Tülay Hatimoğulları: Kalıcı barış için Öcalan'ın statüsü yasal düzenlemeyle tanınmalı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu; "Gelin infaz kanununu, çerçeve kanunu, demokratikleşme kanunlarını bu ay çıkaralım. Bayramda 86 milyona müjdeler armağan edelim" çağrısında bulundu.
Fotoğraf: TBMM
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Meclis grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
Komisyon raporundaki yasal ve demokratik öneriler için bayram sonrasını beklemeye gerek olmadığını vurgulayan Hatimoğulları, "Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Osman Kavala, Can Atalay neden hâlâ içeride? Kayyımlar neden hâlâ belediye başkanlarının koltuklarında oturuyor? Ekrem İmamoğlu ve diğerleri neden hâlâ tutuklu yargılanıyor" diye sordu.
DEM Parti'nin önünün açılmasını ve yasal düzenleme önerilerinin dikkate alınmasını isteyen Hatimoğulları, "Gelin, bu hayırlı ayda hayırlı işleri hep beraber yapalım. İnfaz kanununu, çerçeve kanunu, demokratikleşme kanunlarını bu ay çıkaralım. Bayramda 86 milyona müjdeler ve mutlulukları armağan edelim" çağrısında bulundu.
Hatimoğulları, kalıcı bir barış için Abdullah Öcalan'ın statüsünün yasal bir düzenlemeyle tanınması ve hukuki güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bugün "Bundan sonra planlanan atılımların gerçekleşmesi için PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorununun çözümü nasıl olacaktır? Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?" diye sormuştu.
"Ana dili eşit yurttaşlığın somut adıdır"
21 Şubat Uluslararası Anadili Günü'nün geride kaldığını hatırlatan Hatimoğulları, "Ana dili veya çok dillilik bir ülkeyi bölmez, ayrıştırmaz. Bilakis bir ülkede yaşayan farklı halklardan ve inançlardan insanları birleştirir" diye konuştu.
"Ana dili eşit yurttaşlığın, demokrasinin ve adaletin somut adıdır. Hiçbir dil bilinmeyen dil değildir. Tersine diller hakikatin kendisidir. 21. yüzyılda dillere UFO muamelesi çekenler yüzleri kızarmalı, utanmalı" diyen Hatimoğulları, Türkiye'de milyonlarca Kürt'ün ana dillerinde konuştuğunu hatırlattı. "Peki Kürt'ün, milyonlarca insanın kendi ana diliyle eğitim görmesinden daha doğal ne olabilir ki? O yüzden ana dilinde eğitim hakkı çok önemlidir. Ana dili özgürleşmeden demokrasi tamamlanamaz" diye ekledi.
"Yasal güvenleceler hayata geçirilmeli"
Hatimoğulları sürece dair de açıklamalarda bulundu. "Türkiye; tarihinin en kritik, en kırılgan ama gerçekçi bir çözüm çizgisinden ilerlenirse bir o kadar da umut vadeden bir dönemden geçiyor. Önümüzde duran günler, sıradan günler değil; yüz yıllık bir düğümün çözülüp çözülmeyeceğine karar vereceğimiz günler" diyen Hatimoğulları, DEM Parti İmralı heyetinin 18 Şubat’ta yaptığı açıklamayı hatırlattı.
Hatimoğulları, "Açıklamadaki Sayın Öcalan’ın ifadesi çok önemli bir siyasi beyandır. Bu beyanda Sayın Öcalan’a ait bir cümlenin altını özellikle çizmek istiyorum: 'Biz artık nasıl bir araya geleceğimizi ve barış içinde bir arada nasıl yaşayacağımızı tartışmak istiyoruz.' Evet, 'Birlikte nasıl yaşayacağız' sorusu Türkiye’nin temel sorusudur. Bu soru ve cevabı bulmak, yeni dönemin pusulasını bulmak demektir. Biz artık zora dayalı yaşamın sonucu olan ölümü değil, rızaya dayalı olan özgür ve demokratik yaşamı konuşmak istiyoruz. Bu soru, artık ülkenin ödevidir. Dolayısıyla bu soruya yanıt düşünmek, öneri üretmek, katkı vermek 86 milyon yurttaşın ortak sorumluluğudur" dedi.
Bu dönemin, "Şiddetin devreden çıktığı, sözün ve siyasetin konuştuğu bir demokratik bütünleşme dönemi" olması gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, "Toplumsal uzlaşıyı esas alan, Meclis zeminindeki yasal güvenceler hayata geçmelidir" çağrısında bulundu.
"Ancak kendinizi kandırırsınız"
Süreç komisyonunda 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla şerhli kabul edilen rapora değinen Hatimoğulları, "Komisyon raporunun eksiklikleri, yetersizlikleri var; toplumsal gerçeklerle uyumlu olmayan yönleri var. Kullanılan dil eski ezberlere dayanıyor; oysa dili çözüm dili olmalıydı. Kürt sorununu terör parantezine sıkıştırarak ancak kendinizi kandırırsınız. Bu kabul edilebilir bir şey değildir. Biz muhalefet şerhimizi ortaya koyduk" diye konuştu.
"Demirtaş neden hâlâ içeride, İmamoğlu neden hâlâ tutuklu?"
Komisyon raporunda yer alan kimi yasal düzenlemeler ve demokratikleşme çerçevesinin önemli olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, "Ama gereklilikleri yerine getirilirse tabii" diye ekledi. Hatimoğulları, şöyle devam etti:
"Raporda yer alan yasal ve demokratik öneriler için bayram sonrasını beklemeye gerek yoktur. Bu rapordan hareketle Meclis elini acilen taşın altına koymalıdır. Tek bir yasal değişikliğe gerek olmayan önerilerin hayata geçmesi için beklemeye gerek yok. Raporda yer alan 'AİHM ve AYM kararları uygulansın' vurgusu için yargı erkinin beklemesini gerektiren hiçbir şey yok. Bu bekleme keyfi bir beklemedir. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Osman Kavala, Can Atalay neden hâlâ içeride? Kayyımlar neden hâlâ belediye başkanlarının koltuklarında oturuyor? Ekrem İmamoğlu ve diğerleri neden hâlâ tutuklu yargılanıyor?"
"Gelin bayramda 86 milyona müjdeler verelim"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve diğer iktidar temsilcilerinin "Bayram sonrasını" işaret etmesine tepki gösteren Hatimoğulları, "Gelin, bu hayırlı ayda hayırlı işleri hep beraber yapalım. İnfaz kanununu, çerçeve kanunu, demokratikleşme kanunlarını bu ay çıkaralım. Bayramda 86 milyona müjdeler ve mutlulukları armağan edelim" çağrısında bulundu.
İktidara seslenen Hatimoğulları, "Biz DEM Parti olarak buradayız. Demokrasi, eşitlik ve özgürlük perspektifimize güveniyoruz. DEM Parti'nin önü açılmalıdır. Meclis üzerine düşen görev ve sorumlulukları yapmalı, DEM Parti'nin önerilerine açık olunmalıdır. Yasal değişiklik önerilerimizle bir ayda Türkiye'ye mutluluk getirebiliriz. Tarihi ve köklü sorunların çözümü için kapıları ardına kadar aralayabiliriz. Biz hazırız" dedi.
"Öcalan'ın statüsü hukuki güvence altına alınmalıdır"
Abdullah Öcalan'ın "Barış ve Demokratik Toplum" çağrısını yaptığı 27 Şubat 2025'in yıl dönümüne 3 gün kaldığını hatırlatan Hatimoğulları, "Kürt siyasi hareketi ve Sayın Öcalan, bu tarihin gerekliliklerini yerine getirmiş, barış elini havada bırakmamış, silahları susturma iradesini beyan etmiştir. Toplumsal barış için atılması gereken en önemli adımı atmışlardır. Sıra devlettedir" dedi.
"27 Şubat'ın yıl dönümüne yaklaşırken, sadece iyi niyet beyanları değil, somut yasal adımlar bekliyoruz" diyen Hatimoğulları, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
- "Kalıcı bir barış için Sayın Öcalan'ın statüsü yasal bir düzenlemeyle tanınmalı ve hukuki güvence altına alınmalıdır.
- Bu süreç sözde kalmamalı, TBMM çatısı altında yasal düzenlemeler hızlıca yapılmalı.
- 'Kürde barış, Türkiye geneline demokrasi' yaklaşımı hızlıca hayata geçirilmeli, muhaliflere dönük soruşturmalar derhal son bulmalı.
- Kayyım düzeni bitmeli, halkın iradesine ve seçilmişlere kesintisiz saygı esas alınmalıdır.
- Kürtlerle ilişki terör ve güvenlik parantezinden çıkarılmalı, eşit yurttaşlık ve demokratik ortaklık zeminine oturmalı.
- Devlet-vatandaş bağı inkarla değil, kabul, adalet ve onurlu barış temelinde yeniden kurulmalı.
- Siyasi barış ve toplumsal barışa ekonomik barış eşlik etmelidir."
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et