TÜPRAŞ’ta bilanço parlak, iş yükü ağır
İzmir Aliağa’daki işçiler, artan kâra rağmen norm kadroların düşürüldüğünü, iş yükü ve iş güvenliği risklerinin arttığını, mobbing ve işten atma tehdidinin yaygınlaştığını söyledi. İşçiler, iş güvencesi talep etti.
Fotoğraf: Evrensel
Emre Gökmen
[email protected]
Koç Holding bünyesinde bulunan TÜPRAŞ, geçtiğimiz hafta açıkladığı son çeyrek bilançosunda 2025’in son çeyreğinde 6.25 milyar TL net kâr elde ettiğini, 2025 yılı toplam kârının ise 29.5 milyar TL olduğunu duyurdu. İzmir Aliağa’da bulunan TÜPRAŞ işçileri şirketin kâr oranları artarken rafineri içerisindeki çalışma koşullarının geriye gittiğini, iş yükünün arttığını, iş güvenliği risklerinin çoğaldığını, mobbing ve işten atma tehdidinin yaygınlaştığını belirten işçiler tepki gösterdi.
“Açıklanan kâr oranları beklentilerin de üzerinde çıkmış” diyen bir işçi, şöyle konuştu:
“Peki TÜPRAŞ bu kadar yüksek kâr oranları elde ederken bizim payımıza ne düşüyor? Sıralayalım: Bize düşen, daha az işçiyle daha çok iş yapmak. Tamamlanmayan norm kadrolar yerine mevcut norm kadroların azaltılması hem iş kazalarına davetiye çıkarıyor hem de işçilerin üzerindeki iş yükünü artırıyor. Ünite birleştirmeleri yapılarak sorumluluk artırılıyor; hem psikolojik hem fiziki olarak yıpratılıyoruz. Yıllar içinde azalan iş tecrübesi ve işletmenin yüksek risk barındıran yapısı nedeniyle hem çalışanlar hem de Aliağa halkı için ölümlerle sonuçlanabilecek patlamalara ve çevre olaylarına davetiye çıkarılıyor.”
‘Yüksek kârlar, küçük hesaplar’
Norm kadroların tamamlanmadığını vurgulayan işçi, şunları söyledi:
“İşveren, fazla mesai ücretlerini öne sürerek izin kullanmamıza engel oluyor ve dinlenme günlerimizi bile kısıtlamaya çalışıyor. Bu kadar yüksek kâr elde eden bir işletmenin bu tür küçük hesaplara girmesi komik. Ayrıca üzerimizde baskı oluşturuluyor. Son zamanlarda işveren yetkilileri açıktan mobbing uyguluyor, işten atma tehdidi savuruyor. İşten atılma korkusu yaşayan işçiler ses çıkarmakta zorlanıyor. Sendikanın bu gelişmelere normalmiş gibi bakması ve tepki göstermemesi işçileri daha fazla korkuya hapsediyor. Güvencemiz olan sendikamıza güvenmek, örgütlülüğümüzü kullanarak öncülük yapmalarını istiyoruz. Haklarımızın korunmasını ve iş güvencemizin sağlanmasını talep ediyoruz.”
İşçi taleplerini şöyle sıraladı: “İşçilere sorulmadan alınan kararlarla norm kadroların düşürülmesine ve ünite birleştirmelerine son verilmelidir. Gaz ölçümleri profesyonel ve bu konuda eğitimli uzmanlar tarafından yapılmaya devam edilmelidir. Baskı, mobbing ve işten atma tehditleri sona ermelidir. İşçilerin güvencesizlikle boğuşmadan işine ve ekmeğine sahip çıkabilmesi sağlanmalıdır. Sendikamız da burada üzerine düşeni yerine getirmelidir.”
‘Sessizce taşeronlaştırılıyoruz’
Bir başka TÜPRAŞ işçisi ise kâr oranlarındaki artışla birlikte iş yükünün de her geçen gün arttığını belirterek şöyle devam etti:
“40-45 kişi olan bakım kadroları 20-25’e düşürülüp taşeron çalışan sayısı artırılıyor. Sessiz ve derinden ilerleyen bir süreçle taşeronlaştırılıyoruz. İçeride norm kadro eksiltilmesi, board birleştirilmesi gibi sorunlar devam ediyor. Bölgesel geçiş yapılan yerlerdeki işleyişler inceleniyor ancak iş yükü azalacağına artıyor. Mavi yaka kadro yapısının değiştirilmesi gerekiyor. Hâlâ 1997 yılından kalma bir skala ile yönetiliyoruz. Kadro çalışması yapılmadıkça işçinin sırtındaki yük daha da artacak. Elbette bu çalışmanın yalnızca işveren taraflı yapılmaması gerekir; aksi takdirde sonuçlar bizim lehimize olmuyor.”
‘Hayat ateş pahası’
Son sözleşmeye de değinen işçi, sözleşmenin gece yarısı imzalanmasına tepkinin yüksek olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
“Alınan zammı yeterli bulmamıştık. İlk altı ay için yüzde 35 zam tepki almıştı. Biz bu duruma tepki gösterirken hükümetin asgari ücrete, emekliye ve memura verdiği komik zamların ardından, kötü dediğimiz sözleşme bile gözümüzde ortalama görünmeye başladı. Ama yine de hayat ateş pahası. Yüzüne bakılacak bir evin kirası 35-40 bin lirayı buluyor. Çocukların okul masrafları, servis ücretleri artıyor. En önemlisi ise üzerimizdeki vergi yükü belimizi büküyor. Sonuç olarak TÜPRAŞ kârını katlarken bizim ücretlerimiz eriyor, masrafları karşılamak zorlaşıyor.”
Evrensel'i Takip Et