Milyarlarca liralık ticari davalar merkezileştirildi
HSK kararıyla İstanbul'daki Bakırköy, Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemeleri kapatılarak tüm dosyalar tek merkezde toplandı. Karara tepki gösteren İstanbul Barosu, şeffaflıktan uzak bu adımın kaosa yol açacağını belirtti.
ANKA
Eylem Nazlıer
[email protected]
Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan HSK kararıyla, İstanbul Ticaret Mahkemeleri hariç kentte bulunan tüm ticaret mahkemeleri kapatıldı. Karar kapsamında Bakırköy, İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin faaliyetleri durduruldu. Bu mahkemelerde bulunan dosyaların İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine devredilmesine hükmedildi.
Böylece İstanbul’daki tüm ticaret mahkemeleri İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri çatısı altında birleştirilmiş oldu. Buna göre milyarlarca liralık ticari davalar merkezileştirildi.
Yargının şeffaf olmadığının göstergesi
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Ergin, ticaret mahkemelerinin tek merkezde birleştirilmesine ilişkin barolardan hiçbir görüş alınmadığını belirterek, “Hiçbir baroya sorulmadı. Yargının demokratik ve şeffaf olmadığının göstergesi. Tek adam düzeninde şeffaflık olmaz” dedi.
Ergin, “Bu işin faydasının ne olacağını da anlayamadık. Yargılamaları çabuklaştırma, hazırlık sürecini iyileştirme, erişim kolaylığı sağlama, yargı yerlerine ve yargıya ulaşımı kolaylaştırma gibi gerekçeler düşünüldüğünde bunun hiçbir anlamı yok. Mahkemenin yerini değiştirmekle bunlar sağlanamaz” diye konuştu.
‘Türkiye’de başka bir mahkeme düzenine mi geçiliyor?’
Ticaret mahkemelerinin yeni kurulmuş yapılar olmadığını vurgulayan Ergin, kendi avukatlık geçmişinden daha eski olduklarını belirtti. Daha önce Anadolu yakasındaki dağınık yapının tek adliyede toplanmasının coğrafi merkezileştirme açısından bir mantığı olduğunu ifade eden Ergin, “O dönemin koşullarında bu istenen bir şeydi. Ancak şimdi köklü ticaret mahkemeleri bir gecede, sürpriz şekilde kapatılıyor. Anlam veremediğimiz nokta da bu: Neden yapıldı?” diye sordu.
‘Rüşvet ve rant iddiaları var’
Konkordato süreçlerinde ciddi paraların döndüğüne ilişkin iddiaları hatırlatan Ergin, “Rüşvet ve rant iddiaları vardır. Bunları merkezileştirmek mi amaç? Kontrol etmek mi? Yok etmek mi? Hangisi hedefleniyor? Bakanlık bu iddiaları kabul mü ediyor? Niçin yapıldı bu işlem?” diye sordu.
Dosyaların akıbetine ilişkin de belirsizlik bulunduğunu belirten Ergin, yeni mahkemelerin bu yükle nasıl başa çıkacağının bilinmediğini söyledi. Henüz hazır bir fiziki altyapı olmadığını ifade eden Ergin, başka bir binada toplanacağının söylendiğini aktardı. “Eğer yapılan işlem doğruysa önce binayı, fiziki şartları hazırlarsınız, sonra mahkemeleri taşırsınız. İstanbul Adliyesindekileri de, Anadoludakileri de, Bakırköy ve Küçükçekmecedekileri de planlı biçimde taşırsınız. Bu yapılmadığı takdirde bir kaos yaşanacak. Dosyalar bakımından ciddi belirsizlik doğacak. Hiç doğru bir uygulama değil” dedi.
Yargı denildiğinde çoğu zaman ceza davalarının akla geldiğini ancak hak ihlallerinin yalnızca ceza dosyalarında yaşanmadığını belirten Ergin, diğer hukuk dallarında da bunun yansımalarının görüldüğünü söyledi. Mahkemelerin, yargılama sisteminin ve adalete erişimin geldiği nokta bakımından kararın herkes için büyük bir sürpriz olduğunu dile getiren Ergin, bu sürprizin şeffaflığı da ortadan kaldırdığını ifade etti.
İstanbul Barosu’na kayıtlı Avukat Candeniz Gük, Çağlayan Adliyesi inşa edilirken kendilerinin hukuk fakültesi öğrencisi olduğunu hatırlatarak, dönemin koşullarında 15 katlı dev yapının fiziki olarak yeterli görüldüğünü ve İstanbul’daki mahkemelerin tek çatı altında toplanmasının amaçlandığını söyledi.
Özellikle kamuoyunda “Finanskent” olarak anılan bölgeye taşınma planlarının ciddi tartışmalara yol açtığını dile getiren Gük, ulaşım altyapısının yetersizliği, toplu taşıma bağlantılarındaki sorunlar ve yoğun trafik nedeniyle avukatlar açısından ciddi güçlükler doğabileceğini vurguladı. Gük, yargı hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması gerekirken, yeni yerleşke planlamalarının bu ilkeyi zedelememesi gerektiğini ifade etti.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et