Aydın'da 'Laiklik haklarımızın güvencesidir' açıklaması
“Aydın Emek ve Demokrasi Platformu, laikliğin savunulmasının suç gibi gösterilmesine tepki gösterdi. Platform adına konuşan DİSK Genel-İş Aydın Şube Başkanı Sibel Özhan, ‘Laikliği savunmak suç değildir, anayasal bir haktır’ dedi.”
Fotoğraf: Evrensel
Aydın Emek ve Demokrasi Platformu, son dönemde laikliği savunan açıklamaların hedef gösterilmesine karşı Aydın Atatürk Kent Meydanı’nda saat 18.00’de basın açıklaması yaptı. Platform adına basın metnini DİSK Genel-İş Aydın Şube Başkanı Sibel Özhan okudu.
Özhan açıklamasında, laikliğin hedef alınmasının yalnızca anayasal ilkeye değil, emekçilerin tarihsel kazanımlarına da yönelik bir tehdit olduğunu söyledi:
“Son dönemde laikliğin savunulmasını suç gibi gösteren, laiklik talebini kriminalize etmeye çalışan, laikliği savunanları hedef gösteren açıklamalar sadece Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı değil, aynı zamanda işçi sınıfının ve emekçilerin tarihsel ve evrensel kazanımlarını da tehdit etmektedir. Laiklik sadece bu ülkenin kurucu ilkelerinden biri değil, aynı zamanda emekçilerin birliği, bütünlüğü, eşitliği ve hakları açısından da vazgeçilmezdir.”
Özhan, laikliğin inanç özgürlüğünün ve eşit yurttaşlığın güvencesi olduğunu vurgulayarak, “Laiklik emekçilerin birliğinin ve eşitliğinin, inanç özgürlüğünün ve eşit yurttaşlığın teminatıdır. Hiçbir iktidar dayatması olmaksızın herkesin inancını özgürce yaşayıp ifade edebilmesinin, farklı kimliklerin eşit haklarla barış içinde bir arada var olabilmesinin güvencesidir” dedi.
“Toplum kutuplaştırılarak yönetilmek isteniyor”
Özhan, ekonomik krizin derinleştiği dönemlerde emekçilerin kimlikler üzerinden ayrıştırıldığını belirtti:
“Özellikle ekonomik sıkıntıların arttığı, sermaye iktidarının emekçilere daha fazla yoksulluk, daha fazla adaletsizlik ve daha fazla güvencesizlik dayattığı dönemlerde emekçi kitleler kimlikleri üzerinden ayrıştırılarak yönetilmek istenmektedir. Hepimizi etkileyen yoksullaşmaya ve artan gelir adaletsizliğine karşı tepkileri önlemek için yoksuldan alıp zengine, işçiden emekçiden alıp sermayeye kaynak aktaran bu düzenin çarklarının dönebilmesi için toplumu kutuplaştıran ayrımcı politikalar devreye sokulmaktadır.”
Bu nedenle laikliği savunmanın emek ve demokrasi güçleri açısından temel bir sorumluluk olduğunu dile getiren Özhan, “Böylesi dönemlerde laikliği, barışı, kardeşliği ve özünde demokrasiyi savunmak biz emek ve demokrasi güçlerinin asli bir görevidir” ifadelerini kullandı.
“Laik düzende ‘kader’ denilerek sorumluluk örtülemez”
Laikliğin emeğin hak arama mücadelesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Özhan, şunları söyledi:
“Laiklik; kaderciliğe, biat kültürüne ve sorgusuz itaate karşı emeğin hak arama iradesini büyütür. Laik bir düzende işçilerin örgütlenmesi, grev yapması, hak araması günah olarak yaftalanamaz. Laik bir düzende iş cinayetlerinin failleri ‘kader’, ‘fıtrat’ denilerek aklanamaz. Sorumlular somut hatalarını ve suçlarını ‘inanç’ ile örtmeye kalkışamaz.”
Laikliği savunmanın dine karşı bir tutum gibi gösterilmesine de tepki gösteren Özhan, şu ifadeleri kullandı:
“Laikliği savunmayı korkunç ve tehlikeli bir demagoji ile dine karşı bir saldırıymış gibi göstermek, anayasamızın laiklik ilkesine aykırı bir tutumdur. Laikliği savunmak, inançların sermayeye ve iktidar güdümüne sokulmasına karşı çıkmaktır. Aksini iddia etmek hem laikliğe hem de toplumsal barışa karşı çok tehlikeli bir girişimdir.”
Açıklama, şu sözlerle son buldu:
“Laikliği savunmak suç değildir. Anayasal bir haktır, dahası emek örgütleri için tarihsel bir sorumluluktur. Biz emek ve demokrasi örgütleri olarak laikliğin kriminalize edilmesini reddediyor; emeğin birliği ve kardeşliği için demokrasi ve laiklik mücadelesini büyüteceğimizi ilan ediyoruz.”
(Haber Merkezi)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et