Üniversitelerin tiyatro toplulukları anlattı: Az bütçe, bol sansür ve baskı
ODTÜ Oyuncuları, ODTÜ Türk Halk Bilimi Topluluğu Halk Tiyatrosu ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Tiyatro Topluluğu; üniversitelerde piyasa odaklı anlayışa karşı dayanışma çağrısı yaptı.
Fotoğraf: Evrensel
Alican Erişti
[email protected]
Raziye Zalgı
Ankara—Ankara’da amatör ve kolektif üretim yapan sanat üreticilerinin önemli bir bölümünü öğrenci toplulukları oluşturuyor. ODTÜ Oyuncuları (ODO), ODTÜ Türk Halk Bilimi Topluluğu Halk Tiyatrosu (THBT) ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Tiyatro Topluluğu (SBFTT) ile güz dönemini nasıl geçirdiklerini konuştuk.
Öğrenci topluluklarının ortak sorunu ekonomi. Üniversite tarafından bütçe verilmeyen topluluklar kendi imkanlarıyla oyunlar çıkarırken buna bir de mekân eksikliği, baskı, sansür ve toplulukların kapatılma tehdidi ekleniyor. Üstelik üniversite topluluklarından sponsor bulmaları, “marka” etkinlik üretmeleri ve sermayeyi okula çekmeleri isteniyor.
‘Tasarruf tedbirleri’ topluluklara uygulanıyor
ODO, en çok ekonomik koşulların etkisiyle değişen yaşam biçimlerinin topluluk çalışmalarında etkili olduğunu anlatırken, öğrenciler artık okurken çalışmak zorunda kalıyor, bölüm dışı faaliyetlere zaman kalmıyor.
Topluluk faaliyetlerinin de bu koşullarda zorlaştığını, yönetimin topluluklara bir süredir bütçe vermediğini söyleyen ODO, “Okulumuz ‘Tasarruf Tedbirleriyle İlgili Genelgenin’ uygulanmasından dolayı artık bütçe vermiyor ama bu durumdan önce de üç yıl boyunca bütçe alamadık” dedi. ODO oyunlarını ücretsiz oynadıklarından dolayı şu anda bir gelir kaynaklarının olmadığını; kendi imkanları ve topluluğun geçmişten bugüne kadar getirdiği imkanlarla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.
‘Sermayeyi okula çekmek istiyorlar’
Oyunlarını daha fazla kişiyle buluşturabilmek, daha fazla oynayabilmek, daha fazla insanla tiyatro tartışabilmek için ücretsiz gösterimler yapmak istediğini söyleyen THBT, “Fakat bu bütçeyle üretimlerimizi ücretsiz yapamıyoruz. Ayrıca dekanlık ‘marka’ etkinlikler yapmamızı, bu etkinliklere sponsorluklar bulmamızı söylüyor. Bu bakışla sermayeyi okula çekmeyen topluluklar gölgede kalabiliyor” dedi ve kariyer topluluklarına kültür topluluklarından daha fazla alan açıldığını da ekledi.
Topluluklar prova ve etkinliklere yer bulamıyor
Provalarını Küçük Amfide yaptıklarını söyleyen SBFTT, çalışma alanlarını büyütmek için kendi imkanlarıyla uzatma zeminler yerleştirdikten sonra fakülte yönetimi tarafından “amfinin derslik olma niteliğinden uzaklaştırılması” sebebiyle baskı gördüklerini anlattı. Dekor ve kostümlerini sakladıkları bir odalarının olduğunu ancak binada gaz kaçağı olduğu söylenerek odaya girişlerin yasaklandığını söyleyen SBFTT, “Depomuzu boşaltmamız gerektiği aksi halde eşyalarımızın atılacağı söylendi. Binada başka bir tahliye politikası yürütülmezken ipin ucunun ilk bize dokunması bizi tabii ki şaşırtmamıştı” diye anlattı.
Kongre Merkezi öğrencilerden 20 bin TL istiyor
ODTÜ kampüsündeki tadilatlardan dolayı Güzel Sanatlar Bölümünün derslerinin ODTÜ Mimarlık Amfisine yerleştirildiğini söyleyen THBT, “Zaten yetersiz olan bu alanın paylaşımı daha da zorlaştı. Bürokratik süreçlerde belirsizlik ve kaos hâkim. Öğrenciye ciddi bir baskı var” dedi.
Toplulukların, ODTÜ Kültür Kongre Merkezine (KKM) erişimleri de sınırlı: “Yeni yapılan iyileştirmeyle topluluklar için iki kez ücretsiz kullanımdan sonra paralı hale getirildi. Topluluklardan para istenmesi çok ilginç bir durum. Her topluluğa ayrılan bütçe yıllardır 3 bin 500 TL. Ama KKM için istenen tutar 15-20 bin civarında. Eğer ki bir kurumdan, üniversite yönetiminden, bakanlıktan tarihi belirsiz bir kullanım talebi gelirse ilgili ay tamamen kapatılıyor ve soran öğrencilere yalnızca ‘dolu’ deniyor”
‘Korku perdesini yırtmak için dayanışmaya’
ODO da haklarını talep etmek üzere imzaladıkları bildiriler yüzünden etkinliklerinin 45 gün askıya alındığını, oyun günlerinde seyircilerin kampüse alınmadığından bahsetti. 19 Mart sürecinde de gözaltına ve şiddete karşı direndiklerini söyleyen ODO, “Topluluk olarak sadece sanatsal üretimin aktarımını değil, bir politik bilince ve haksızlığa karşı duruşa sahip olunmasını da önemli buluyoruz” dedi.
ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü tarafından üretimlerinin denetim altında olduğunu; konukların kimler olduğunu, ne oynanacağının kontrol altına almaya çalıştığını anlatan THBT, “Diğer üniversitelerin tiyatro topluluklarında daha yoğun sansür ve sıkı denetim örneklerini de görüyoruz” dedi.
Özgür bir ortamda eğitim haklarını kullanamadıklarını ifade eden SBFTT, baskıların topluluk işleyişini etkilediğini söylüyor. SBFTT, “Bizler özerk üniversite ve özgür sanat savunucuları olarak farklı kampüs ve üniversitelerdeki sıra arkadaşlarımızın her daim yanındayız. Bu korku perdesini yırtmak ve sanatın evrensel dilini susturmaya çalışanlara karşı tek vücut olmak, sadece bir dayanışma eylemi değil, aynı zamanda tiyatronun varoluşsal bir direnişidir” dedi.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et