ya da Fransız sermayesine ait 60 gemi şu an Körfez’de bloke olmuş durumda.
Avrupa düzeyinde askeri koordinasyon
Fransa, Almanya ve İngiltere arasında yayımlanan ortak açıklama, Avrupa devletlerinin kendi aralarındaki rekabeti perde arkasında sürdürürken kriz karşısında ortak bir tutum oluşturmaya çalıştığını ortaya koyuyor. İngiltere, ABD’nin bölgedeki askeri üsleri kullanmasına izin verirken, Fransa bölgedeki askeri varlığına dayanarak süreci yakından izlediğini duyuruyor. Almanya ise diplomatik açıklamalar ve siyasi destek üzerinden bu hatta dahil oluyor.
Nükleer doktrinde yeni bir aşama
Macron, konuşmasında Fransa’nın nükleer doktrininde “ileri caydırıcılık” olarak adlandırılan yeni bir yaklaşımı savundu. Buna göre Fransa nükleer başlık sayısını artırmayı, nükleer cephaneliğe ilişkin sayısal şeffaflığı sona erdirmeyi ve nükleer caydırıcılığı Avrupa ölçeğinde düşünmeyi planladığını açıkladı.
Almanya, İngiltere, Polonya, Hollanda, Belçika, Yunanistan, İsveç ve Danimarka’nın bu çerçevede Fransa’nın yürüttüğü askeri tatbikatlara katılmayı kabul ettiği belirtildi. Macron, nihai karar yetkisinin yalnızca Fransa Cumhurbaşkanı’nda kalacağını vurguladı.
Silahlanma ve bütçe tercihleri
Macron, mevcut silahlanma düzeyinin yeterli olmadığını savunarak nükleer kapasitenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Fransa’nın nükleer cephaneliğine ilişkin verilerin artık kamuoyuyla paylaşılmayacağını açıklayan Macron, bu kararın uzun vadeli bir stratejik yönelimi yansıttığını belirtti.
Bu yaklaşım, nükleer silahların sınırlandırılmasını hedefleyen Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) çerçevesinde tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Fransa’da siyasi tepkiler
Fransa’daki Fransa komünist partisi (PCF) , Boyun Eğmeyen Fransa (LFI), Sosyalist Parti (PS) ve Yeşiller gibi sol partiler, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını uluslararası hukuk açısından eleştiriyor. Bu saldırıların bölgeyi istikrarsızlaştıracağı, dünya ekonomisi üzerinde olumsuz etkiler yaratacağı ve demokratik bir dönüşüm sağlamayacağı görüşü öne çıkıyor.
Ancak Macron yönetimi, bu eleştirilere rağmen askeri ve stratejik çizgisini sürdürme kararlılığını koruyor.
Sonuç olarak, İran’a yönelik saldırılar tırmanırken, Macron’un hem bu sürece verdiği destek hem de nükleer doktrinde ilan ettiği yeni yönelim, Fransa’nın ve Avrupa’nın önümüzdeki dönemde savaşın daha büyük parçası olacağını gösteriyor.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et