AKP’nin sosyal medya ‘hesapları’: Yasak ve sansürün kronolojisi
Sosyal medyaya dair Meclise getirilmesi beklenen yeni düzenlemeler, AKP'nin her geçen gün çeşitlendirdiği sansür enstrümanlarının bir yenisi olma riskini taşıyor.
Fotoğraf: Unsplash
Burkay Rende
[email protected]
Türkiye’de internet ve sosyal medya üzerindeki denetim, 2007 yılında “çocukları koruma” ve “katalog suçlarla” mücadele edileceği propagandasıyla yola çıkan ancak zamanla geniş bir kontrol mekanizması inşasına dönüşen bir seyir izledi. Bu seyrin ana omurgasını oluşturan 5651 sayılı Kanun, yürürlüğe girdiği ilk yıllarda “Atatürk’e hakaret” gibi gerekçelerle YouTube gibi platformların defalarca kapatılmasına zemin hazırladı. 23 Ocak 2007’de kabul edilen bu kanunla birlikte 2008-2010 yılları arasında YouTube 10’dan fazla kere engellendi ve 5 binden fazla site erişime kapatıldı.
Bir kilometre taşı: Gezi direnişi
Yıl 2013’e geldiğindeyse Gezi direnişi AKP’nin sosyal medyaya dair politikalarını daha da hızlı keskinleştirmeye karar verdiği bir dönüm noktası oldu. Bugünlerde Twitter ve YouTube’a kısmi yavaşlatma uygulandı. Bu tarihten sonra kısmi yavaşlatma uygulaması iktidarın toplumsal olaylar karşısındaki rutin reflekslerinden biri haline geldi. Aynı yılın 17 Aralık günü başlayan ve 2014 yılında da devam eden yeni bir süreç başladı. İktidar kliklerinin “iç hesaplaşma”sının bir parçası olarak Fethullahçı kadrolar tarafından bakanların, çocuklarının ve AKP’ye yakınlığıyla bilinen iş insanlarının telefon görüşmeleri sosyal medyaya sızdırıldı.
20 Mart 2014’te Twitter’a mahkeme kararıyla erişim tamamen engellendi. Aynı dönemde YouTube’a da bloke getirildi, her iki platform da yaklaşık 2 ay sonra tekrardan açıldı. Ancak iktidar artık sosyal medyaya ilişkin fikirlerini daha yüksek sesle anlatıyordu. Erdoğan, mitinglerinde ve röportajlarında ‘‘Twitter falan hepsinin kökünü kazıyacağız’’, “Bu konuda kararlılığımız var. Bu milleti YouTube’a Facebook’a, bilmem şuraya buraya yediremeyiz. Atılması gereken adım neyse biz bu adımı en kesin hatlarla atacağız” gibi cümleler kurdu. Aynı yıl Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) (O zamanki ismiyle Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) yapılan bir yasa değişikliği sonucunda mahkeme kararı olmaksızın site engelleme yetkisi verildi. Yıl boyu 23 bin 558 site (2013’e göre 7 bin 218 daha fazla) kapatıldı, 17 gazeteci, 30 internet sitesi, 3 Facebook sayfası sansürlendi.
OHAL’le sansür arttı
15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL dönemiyse, sosyal medyada sansürün artık kurumsallaştığı bir dönem oldu. Bu dönemde siteyi tamamen kapatmak yerine, internet trafiğini yavaşlatarak platformu kullanılamaz hale getiren “bant daraltma” yöntemi yaygınlaştı. Özellikle toplumsal olaylar sonrası başvurulan bu yöntemin yanı sıra, dünyanın en büyük çevrim içi ansiklopedisi Wikipedia, 2017’den 2020’ye kadar “milli güvenlik” gerekçesiyle 2.5 yıl boyunca kapalı kaldı.
2020 yılında yürürlüğe giren “Sosyal Medya Yasası”, günlük erişimi 1 milyondan fazla olan platformlara “Türkiye’de temsilci bulundurma zorunluluğu” getirdi. Temsilci atamayan platformlara yönelik ağır para cezaları, reklam yasakları ve yüzde 90’a varan bant daraltma cezaları listelendi. Bu baskı politikası uluslararası teknoloji şirketlerini içerik kaldırma talepleri konusunda devletle doğrudan muhatap haline getirdi. 2013-2019 yılları arasında BTK, sosyal medya hareketlerine ilişkin 500 bini aşkın idari karar aldı.
Bilindik bir araç: ‘Dezenformasyonla mücadele’
İktidarın elinde tuttuğu sansür yetkisini bir üst seviyeye taşıyan hamle ise 2022 yılında çıkan ve kamuoyunun “sansür yasası” olarak adlandırdığı “Dezenformasyon Yasası” oldu. Bu yasayla Türk Ceza Kanunu’na eklenen “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu, paylaşımlar nedeniyle bireysel kullanıcılara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ihtimali doğurdu.
2024 yılının sosyal medya sansürüne dair verileri artık Türkiye ortalamasıydı. 2024 sonu verilerine göre 270 bin URL ve 17 bin Twitter hesabı engellendi, Wattpad, Discord ve Roblox gibi platformlara erişim yasağı getirildi. 8 bin 762 haber erişime engellendi. Ağustos ayında Instagram 8 gün tamamen engellendi. İstatistikler, toplam engelli içerik sayısının milyonlara ulaştığını ortaya koyuyor. Bu yıl içerisinde 76 devletin uyguladığı sosyal medya sansürünü inceleyen bir akademik araştırmaya göre iktidarın almış olduğu sansür kararları, o yıl 76 devletin almış olduğu sansür kararlarının yüzde 6.39’unu oluşturuyor. Bu oran, Türkiye’yi 2024 sosyal medya sansür şampiyonu yapıyor. AKP, zirveyi dönemin Cezayir, Pakistan ve Sri Lanka iktidarlarıyla paylaşıyor.
İktidarın bu sansür gücünü nasıl kullandığına dair en açık örneklerden biri 2025’te yaşandı. Cübbeli Ahmet’in damadının ve ağabeyinin karışmış olduğu yolsuzluk olayına ilişkin haberler “milli güvenlik” gerekçesiyle yasaklandı.
Bu yıl sık sık iktidarın ‘ahlak’ tanımının dışında kalan şarkılar da bu güçten nasibini aldı, Youtube ve Spotify gibi mecralardan kaldırıldı.
Martta seri sansür
Mart 2025’te İmamoğlu’nun gözaltına alınması sonrası başlayan protestolarda 471’den fazla X (Twitter) hesabı engellendi. Bu hesaplar arasında birçok gençlik örgütü ve politik yayınların hesapları da vardı. İmamoğlu’nun 9.7 milyon takipçili hesabı “ulusal güvenlik” gerekçesiyle bloke edildi. FreeWeb raporuna göre “milli güvenlik” en yaygın gerekçe oldu. Verilere göre, Instagram’da taleplerinin yüzde 79’u, Facebook’ta yüzde 42’si gerçekleşti.
Yayımladığı bir karikatür gerekçesiyle Leman dergisi hesapları engellenirken 30 Haziran akşamı dergi bürosu önüne çağrı yapan ve kitleyi şiddete teşvik eden İBDA-C örgütü bağlantısı bilinen sosyal medya hesaplarına herhangi bir yaptırım uygulanmadı. Aynı akşam büro önünde uğradığı şiddetin görüntüleri sosyal medyada yayılan Barış Akademisyenlerinden Aslı Aydemir 4 Temmuz’da çıkarıldığı mahkeme sonucunda tutuklandı. Sosyal medya paylaşımları sebebiyle çok sayıda kişi ifadeye çağrıldı, gözaltına alındı veya tutuklandı.
EngelliWeb’in raporuna göre 2025 yılında en çok erişim engeli kararı veren merciler BTK, Türkiye Futbol Federasyonu, hakimlikler ve mahkemeler oldu.
Yani günümüz Türkiye’sinde tüm bu araçlarla, herhangi bir internet platformu ve içeriği, “milli güvenlik” veya “kamu düzeni” gerekçesiyle kolayca kısıtlanabiliyor. Bu gerekçelerin tanımlarını ve sınırlarını ise AKP’nin o günkü ihtiyaçları ve çıkarları belirliyor.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et