Geyikli Dalyan sahillerinde sessiz çığlık: Flamingoların evi beton altında kaldı
Doğal mirası olan Dalyan köyü çevresindeki sulak alanlar kontrolsüz yapılaşmanın tahribatı kıskacında. Yapılaşmayla bölgenin gerçek sahipleri olarak bilinen flamingoların yaşam alanları daralırken yerlerine lüks villalar yükseliyor.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale - Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Geyikli beldesinin doğal mirası olan Dalyan köyü ve çevresindeki sulak alanlar, kontrolsüz yapılaşma, zeytinlik kıyımı ve tarihi dokunun tahribatı kıskacında. Bölgenin ekolojik dengesini temsil eden ve "gerçek sahipler" olarak bilinen flamingoların yaşam alanları, yeni iskele mevkiinde yükselen yazlık projeleriyle giderek daralırken, asırlık zeytinlikler de betonlaşmaya kurban ediliyor.

Sulak alanlar ve asırlık zeytinlikler betonun gölgesinde
Dalyan köyü ve özellikle Geyikli yeni iskele yakınlarındaki sulak alanlar ile çevresindeki kadim zeytinlikler, son yıllarda artan bir yapılaşma baskısıyla karşı karşıya bulunuyor. Bölgedeki doğal su birikintileri ve kıyı şeridi, imar planlarındaki değişiklikler ve yeni konut projeleriyle yazlık sitelere dönüşüyor. Tarım arazisi niteliğindeki zeytinliklerin sökülerek yerlerine lüks villaların inşa edilmesi, sadece bölgenin geçim kaynağını değil, aynı zamanda binlerce yıllık tarım kültürünü de yok ediyor. Geçmişte sadece flamingoların ve göçmen kuşların uğrak noktası olan bu alanlarda yükselen beton yapılar, ekosistemi geri dönülemez bir noktaya sürüklüyor.
Doğanın cevabı: Bahçeler ve bodrumlar sular altında
Yaz aylarında kuruyan ancak kış ve ilkbahar yağışlarıyla yeniden hayat bulan sulak alanların üzerine inşa edilen konutlar, doğanın döngüsüne yenik düşüyor. Bölgede etkili olan sağanak yağışların ardından, özellikle Elik Kuyu Deresi gibi su yollarının taşmasıyla yazlıkların bahçeleri ve bodrum katları sular altında kalıyor. Bu manzaralar, sulak alan ve dere yatağı üzerine inşaat yapmanın bedelini acı bir şekilde gözler önüne seriyor.
Kültürel miras ve kum zambakları sahipsiz
Bölge sadece doğasıyla değil, Alexandria Troas Antik Kenti’nin bir parçası olan tarihi dokusuyla da büyük önem taşıyor. Ancak kaçak yapılaşma ve kontrolsüz genişleme, yer altındaki ve yer üstündeki tarihi varlıkları tehdit ediyor. Antik iç liman ve lagün yapısıyla bilinen Dalyan’da, arkeolojik sit alanlarına komşu parsellerin parselasyona açılması, kültürel mirasın beton yığınları arasında kaybolmasına neden oluyor. Pembe gölün kirlilikle boğuşması ve antik su yollarının üzerine evler yapılması, bölgenin tarihsel kimliğini silme noktasına getiriyor. Dalyan sahillerinde bulunan koruma altındaki kum zambaklarının da korunmasına dönük hemen hemen hiçbir önlemin alınmadığı görülüyor. Kum zambaklarının yetiştiği, Kuşadası Pamucak-Pananos sahilleri gibi bölgelerde görünen bilgilendirme tabelalarını bile Dalyan sahillerinde bulmak mümkün değil.

Flamingoların sürgünü ve tıkanan su yolları
Bölgenin sembolü olan flamingolar, her yıl bu doğal havzalara gelmeye devam etse de yaşam alanları hızla daralıyor. Yeni iskele mevkiindeki doğal su birikintilerinin moloz yığınları ve evsel atıklarla doldurulması, bu zarif misafirlerin konaklama şansını azaltıyor. Öte yandan, Kemallı ve Çamoba köylerin yönünden gelen derelerin üzerindeki eski köprü yapıları ve drenaj sistemleri, yapılaşma baskısı, dere yataklarının kumlarla ve diğer atıklarla dolması nedeniyle işlevini yitirmiş durumda. Derelerin yataklarının değiştirilmesi ve köprü altlarındaki su geçişlerinin daralması, suyun doğal yolunu bulamayıp yerleşim yerlerine akmasına ve her yağış sonrası kronikleşen sel baskınlarına davetiye çıkarıyor.
Evrensel'i Takip Et