Boğaz’ın iki köprüsü ve BOTAŞ: 4.2 milyar dolarlık satış planı
BOTAŞ ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü satış listesinde. İktidarın 2026 için özelleştirme gelir hedefi ise 4.23 milyar dolar. Stratejik kamu varlıklarının geleceği yeniden tartışma konusu.
Fotoğraf: Ilnur/Unsplash
Eylem Nazlıer
[email protected]
Özelleştirmede cumhuriyet tarihi rekoru kıran AKP iktidarı, bu yıl İstanbul’daki Boğaz köprüleri ve BOTAŞ olmak üzere çok sayıda taşınmazın satışını hedefe koydu. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün gelirleri, kamu varlıklarının bütçe içindeki yerini bir kez daha gündeme taşıdı. Verilere göre iki köprü 2001-2019 yılında toplam 2.5 milyar dolar gelir sağladı.
2026 yılı için belirlenen özelleştirme geliri hedefi ise 4 milyar 230 milyon 272 bin 900 dolar. Bu rakam, iki köprünün 20 yılda elde ettiği toplam gelirin yaklaşık 1.7 katına denk geliyor.
Öte yandan iki köprünün 2026 yılı için ortalama tahmini geliri 188.6 milyon dolar olarak hesaplandı. Bu tutar baz alındığında, 2026 özelleştirme hedefi bu iki köprünün yalnızca yaklaşık 22 yıllık gelirine karşılık geldiği görüldü.
BOTAŞ da özelleştirilmek isteniyor
İki köprünün yanı sıra, AKP’li Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, 2026 yılı bütçe sunumunda BOTAŞ’ın yıl içinde özelleştirileceğini kaydetti.
Bu yıl 4.2 milyar dolarlık özelleştirme geliri hedefleyen iktidar planına dahil olan BOTAŞ ve köprülerin özelleştirilmesi düşünüldüğünde iki varlık gelir yaratma potansiyellerinin çok altında değere satılacak.
Özellikle köprü, otoyol ve enerji varlıklarının gelir potansiyeli, bütçe açıklarının kapatılmasında önemli bir araç olarak öne çıkarken; uzun vadeli kamu yararı, gelir sürekliliği ve stratejik altyapıların kamusal niteliği konusundaki garanti sağlıyor.
2026 yılında toplam yatırım bütçesi 1.3 trilyon lira olan TPAO, BOTAŞ, TEİAŞ, EÜAŞ ve Eti Maden özelleştirme tehdidi altında.
Özelleştirme katlandı
1991-2000 döneminin toplam özelleştirme geliri 6.7 milyar dolar düzeyinde iken AKP’li yıllarda özelleştirme katlandı.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı verilerine göre 1986-2015 yılları arasında ortalama kurlarla toplamda 61.2 milyar dolar değerinde özelleştirme geliri elde edildi. 2016 yılında güncel parasal karşılığı 4 milyar dolar olan özelleştirme gelirleri, 2017’de 1.7 milyar dolar, 2018’de 1.7 milyar dolar 2019’da ise 1.1 milyar dolar seviyesine kadar geriledi.
2020’de 850 milyon dolar, 2021’de 773 milyon dolar, 2022’de 463.45 milyon dolara gerileyen özelleştirme gelirleri, 2023’te 348.9 milyon dolara düştü ve 2024’te 267.07 milyon dolar ile dip yaptı.
2024-2028 dönemini kapsayan 12. dönem kalkınma planında ve 2026-2028 yılları orta vadeli program kapsamında ise 2026 yılı için hedeflenen özelleştirme geliri 185 milyar TL (güncel kurla 4.23 milyar dolar) seviyesinde.
Rekabet Kurumu tarafından yayımlanan birleşme ve devralma görünüm raporlarına göre 2025 yılında 19 kamu şirketi özelleştirildi bu özelleştirmelerin güncel bedeli 2.7 milyar dolar oldu. 2024’te 6 şirketin özelleştirilmesi 992 milyon dolar karşılığında 2023’te 3 şirket için 18 milyon dolar, 2022’de 7 şirket için 1.6 milyar dolar, 2021’de 7 şirketin özelleştirilmesi karşılığında bugünün alım gücüyle 12.87 milyar dolar gelir elde edildi.
Petrol Ofisi, TÜPRAŞ, TEKEL, PETKİM satıldı
Türkiye’de özelleştirme uygulamaları 1986’da başladı. 1986-2001 döneminde 16 yılda toplam 7.5 milyar dolar gelir elde edilirken, 2002-2017 arasındaki 16 yılda bu tutar 61 milyar dolara çıktı. Özellikle 2000’li yıllar, yüksek tutarlı ve stratejik kamu varlıklarının el değiştirdiği dönem olarak kayda geçti.
Bu dönemin en büyük işlemlerinden biri, Türk Telekom’un yüzde 55’lik kamu hissesinin 6.55 milyar dolar karşılığında Oger’e devredilmesi oldu. 2008’de şirketin yüzde 15’lik hissesi de halka arz edilerek 1.87 milyar dolar gelir sağlandı. 2000’lerdeki diğer büyük blok satışlar arasında Petrol Ofisi (1.26 milyar dolar), ERDEMİR (2.77 milyar dolar), TÜPRAŞ (4.14 milyar dolar) ve PETKİM (2.04 milyar dolar) yer aldı.
2009 sonrasında ise özelleştirme gelirlerinin ana kaynağını tesis ve varlık satışları oluşturdu. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı verilerine göre gelirlerin büyük kısmı enerji dağıtım şirketleri ve termik santrallerden sağlandı. Kemerköy, Yeniköy ve Seyitömer Termik Santrallerinin satışları yaklaşık 5 milyar dolar getirdi. Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ 1.9 milyar dolara özelleştirilirken, TEDAŞ’ın dört bölgesel şirketi de 1 milyar doların üzerinde bedellerle devredildi.
Taşınmaz satışları da dikkat çekti. KGM Levent arsası 800 milyon dolara, Maliye Hazinesine ait İstanbul arazileri ise 482 milyon dolara satıldı. TEKEL’in sigara ve içki bölümleri ayrı ayrı yaklaşık 2 milyar dolar karşılığında özelleştirildi.
Özelleştirme sürecinde dikkat çeken bir başka nokta ise bazı kamu kuruluşlarının parçalanarak satılması oldu. TEKEL ve TEDAŞ bölünerek özelleştirilirken, Türk Telekom sabit, mobil ve internet hizmetleri ile gayrimenkulleriyle birlikte blok olarak devredildi. Elektrik dağıtımında uygulanan bölgesel ayrıştırma yöntemi, telekomünikasyon alanında tercih edilmedi. Bu farklı yöntemler, kamu varlıklarının satış biçimi ve gelir yapısı açısından tartışmaları beraberinde getirdi.
Evrensel'i Takip Et