Kayseri’den Soma’ya: Özelleştirmeye karşı kararlı duralım
Ülkede yeniden bir özelleştirme dalgası esiyor. “Bize dokunmuyor” rehavetiyle hareket edemeyiz. Bugün Soma’da yaşanan, yarın başka bir iş yerinde, başka bir kamu işletmesinde karşımıza çıkabilir.
Fotoğraf: Evrensel
Kamu işçisi
Kayseri
Merhaba Evrensel okurları. Geçtiğimiz hafta başında Soma Termik Santralinde üretimin kademeli olarak durdurulması kararı alındı ve ilk etapta 87 işçi ücretsiz izne çıkarıldı. Kararın ardından işçiler santral önünde çadır kurarak nöbete başladı.
Santralin Torku Anadolu Birlik Holding bünyesinde faaliyet gösterdiği belirtilirken, üretimin durdurulmasına ilişkin sürecin 17 Şubat’ta Sermaye Piyasası Kuruluna yapılan bildirimle resmileştiği ifade edildi.
Ben de bir kamu işçisi olarak bu gelişmenin arka planında ne olduğunu merak ettim ve araştırdım. Karşılaştığım tablo ne yazık ki şaşırtıcı değildi; geçmişte yaşananların benzeri bir sürecin tekrar ettiğini gördüm.
Geçmiş deneyimler, aynı endişe Soma Termik Santralinde örgütlü olan TES-İŞ, Türk-İş’e bağlı bir sendika. Daha önce farklı termik santrallerde yaşanan süreçlerde sergilenen uzlaşmacı ve bürokratik tutumun bedelini işçiler ödedi. İç Ege’nin emekçi halkı ve yıllardır alın teri döken işçiler yine belirsizlikle baş başa bırakıldı.
“Niye şaşırıyorsun?” diye sorulabilir. Aslında şaşırmıyorum. Bir ülkede işçilerin kaderi hep aynı kara tablo mu olacak? Elbette değişebilir. Ben değişeceğine inanan bir kamu işçisiyim. Ancak geçmiş deneyimler ortada. Ankara Çayırhan’da termik santralde yaşananlar hafızalarda taze. Göstermelik eylemler, kontrollü tepkiler, “Ne şiş yansın ne kebap” anlayışı… Sonuçta olan yine işçiye oldu.
Sendikal bürokrasiye açık çağrı
“Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir” diye bir atasözü vardır. Eğer gerçekten ders çıkarmak isteniyorsa, bu söz kulağa küpe olmalıdır. İşçilerin artık sendikal bürokrasiye, koltuklarını koruma telaşındaki yöneticilere ve iktidarlarla uyumlu hareket eden anlayışlara karnı toktur. İşçinin iradesi, masalarda daraltılmış pazarlıklara kurban edilmemelidir.
Bugün Soma, yarın hepimiz
Ülkede yeniden bir özelleştirme dalgası esiyor. “Bize dokunmuyor” rehavetiyle hareket edemeyiz. Bugün Soma’da yaşanan, yarın başka bir iş yerinde, başka bir kamu işletmesinde karşımıza çıkabilir.
Çarşı, pazar yangın yeri. Geçim derdi her geçen gün ağırlaşıyor. Böyle bir tabloda ücretsiz izin, belirsizlik ve özelleştirme tehdidi işçiler için kabul edilemez.
Bir kamu işçisi olarak hem TES-İŞ üyelerine hem de kamuda çalışan tüm işçilere çağrım şudur: Gözümüzü dört açmalıyız. Birlik olmalı, özelleştirmelere ve kamu varlıklarının peşkeş çekilmesine karşı bugünden örgütlü ve kararlı bir duruş sergilemeliyiz. Çünkü mesele yalnızca Soma değildir. Mesele, emeğin geleceğidir.
(İşçi Sendika Servisi)
Evrensel'i Takip Et