17.02.2026 12:45 / Güncelleme: 13:45

Tuncer Bakırhan'dan siyasi parti liderlerine çağrı: 'Çözüm için liderler zirvesinde bir araya gelelim'

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Kalıcı ve sürdürülebilir bir barış için Sayın Öcalan’ın statüsü ve çalışma koşulları fiili değil, resmi ve yasal bir düzenlemeyle belirlenmeli, güvence altına alınmalıdır" dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, süreç komisyonunun ortak rapor taslağının komisyondaki partilerle paylaşılması ve DEM Parti İmralı heyetinin dün Abdullah Öcalan ile görüşmesinin ardından partisinin Meclis grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın "Suriye'den sonra sıra Irak'ta" sözlerine tepki gösteren Bakırhan, "Sayın Fidan’a açıkça soruyoruz: Şengal’de, Mahmur’da ve Federe Kürdistan Bölgesi’nde yeni hesaplar mı devreye sokmak istiyorsunuz? Eğer böyleyse bu yaklaşım hem barış sürecine hem de 86 milyonun geleceğine karşı yapılan en büyük yanlış olur" dedi.

Fiili düzenlemelerin geçici olduğunu vurgulayan Bakırhan, "Kalıcı ve sürdürülebilir bir barış için Sayın Öcalan’ın statüsü ve çalışma koşulları fiili değil, resmi ve yasal bir düzenlemeyle belirlenmeli, güvence altına alınmalıdır" çağrısında bulundu.

Bakırhan ayrıca tüm siyasi parti liderlerine "Kürt meselesi başta olmak üzere Türkiye’nin temel ve köklü sorunlarını çözmek için Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde bir 'Liderler Zirvesi'nde bir araya gelmeleri" çağrısında bulundu.

Bakırhan, komisyon raporuna dair ise "Eski dille yeni Türkiye raporu çıkarılamaz. Eski zihniyetle demokratik Türkiye inşa edilemez. Çok açık söyleyelim: 40 yıldır bize vura vura söyletemediklerini, bugün bize gül uzatarak asla söyletemezler. Bu rapor Kürt meselesini terör parantezine almamalıdır. Kürt meselesi terör meselesi değil, demokrasi ve özgürlükler meselesidir" dedi.

"Uyarıyoruz; Irak ne Libya’ya ne Suriye’ye benzer"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın "Suriye'den sonra sıra Irak'ta" sözlerinin dilomatik krize neden olduğunu hatırlatan Bakırhan, "Uyarıyoruz; Irak ne Libya’ya ne Suriye’ye benzer. Irak’taki hareketlenme, Suriye’den İran’a, Yemen’den Lübnan’a kadar geniş bir coğrafyayı etkiler. Böyle bir ortamda Türkiye, etnik ve inançsal fay hatlarını tetikleyen senaryolardan uzak durmalıdır. Özellikle Kürtleri bahane ederek Şengal’e, Mahmur’a, Erbil’e yeni tehditler savurmak doğru bir tutum değildir. Sayın Fidan’a açıkça soruyoruz: Şengal’de, Mahmur’da ve Federe Kürdistan Bölgesi’nde yeni hesaplar mı devreye sokmak istiyorsunuz? Eğer böyleyse bu yaklaşım hem barış sürecine hem de 86 milyonun geleceğine karşı yapılan en büyük yanlış olur. Aksine yapılması gereken, Kürtlerle stratejik ve tarihi ittifaklar kurmaktır. Birlikte büyümektir. Bu konuda somut bir teklifimiz var: Emperyalist kışkırtmalara ve savaş planlarına karşı Demokratik Ortadoğu Birliği’ni öneriyoruz" ifadelerini kullandı.

"Öcalan’ın statüsü ve çalışma koşulları yasal düzenlemeyle belirlenmeli"

Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getiriliş tarihi olan 15 Şubat'ın yıl dönümüne değinen Bakırhan, "27 yıldır sadece Kürtler değil, Türkler de kaybetti, Türkiye kaybetti. Oysa 27 yıldır İmralı Adası’nda bir çözüm iradesi var. Bu irade, 15 Şubat komplosunu 27 Şubat çağrısıyla boşa çıkarmıştır. Bu komplocu akıl, Rojava’ya saldırılarla devam ettirilmek istendi. Sayın Öcalan, bu sürece müdahale ederek Arap-Kürt savaşının önüne geçti" dedi.

Siyasi iktidara seslenen Bakırhan, şöyle devam etti: "Şimdi biz de soruyoruz: 22 Ekim’de Sayın Öcalan'a barış çağrısı yapıldı mı? Yapıldı. 27 Şubat çağrısıyla 52 yıllık çatışmalı ortamı tek seferde bitirdi mi? Bitirdi. Milyonlarca insan 'Siyasi irademdir' diyor mu? Diyor. Bu bir yılda Sayın Öcalan, süreci şiddet ve ayrışma zemininden demokratik siyaset ve toplumsal zemine geçirmiştir. Bu müzakere yeteneği ve gücü var. Peki, bu kadar önemli bir aktörün rolü ve fikirleri neden kamuoyuna doğru anlatılmıyor? Daha açık soralım: Sayın Öcalan daima çözüm mercisi iken neden bilinçli bir biçimde sanki sorunun kaynağıymış gibi gösterilmeye çalışılıyor? Herkes tutarlı davranmalı, gereken ciddiyeti göstermeli ve rolünü oynaması önündeki engeller kaldırılmalıdır. Bu netlik hem sürecin başarısı hem de toplumsal huzur için vazgeçilmezdir. Kalıcı ve sürdürülebilir bir barış için Sayın Öcalan’ın statüsü ve çalışma koşulları fiili değil, resmi ve yasal bir düzenlemeyle belirlenmeli, güvence altına alınmalıdır. Çünkü fiili düzenlemeler geçicidir. Adı konulmamış, resmi zemini olmayan hiçbir düzenleme kalıcı barış için yeterli temel oluşturamaz."

Siyasi parti liderlerine "Liderler Zirvesi" çağrısı

DEM Parti İmralı heyetinin dün Abullah Öcalan ile görüştüğün anımsatan Bakırhan, "Sayın Öcalan, 'Günü değil tarihi kurtarmaktan söz ediyoruz. Tarih de Kürtsüz olmaz' diyor. Daha ne desin? Ama bazıları günü kurtarmaya çalışıyor" dedi.

Siyasi partilere çağrı yapan Bakırhan, "Şimdi çok önemli bir çağrı yapmak istiyorum; 100 yıllık bir meseleyi tartışırken, bütün siyasi parti liderlerini bir zirvede bir araya gelmeye çağırıyoruz. Artık ayrımızı gayrımızı bir tarafa bırakalım. Türkiye’nin iyiliği ve barışı için siyasi liderler olarak bir araya gelelim, çözümü konuşalım. Kürt meselesi başta olmak üzere Türkiye’nin temel ve köklü sorunlarını çözmek için Sayın Cumhurbaşkanı’nın ev sahipliğinde bir 'Liderler Zirvesi' toplanmalıdır. Artık Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi ertelenemez; önüne başka gündemler konamaz, gündelik siyasetin malzemesi yapılamaz. Hiçbir siyasi liderin bu sorumluluktan kaçma lüksü yoktur" çağrısında bulundu.

Ortak rapor: "40 yıldır vura vura söyletemediklerini, gül uzatarak asla söyletemezler"

Bakırhan, süreç komisyonunun ortak rapor taslağına dair ise şunları kaydetti:

"Komisyonun somut bir yol haritası ve belirgin bir siyasi takvimi olan raporunu hazırlayıp artık Meclise sunması gerekiyor. Bu rapor, yeni tariflerle uğraşmamalı; sürecin gerekliliklerine odaklanmalıdır. Rapor tarihsel korkulara, tabulara sıkıştırılmamalı; yeni bir perspektif içermelidir.

Tarihi işler, yeni bir siyasi dille yapılır. Eski dille yeni Türkiye raporu çıkarılamaz. Eski zihniyetle demokratik Türkiye inşa edilemez. Çok açık söyleyelim: 40 yıldır bize vura vura söyletemediklerini, bugün bize gül uzatarak asla söyletemezler. Bu rapor Kürt meselesini terör parantezine almamalıdır. Kürt meselesi terör meselesi değil, demokrasi ve özgürlükler meselesidir. Meclis raporu ve buna dayalı olası düzenlemeler, meseleyi asimilasyon mantığıyla ele alır ve terör parantezine sıkıştırırsa demokratik çözüm yara alır.

Sürecin istikameti, komisyon raporu ve çerçeve yasa temelinde kalıcı veya geçici çözüm yaklaşımlarıyla belirlenecektir. Biz artık palyatif değil, kalıcı çözümlere odaklanmalıyız. Kürt meselesini siyasi ve hukuki zemine çekecek somut ve kalıcı adımları hayata geçirmeliyiz. Bu sebeple, komisyonun raporu yenilikçi, ezberlerden uzak, demokratik ve kapsayıcı olmalıdır ki yeni bir yaşamın kapılarını aralasın."

"O paspas saplarıyla 20 bin lira ile geçinmeyi anlatın"

Asgari ücretin ve emekli aylıklarında yetersizliğine dikkat çeken Bakırhan, "Asgari ücretin yüzde 30'u faturalara gitti. 3 kişiyi kalan parayla nasıl yedirsin, içirsin? Kadın arkadaş hiç dışarı çıkmasın mı" diye sordu. 70 yaşında olmasına rağmen atık kağıt toplayan yurttaşı hatırlatan Bakırhan, "10 liraya aldığım şeyi yarın 15 liraya alıyorum, lanet olsun bu yaşama yaşam denirse, diyordu. İşte Türkiye'de emeklinin hali budur" dedi. Siyasi iktidara "Bu emekli ne yapsın" diye soran Bakırhan, "O paspas saplarıyla Ortadoğu'ya girip çıkan, at koşturanlar bir gün de 20 bin lira ile bir ay nasıl geçinilir, paspas sopalarıyla anlatsınlar, biz de görelim. Çok yazık" diye konuştu.

Ekonomi şeflerinin halk yerine sermayeyi öncelediğini belirten Bakırhan, çözüm önerilerini dört başlıkta sıraladı: "Geliri adil dağıtırsak, vergide adaletli bir alım yaparsak, halkı önceleyen kararlar alırsak, faiz lobilerine verdiğimiz parayı emekliye, emekçiye dağıtırsak yaşadığımız krizi aşarız."

(Politika Servisi)

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
17.02.2026 00:08

Faizciye, sanayiciye bol kepçe; donun vurduğu çiftçiye kuruş yok

İktidar, bütçe kaynaklarını emekçiler ve üreticiler yerine faiz ödemeleri ve sermaye çevreleri için kullandı. Ocak ayında 456 milyar TL faiz için harcanırken, don felaketiyle karşı karşıya kalan çiftçilere hazinece herhangi bir destek sağlanmadı.

Faizciye, sanayiciye bol kepçe; donun vurduğu çiftçiye kuruş yok

Fotoğraf: MA

16.02.2026 17:16

İki kız kardeş sele kapılan arabada hayatını kaybetmişti: 'Araçtan çıkabildiklerini düşünmüştüm'

İzmir'in Menderes ilçesinde, sele kapılan otomobilde Balımnaz Türkkal (16) ve ablası Nergiz Türkkal’ın (21) ölümüne ilişkin, 1'i tutuklu 2 şüphelinin ifadeleri ortaya çıktı.

İki kız kardeş sele kapılan arabada hayatını kaybetmişti: "Araçtan çıkabildiklerini düşünmüştüm"

Fotoğraf: DHA

17.02.2026 10:23

Yunanistan’dan Gazze Barış Kurulu kararı: Washington’daki toplantıya ‘gözlemci’ statüsünde katılacak

Yunanistan, Gazze için oluşturulan Barış Kurulu’nun Washington’daki toplantısına gözlemci olarak katılacak.

Yunanistan’dan Gazze Barış Kurulu kararı: Washington’daki toplantıya ‘gözlemci’ statüsünde katılacak

Fotoğraf: Pixabay

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!