İvrindi'de altın ve antimuan madeni için ÇED süreci başladı: Tarım ve orman alanları risk altında
Balıkesir’in İvrindi ilçesinde 3S Madencilik tarafından işletilmesi planlanan altın ve antimuan maden ocağı projesi için ÇED süreci başlatıldı. Ocak, bölgenin ekosistemini, yer altı sularını ve yöre halkının yaşamını yakından ilgilendiriyor.
Balıkesir’in İvrindi ilçesinde 3S Madencilik'in maden alanı | Fotoğraf: Özer Akdemir / Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
Balıkesir’in İvrindi ilçesi, Kınık Mahallesi mevkiinde 3S Madencilik Seramik İnşaat Nakliyat Dış Tic. A.Ş. tarafından işletilmesi planlanan altın ve antimuan maden ocağı projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldı. Toplam 727,22 hektarlık maden ruhsatı içerisinde 4,29 hektarlık alanda kurulacak olan ocakta, yılda 40.000 ton cevher ve pasa üretimi gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Proje bölgenin ekosistemini, yer altı sularını ve yöre halkının yaşamını yakından ilgilendiriyor.
Maden konutların yanı başına kuruluyor
Maden sahası, Kınık Mahallesi'ne 1250 metre, Aşağı Kaleoba Mahallesi'ne 1500 metre ve İvrindi ilçe merkezine 2500 metre mesafede yer alıyor. Ancak maden alanına en yakın konumdaki yapı, açık ocak alanının sadece 590 metre güneyinde bulunuyor. Proje sahasının bir kısmı orman arazisi içinde kalırken, açık ocakların büyük bölümü, cevher stok alanı ve şantiye alanları şahıslara ait özel tarım arazileri üzerinde planlanıyor. Proje Tanıtım Dosyası’na (PTD) göre sahada mera veya hazine arazisi bulunmuyor. Tarım ve orman alanlarının madencilik faaliyetine açılması için gerekli izin süreçlerinin işletileceği belirtiliyor.

Binlerce kilo dinamit kullanılacak
Maden ocağında herhangi bir kırma-eleme veya kimyasal cevher zenginleştirme (siyanür vb.) tesisi kurulmayacağı, cevherin kazı ve iş makineleriyle çıkarılıp başka bir alana sevk edileceği ifade ediliyor. Açık ocakta patlatma yapılmayacak olsa da, yer altı galerilerinde patlatmalı üretim tekniği uygulanacak. Bu galerilerde günde 135 kg, yılda ise tam 33.750 kg dinamit ve 11.250 adet kapsül kullanılacak.
Bölge Kazdağı ekosistemi içinde
Proje alanında ve etki alanında ciddi bir biyoçeşitlilik bulunuyor. ÇED raporunda, proje alanında IUCN (Dünya Doğayı Koruma Birliği) kriterlerine göre "VU" (Zarar Görebilir/Hassas) kategorisinde olan Testudo graeca (Tosbağa), Büyük Nalburunlu Yarasa, Küçük Nalburunlu Yarasa ve Farekulaklı Büyükyarasa gibi Bern Sözleşmesi (Ek-II) kapsamında kesin koruma altında olan türlerin yaşadığı tespit edilmiştir. Ayrıca alanda kızılçam, menengiç, ardıç, meşe gibi orman florasına ait türler bulunmakla birlikte PTD’de nadir bir endemik türe rastlanmadığı iddia edilmekte. PTD’de "Kazdağı" ismi doğrudan geçmese de proje alanı, coğrafi konumu ve ekolojik özellikleri bakımından Kazdağı ekosisteminin etki sahası içerisinde bulunuyor.

Kınık Göleti’ne sadece 780 metre mesafede
Ocak alanına sadece 780 metre mesafede tarımsal sulama amacıyla kullanılan Kınık Göleti bulunmakta. Hidrojeolojik açıdan en büyük risklerden biri, çıkarılacak cevherin metalik maden olması sebebiyle pasalarda (atık kayalarda) Asit Kaya Drenajı (asit üretme) potansiyelinin bulunması. ÇED dosyasında, asit sızıntısının yeraltı sularına veya Kınık Göleti'ne karışmasını engellemek için pasaların hava ve su ile temasının kesileceği, nötrleştirme kapasitesi olan pasalarla tamponlanacağı ve sızıntı sularının toplanarak arıtılacağı gibi önlemlerden bahsediliyor. Ayrıca dere yataklarına kesinlikle pasa dökülmeyeceği taahhüt ediliyor.
Aktif fay hatları ve heyelan riski dosyada
Faaliyet esnasında iş makineleri, toprak sıyırma ve nakliye işlemleri nedeniyle havaya ciddi miktarda toz karışacak. Kontrolsüz durumda saatte 1,6 kg, arazözle sulama yapıldığında ise saatte 0,8 kg toz emisyonu oluşacağı hesaplanmış. En yakın eve (590 metre) ulaşacak toz miktarının yasal sınırların altında kalacağı savunuluyor. Bölge fay hatları açısından aktif olup bir bölge. Olası deprem ve sellere karşı pasa depolama alanında heyelan ve akma riskine karşı acil eylem planları PTD’de yer alıyor.
Sadece 12 kişilik istihdam karşılığında!
Proje kapsamında çalışacak personel sayısı yalnızca 12 kişi olarak planlanmış. Tarım ve orman arazilerinin tahrip edilerek maden ocağına çevrilmesi, bölgedeki şahıs arazilerini doğrudan etkileyecek olup yöre halkının tarım ve hayvancılık gibi geleneksel geçim kaynaklarında daralmalara yol açma potansiyeli taşımakta.
3S Madencilik’in sicili kabarık
3S Madencilik Seramik İnşaat Nakliyat Dış Tic. A.Ş., Sebahattin Yıldız’ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Yıldızlar SSS Holding bünyesinde faaliyet gösteren bir grup şirketi. Şirket 2001’de, grubun ürettiği seramik ürünlerinin ihracatını yapmak ve metalik madenlerin yurt dışı satışını organize etmek amacıyla kurulmuş.

Eti Gümüş'ün şaibeli özelleştirilmesi
3S Madencilik, Türkiye kamuoyunda en çok 2004’te Kütahya'daki Eti Gümüş A.Ş.'nin özelleştirme ihalesini 40 milyon dolar bedelle kazanmasıyla gündeme gelmişti. O dönemde TMMOB Maden Mühendisleri Odası bu satışa büyük tepki göstermiş; 3S Madencilik'in aslında bankalara olan borçları yüzünden iflas etmiş "Söğütsen Seramik"in (veya Söğüt Seramik) bir tabela şirketi olduğunu, hiçbir madencilik tecrübesi bulunmadığını ve ihaleyi tesislerde teknik inceleme dahi yapmadan kazandığını iddia etmişti. İddialara göre, 40 milyon dolara satılan Eti Gümüş'ün sadece kasasındaki nakit ve likit varlıkları ile stoklarının değeri yaklaşık 29,5 milyon dolardı.
3S Madencilik Koza Altın’dan sonra en çok projesi olan şirket mi?
3S Madencilik, Varlık Fonu bünyesinde bulunan Koza Altın (Türk Altın İşletmeleri)’nden sonra en çok altın maden projesi olan şirket olarak biliniyor. Şirketin ÇED sürecinde halen 20 projesi olduğu ileri sürülüyor. Şirketin, Türkiye'nin birçok noktasında maden arama ve işletme tesisleri var.
- Gümüşhane: İlin yüzölçümünün yüzde 93'ünün madenlere ruhsatlandırılmasında payı olan şirketlerdendir. Gümüşhane Aksu Köyü'nde 3S Madencilik tarafından açılmak istenen devasa altın, gümüş, bakır, kurşun ve çinko ocağına verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararına karşı yöre halkı, ekolojik yıkım ve siyanür sızıntısı riskleri nedeniyle iptal davaları açtı.
- Artvin Borçka: Şirket, Hopa'nın içme suyu havzalarını barındıran Borçka'nın Güzelyurt ve Güreşen köyleri bölgesinde de (789,84 hektarlık alanda) altın ve bakır madeni açmak üzere girişimlerde bulunmuş ve bölge halkının büyük tepkisini çekiyor.
- Çanakkale: Yenice ve Çan (Kocayayla) bölgelerinde de faal maden ocaklarına sahip.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et