‘Ne olursa olsun yetmeyecek’
Esenyurt Kıraç'ta işçi kahvelerinde bir araya geldiğimiz emekçiler, Ramazan ayına derin bir yoksullukla girdi. Hayat pahalılığının yönetilemediğini belirten işçiler, barınma ve gıda gibi temel ihtiyaçları karşılamanın hayale dönüştüğünü söylüyor.
İzzet Akın
İstanbul – Ramazan ayının ilk günlerinde Esenyurt Kıraç’ta yaşayan işçilerle hem kendi ekonomik durumlarını hem de ülkedeki ekonomik gidişata dair düşüncelerini konuştuk. Saat 8.30 sıralarında işçi kahvelerinde görüştüğümüz işçiler, alım gücü kayıplarından ve ekonomi yönetiminin işçi ve emekçiler üzerinde yarattığı ezici etkileri aktarıyor. Hayat pahalılığının yönetilmediğini belirten işçiler barınmadan, gıdaya en temel ihtiyaçları bile karşılamayı hayal dahi edemediklerini belirtiyor.
Kıraç’ta pnömatik makine parçaları üretimi yapan Japon menşeli bir fabrikada 3 yıldır depo operatörü olarak çalışıyor. İşçi ücretlerinin her yıl nisan ayında belirlendiğini aktarıyor. Zam beklentisi en azından enflasyon oranında olacağı yönünde. Ücretler genel olarak asgari ücretin üzerindeyken işçi, vergi kesintilerinin ücretleri erittiğinden bahsediyor. Evli ve 3 yaşında bir de çocuğu olduğunu belirten işçi çocuğunu yakın zamanda özel bir kreşe kaydettirdiğini söylüyor. “Kreşin aylık ücreti 20 bin lira. Kamuya ait kreşlerin sayısı çok az olduğu için yer bulmak hemen hemen imkansız” diyen işçi Eşinin, çocuğu kreşe verdikten sonra çalışmaya başladığını ifade ediyor. “Kirada oturuyoruz, bu gelir gider durumuyla bir ev alma hayali bile kuramıyoruz. Enflasyon bütün her şeyi eritiyor, bu ekonomik durum sosyal hayattan evliliklere her şeyi olumsuz etkiliyor. Ne kadar çalışırsak çalışalım yetmeyecek gibi hissediyorum.”
Son seçimlerde AKP’ye oy verdiğini söyleyen işçi altılı masadaki belirsizlik ve uyumsuzluk nedeniyle muhalefete inanmadığını ifade ediyor. Hükümetin ekonomideki kötü yönetim nedeniyle yıprandığını ve oy kazanmak için barış sürecini başlattığına inanıyor. “Abdullah Öcalan’la görüşmeye kadar gittiler. Ben ayrıca tüm bu görüşmelere rağmen şiddetin biteceğini düşünmüyorum.”
Bizim kadar maaş alsınlar
Çetin Pano’da yeni işe başladığını belirten bir işçi, asgari ücretin biraz üzerinde bir ücret aldığını belirtiyor. Evinin kendisine ait olduğunu söyleyen işçi 8 aylık bir çocuğu olduğunu da ekliyor. “Başka türlü olsa asla geçinemezdik” diyor. Ücretlerin yetersiz olduğunu, enflasyon verilerine inanmadığını ifade ederken, “Açlık sınırının altında asgari ücret mi olur” diye ekliyor, “Alım gücümüz her geçen gün düşüyor. Ülkeyi yönetenler ülkenin gidişatına dair bizimle aynı fikirde olamazlar, olmaları için bizim kadar maaş almaları lazım.”
Evli, 3 çocuk babası bir başka işçi ise Uzun süredir işsiz olduğunu aktarıyor. “İş arıyorum ama bulamıyorum. Bu yüzden memleketine geri dönmeyi bile düşünüyorum” diyen işçi Eşiyle birlikte çalıştıkları temizlik şirketinden 6 aylık alacaklarını alamadan ve hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığını anlatıyor, “Sadece BİM’de çalışan kızım sayesinde eve para giriyor, ev de kendimizin olmasa iyice mahvolmuştuk.”
Eve bir para girişi olmadığı için altınla borçlandıklarını anlatan işçi, “Altın da aldı başını gidiyor, gerçi sadece altın mı her şey aldı başını gidiyor” ifadeleriyle ekonomi yönetiminin işçi ve emekçiler üzerinde yarattığı alım gücü kaybının büyüklüğüne dikkat çekiyor.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et