Soma’dan Kınık’a işçi katliamından, işçi kıyımına…
Pandemi boyunca “zorunlu üretim” bahanesiyle yerin yüzlerce metre altında sağlıksız koşullarda, uzun vardiyalarda, ölüm riskiyle çalıştırılan madenciler, “O gün çarklar dönsün diye bizleri ölüme gönderenler, bugün haklarımızı tırpanlıyor” diyorlar.
Emirhan Durmaz
İzmir – Manisa’nın Soma havzası ile İzmir’in Kınık ilçesinde maden işçilerinin eylemleri büyüyerek sürüyor. Ücretlerin ödenmemesi, toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmaması, işten çıkarmalar ve özelleştirme politikalarının yarattığı güvencesizlik, farklı işletmelerde çalışan binlerce işçiyi harekete geçirdi. Kınık’ta Polyak işçilerinin yürüyüşüyle başlayan süreç, Soma’da İmbat ve Yeni Anadolu Madenlerinde üretimin durdurulduğu bir aşamaya geldi.
Madencilerin eylemleri uzun yıllara yayılan hak gasplarına, özelleştirme politikalarına ve köleliğin dayatıldığı çalışma koşullarına karşı birikmiş öfkenin dışa vurumu olarak patlak verirken; işçiler, “Ücretlerin ödenmesi” ve “TİS hükümlerinin uygulanması” taleplerinin ötesinde “iş güvencesi” ve “acil kamulaştırma” taleplerini de öne çıkarıyor.
Polyak: Usulsüz devir ve hak gasbı
Kınık’ta faaliyet gösteren Polyak Madencilik’te 1243 işçi, usulsüz bir devir sürecinin ardından yaşanan hak gasplarına karşı direnişte. Madenciler en son maden sahasından Kaymakamlık Meydanı’na yürüdü ve şu talepleri dile getirdi:
• Ücretlerin derhal ve eksiksiz ödenmesi
• Geriye dönük hak kayıplarının karşılanması
• Kıdem tazminatına ilişkin güvencelerin yazılı olarak sağlanması
• Sözleşmesel ücret artışlarının uygulanması
• İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin eksiksiz alınması
İmbat: Sıfır zam ve hak gasbı
Soma’da İmbat Madencilik işçileri, zamanında ödenmeyen ücretler, enflasyon farklarının verilmemesi ve “sıfır zam” dayatmasına karşı iş bıraktı. 2 vardiyada 3 bin işçi üretimi durdurdu. İşçiler şu talepleri dile getirdi:
• Ocak ayı ücretlerinin zamsız yatırılmasına son verilmesi
• Ödenmeyen 6 yevmiye ikramiyenin verilmesi
• Bayram yardımlarının ödenmesi
• Sosyal yardımların (çocuk, eğitim, sağlık destekleri) karşılanması
• Ücretlerin geç yatırılması durumunda faiz farkının ödenmesi.
İmbat’ta örgütlü T. Maden-İş Ege Bölge Şubesi Başkanı Cumhur Yılmaz, bölgedeki şirketlerin ücret politikalarında ortak hareket ettiğini öne sürerek, Demirexport’ta da benzer eylemlerin başlayabileceğine dikkat çekiyor.
Yeni Anadolu: Ücretler geç, enflasyon farkı yok
Yeni Anadolu Madencilik işçileri de enflasyon farklarının ödenmemesi ve ücretlerin geç yatırılması nedeniyle eyleme geçti. Yaklaşık 2 bin işçi ocağa inmeyerek üretimi durdurdu. İşçiler, ekonomik kayıpların telafi edilmesini ve düzenli ödeme yapılmasını talep ediyor. 2025 yılı haziran ayından beri TİS farklarını alamadıklarını belirten işçiler, patronun TİS masasına da yanaşmadığını kaydediyor.
Termik Santral: İşten atmalara karşı mücadele
Soma Termik Santrali işçileri ise santralin kademeli olarak kapatılmasına karşı başlatılan ve ücretsiz izine çıkarılan 87 işçinin yeniden iş başı yapması talebini içeren eylemlerini dokuzuncu gününü geride bıraktı. İşçiler, santralin kapatılmasına karşı çıkarak, acil kamulaştırma talep ediyor.
‘Pandemide ölümüne çalıştırdılar şimdi haklarımızı gasbediyorlar’
Havzadaki eylemlerin arka planında, son yıllarda hız kazanan özelleştirme politikaları ve usulsüz şirket devirlerinin yarattığı olumsuz sonuçlar şöyle:
• Şirket devirleri ve ortaklık değişimleri sonrası hak kayıpları
• Ücretlerin düzensiz ödenmesi
• İşten çıkarmaların artması
• Toplu sözleşme süreçlerinin fiilen devre dışı bırakılması
Kovid-19 pandemisi boyunca “zorunlu üretim” bahanesiyle yerin yüzlerce metre altında sağlıksız koşullarda, uzun vardiyalarda, ölüm riskiyle çalıştırılan madenciler, “O gün çarklar dönsün diye bizleri ölüme gönderenler, bugün haklarımızı tırpanlıyor” diyorlar.
‘301 madence can verdi hiçbir şey değişmedi’
Soma 301 Madenci Aileleri Derneği Başkanı İsmail Çolak, bugün yaşananların yıllardır uygulanan politikaların sonucu olduğunu söyledi. 2014’teki katliamı hatırlatan Çolak, “O gün katliam yaşandı, bugün işçi kıyımı yaşanıyor” dedi. Madencilerin yaşamında hiçbir şey değişmediğini kaydeden Çolak, şöyle devam etti: “Madencilerin yaşamında 2014’ten bu yana hiçbir şey değişmedi. 301 madenci hayatını kaybetti ama bugün geldiğimiz noktada Soma’da Polyak’ta, İmbat’ta, termik santralde yaşananlar gösteriyor ki bu düzen aynen devam ediyor. O gün işçi katliamı yaşandı, bugün ise açık bir işçi kıyımıyla karşı karşıyayız.”
‘Somayı haritadan silmek istiyorlar’
Yaşananların Soma halkının sabrını zorladığını kaydeden Çolak, “Adeta Soma’yı haritadan silmeye çalışıyorlar. Bacalara filtre takılmıyor; insanlar zehirli gaz soluyor, kanser ediliyor. Oysa kamudan devredilirken yapılan sözleşmelerde filtre takma zorunluluğu vardı. Ancak iktidara yakın sermaye grupları bu yükümlülükleri yerine getirmiyor, görmezden geliyor. Milyonlarca lira teşvik alıyorlar ama ne bakım yapıyorlar ne de gerekli önlemleri alıyorlar. İşletmelere tek bir çivi dahi çakmıyorlar” diye konuştu.
Soma İşçi Katliamı’nın yaşandığı ocakta yıllarca çalıştığını ve orada evladını kaybettiğini dile getiren Çolak, “Bu yüzden yıllardır aynı şeyi söylüyoruz: Maden ocakları ve termik santraller stratejik öneme sahiptir, devlet eliyle işletilmelidir. Özelleştirmenin sonucu ortadadır: Yüzlerce işçinin ölümü, katliamlar, kıyım ve ücret gaspları, hak gaspları…Buralar kamu yararı için işletilmelidir. Acilen kamulaştırılmalıdır” dedi.
Evrensel'i Takip Et