Ankara’dan bir metal işçisi: Sizin ‘denge’ dediğiniz bize sefalet ücreti
Kaymağı yiyenler her geçen gün devasa servetlerini katlarken; iktidar işçiye bir şey verilmemesini güvence altına alıyor. Ramazanda Erdoğan iftar yapacak diye yollar kapanıyor, işçiler evinde ailesiyle iftar yapmaya yetişemiyor.
Fotoğraf: Pexels
Ankara’dan bir metal işçisi
Ankara’da bir metal fabrikasında çalışıyorum. Ücretlere yapılan zammın yeni belli olmasıyla fabrikada her gün konuşulan sorun zamların düşüklüğü. Promosyon desen ne kadar yatacak belli değil. “Sizin ücretleriniz ortalamanın üzerinde kaldı, onu dengeleyeceğiz” denilerek çoğu işçiye yüzde 10 bandında bir zam yapıldı.
Fabrikada birçok genç işçi çalışıyor ve birçoğu da 30-40 bin TL arası ücretlere çalışıyor. Dolayısıyla biz gençlerin de bir gelecek hayali olamıyor. Kimse bırakın aile kurmayı, önümüzdeki senenin borçların altında nasıl geçeceğini kestiremiyor. İsteksiz çalışıyoruz, çalışırken elimiz gitmiyor. Birkaç usta yüzde 40 bandında zam alsa da onlar da ücretlerinden memnun değil. Ancak görece iyi bir ücrete tekabül ettiği için bazıları çalışmaya devam ediyor.
Birçok kişi ihbar süresini çalışıyor şu anda. Her gün işten yeni birileri çıkıyor, yeni birileri geliyor. İş yerinde bir birliktelik, düşük zamma karşı ortak talep konuşulmayınca çoğu kişinin düşüncesi iş değiştirerek yaşam koşullarını iyileştirmek oluyor. Zamlar açıklandığı gün ve sonrasında tuvaletlere “Düşük zam istemiyoruz” yazılsa da bu işçilerin düşüncesinin ortaklaştığını göstermekten ileri gitmedi. Ortak bir talep etrafında toplu bir mücadeleye dönüşmedi. Zamdan memnun olmayan çoğu işçi de motivasyon kaybederek yoğun iş baskısının altında çalışmaya devam etti.
Birçok işçi arkadaşım, bu zammın ve geçim sıkıntısının kaynağı olarak patron kadar bir o kadar da iktidar olduğunu düşünüyor. Kaymağı yiyenler her geçen gün devasa servetlerini katlarken; iktidar işçiye bir şey verilmemesini güvence altına alıyor. Ramazanda Erdoğan iftar yapacak diye yollar kapanıyor, işçiler evinde ailesiyle iftar yapmaya yetişemiyor.
Zam vakti enflasyon sözde düşüyorken tahminler bir anda güncellendi. Aylık enflasyon sürekli artıyor. Tahminler hep yukarı yönde güncelleniyor. Sürekli iş yetiştirmeye çalışırken olan bize oluyor. Çıkarları korunanlar ise belli.
Amerika’nın tehditleri ve savaş hazırlıkları sonrası İran parasının bu kadar değer kaybetmesi de bir endişe yaratıyor. Sonuçta olası bir saldırıda kullanılacak olan üsler Türkiye’deki NATO üsleri. Savaşın içine çekilecek olan biziz. Emperyalistlerin kârı için daha fazla savaş harcaması, daha çok mermi, tüfek, tank üretimi. Üretene de sefalet zammı ve geçim derdi düşüyor. Tekellerin çıkarlarına teslimiyet düşüyor. İktidar, onları düşündüğü kadar halkını düşünmüyor.
Bizle benzer iş yapan OSTİM’deki küçük işletmelerde de zam oranları benzer. Sınırlı da olsa yüzde 15-20 zammı kabul etmeyip asgari ücrete gelen zam oranını alabilen iş yerleri var. Parolası çok zor değil. Toplu bir şekilde taleplerini patrona karşı savunup almış arkadaşlar. İş değiştirerek ücreti artırmak bir yere kadar. Bireysel çözümlerin doğal olarak bir sınırı var. Ülkede ve organize sanayi bölgelerinde patronlar ortak hareket ediyorken, enflasyon sürekli yukarı yönde gidiyorken bir de patronların kârını Erdoğan güvence altına alıyorken; iş değiştirerek bu koşullardan kaçmak belki bir nebze anlaşılabilir ancak çok mümkün değil. Kısa bir nefes olsa da yarın için bir umut değil. Bizim için yürünecek yol iş yerlerinde kuracağımız birlikteliklerden, ortak taleplerimizi savunmaktan geçiyor.
(İşçi Sendika Servisi)
Evrensel'i Takip Et