15.02.2026 16:01

Sağlık emekçileri 'Eziyet Yönetmeliği'ne karşı Kadıköy'de: 'Bu kölelik sistemini kabul etmiyoruz'

Kadıköy Rıhtım’da bir araya gelen sağlık emekçileri, Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin iptalini istedi. Performansa dayalı ücretlendirme, iş güvencesinin zayıflatılması ve maaş kesintilerine tepki gösterdiler.

Sağlık emekçileri “Eziyet Yönetmeliği”ne karşı Kadıköy'de: “Bu kölelik sistemini kabul etmiyoruz”

Fotoğraf: Evrensel

Eylem Nazlıer
[email protected]


İstanbul – Aile Sağlığı Merkezi (ASM) çalışanları ve hekimler, 1 Kasım 2024’te yürürlüğe giren Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’ne karşı Kadıköy Rıhtım’da bir araya geldi. Sağlık meslek örgütlerinin çağrısıyla düzenlenen eylemde, yönetmelik “Eziyet Yönetmeliği” olarak nitelendirilirken, iptali talep edildi. Eyleme Emek Partisi (EMEP) Milletvekili İskender Bayhan, çeşitli siyasi partilerden temsilcilerde destek verdi.

Sağlık emekçileri, 16 aydır yürürlükte olan yönetmelik nedeniyle 14 gün iş bırakma eylemi yaptıklarını, Türkiye’nin dört bir yanında basın açıklamaları gerçekleştirdiklerini hatırlatarak “Ancak görüldüğü üzere yine buradayız. Çünkü tükenmişliğin en uç noktasındayız” dedi.

Bayhan: “Sağlık alanı piyasaya açıldı, emek değersizleştirildi”

Kadıköy Rıhtım’da konuşan EMEP Milletvekili İskender Bayhan, Türkiye’de 20 yılı aşkın süredir uygulanan özelleştirme politikalarının sağlık alanında yıkıcı sonuçlar doğurduğunu söyledi. Sağlığın alınıp satılan bir meta haline getirildiğini belirten Bayhan, “Bir ülkede sağlık hizmetini ticaretin konusu yaparsanız hem halkın sağlığı hem de o alanda çalışanların emeği metalaşır” dedi.

Sağlık emekçilerinin iki yılı aşkın süredir iş bırakma ve eylemlerle yönetmeliğe karşı çıktığını hatırlatan Bayhan, “Sarayda duyan yok. Türkiye’yi şirket gibi yönetme anlayışının sağlık alanında yarattığı yıkıma karşı meydanlardayız” diye konuştu.

Sağlık alanının “çok tehlikeli iş kolu” kapsamından çıkarılmasına yönelik hazırlıklara da tepki gösteren Bayhan, bunun emeği daha da ucuzlatma anlamına geleceğini ifade etti. “Bu sistemden yalnızca bir avuç sermaye grubu kârlı çıkıyor. Sağlık emekçileri ise yoksullaşıyor” diyen Bayhan, kamusal ve halkçı bir sağlık sistemi vurgusu yaptı.

‘Maaşımızın yüzde 65’i performansa bağlı’

Bayhan’ın ardından okunan ortak açıklamada, yönetmeliğin ekonomik baskıyı artırdığı ve sağlık hizmetinin niteliğini düşürdüğü belirtildi. Açıklamada, performansa dayalı ücretlendirme sistemine tepki gösterilerek şu ifadelere yer verildi:

“Yazdığı ilaca karışılan, hastası hastaneye gittiğinde maaşı kesilen, hastası gelmediğinde maaşı kesilen, memnuniyet gerekçesiyle ücret kaybı yaşayan, izin aldığında ya da hastalandığında gelir kaybına uğrayan bir meslek grubu haline getirildik. Maaşımızın yüzde 65’i performansa bağlı. Bu sistem performans sistemi değil, açıkça bir kölelik sistemidir.”

Sağlık emekçileri, tek kalemden oluşan ve tamamı emekliliğe yansıyan, insanca yaşamaya yetecek bir ücret talep ettiklerini belirtti.

Ortak açıklamanın ardından tek tek sağlık meslek örgütleri söz aldı.

İSTAHED Başkanı Sercan Ahmet Uluç ise iki yılda bir sözleşme yenilendiğini ancak kararın il sağlık müdürlüklerindeki komisyonlara bırakıldığını belirterek iş güvencesinin ortadan kaldırıldığını söyledi.

Uluç, aşı reddi ve izleme çağrılarına ilişkin sorumluluğun da aile hekimlerine yüklendiğini ifade ederek, “Dedektiflik yapmaya zorlanıyoruz” dedi. Kamuya ait olmayan, depreme dayanıksız binalarda hizmet verdiklerini, artan kira giderleri nedeniyle bazı ASM’lerin kapandığını kaydeden Uluç, “Hastane kira nedeniyle kapanmazken ASM’ler kapanıyor ve hastalar mağdur oluyor” diye konuştu.

‘Randevu sistemi hekimi sekretere dönüştürdü’

Birlik ve Dayanışma Sendikası (BDS) Genel Başkanı Ahmet Mehlepçi de randevu krizinin “hız artırılarak” çözülmeye çalışıldığını söyledi. Bu yaklaşımın özel hastaneler için pazar yarattığını savunan Mehlepçi, “Kamu hastanelerinde hız artışıyla kalite düşerken özel hastaneler mantar gibi çoğaldı” dedi.

Sağlık sisteminin fabrika gibi yönetilemeyeceğini vurgulayan Mehlepçi, şehir hastaneleri için 2026–2028 yılları arasında 444 milyar TL ödenek ayrıldığını belirterek, “Bu kaynak koruyucu sağlık hizmetlerine değil, hasta garantili projelere aktarılıyor” ifadelerini kullandı.

‘Başka bir sağlık sistemi mümkün’

İstanbul Tabip Odası Başkanı Osman Küçükosmanoğlu da sağlık sisteminin çöktüğünü savunarak, Bakanlığın artan hasta sayılarıyla övündüğünü ancak bebek ölümleri, aşı tereddütleri ve HPV aşısının ücretsiz sunulmaması gibi başlıklarda somut adım atmadığını söyledi.

“Sağlık haktır, satın alınamaz” diyen Küçükosmanoğlu, 14 Mart’ta yapılacak buluşmaya çağrı yaptı.

ASM’ler depreme dayanıksız

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Şişli Şube Eş Başkanı Fadime Kavak Sevim, Sağlık Bakanlığının maaş kesintisi tehdidine tepki gösterdi. Sevim, tüm baskılara rağmen hekimlerin hastalarının ihtiyacı olan ilaçları yazmaya devam ettiğini belirterek, “Siz olsaydınız ne yapardınız?” diye sordu.

Sağlık emekçilerinin ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Sevim, buna rağmen hekimlerin mesleki sorumluluklarını yerine getirdiğini vurguladı. “Maaş kesme tehdidiyle hekimleri baskı altına alabilirsiniz ama bu ülkedeki onurlu hekimler hastasının ihtiyacı olan ilacı yazmaktan geri durmaz” dedi.

Aile Sağlığı Merkezlerinin (ASM) fiziki koşullarına da dikkat çeken Sevim, birçok merkezin havasız, penceresiz ve depreme dayanıksız binalarda hizmet verdiğini söyledi. Olası bir depremde gündüz saatlerinde bu binaların sağlık emekçilerinin ve hastaların üzerine yıkılabileceğini belirten Sevim, yetkililerin bu riskleri görmezden geldiğini ifade etti.

“Depreme dayanıksız, sağlıksız koşullarda hizmet veriyoruz. Bu yalnızca bizim değil, hizmet alan yurttaşların da hayatını tehlikeye atıyor” diyen Sevim, ASM’lerin fiziki altyapısının kamusal yatırımlarla güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

ASM’lerin yüksek kira bedellerine de değinen Sevim, kamuya ait olmayan binalarda hizmet verildiğini ve artan kiraların sağlık emekçilerini ekonomik olarak zorladığını söyledi. “Fahiş kiralar bu merkezlerde çalışan sağlık emekçilerini ciddi biçimde zorluyor. Sağlık hizmeti piyasanın insafına bırakılamaz” dedi.

Sağlığa daha büyük bir kamu bütçesi ayrılması gerektiğini vurgulayan Sevim, kamusal, eşit ve güvenli bir sağlık sistemi için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti.

Kaynaklar şehir hastanelerine

AHESEN adına konuşan Ahmet Erdal Uğurlu, kamu kaynaklarının önceliğinin birinci basamağın güçlendirilmesi olması gerektiğini vurguladı. Özel hastanelerin ya da hasta garantili şehir hastanelerinin doluluğunu artırmak adına halkın sağlık hakkının ikinci plana atılamayacağını belirtti.

“Sağlık politikaları piyasa dengelerine göre değil, toplumun ihtiyaçlarına göre şekillenmelidir” diyen Uğurlu, Sağlık Bakanlığı yetkililerine açık çağrıda bulundu: “Halkı özel sağlık kuruluşlarına mecbur bırakacak uygulamalardan vazgeçilmelidir. Sağlık hizmeti ticari bir meta değildir. Sağlıkta ticarileşme eşitsizliği derinleştirir ve toplum sağlığını tehlikeye atar.”

‘Hayatını kaybeden hastalar için ücret kesintisi yapıldı’

Tüm Aile Sağlığı, Sağlık Memuru, Acil Tıp Teknisyeni, Hemşire ve Ebe Derneği (İSAHED) Yönetim Kurulu Başkanı Vildan Aydın şunları söyledi: “Bakın, sistemde ölü olarak görünen hastalar, Aile Hekimliği Bilgi Sistemi’nde hâlâ kayıtlı kişi olarak görünüyor. Daha yeni hayatını kaybetmiş, aile sağlığı merkezine gitmesi zaten mümkün olmayan kişiler ‘gelmedi’ sayılarak ücretimizden kesinti yapıldı mı, yapılmadı mı? Biz artık bunun açıklanmasını istiyoruz.”

Açıklamaların ardından, “eziyet yönetmeliği” olarak nitelendirilen düzenlemeyle birlikte sağlık sisteminin adeta öldüğü gerekçesiyle lokma dağıtıldı.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
15.02.2026 14:39

Milano-Cortina 2026’da Fatih Arda İpcioğlu: 'Süper takım yarışında daha iddialıyız'

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları’nda Türkiye’yi temsil eden milli kayakçı Fatih Arda İpcioğlu, ilk kez düzenlenecek süper takım yarışında daha iddialı olduklarını söyledi.

Milano-Cortina 2026’da Fatih Arda İpcioğlu: “Süper takım yarışında daha iddialıyız”

Fotoğraf: AA

15.02.2026 08:55

Fransa'da savcılık Epstein dosyasını soruşturmak için özel ekip kurdu

Fransa'da savcılık, Epstein ile ilgili belgelerde Fransız vatandaşlarının işlediği olası suçları araştırmak üzere özel bir ekip oluşturduğunu duyurdu.

Fransa'da savcılık Epstein dosyasını soruşturmak için özel ekip kurdu
15.02.2026 00:40 / Güncelleme: 07:48

Süreç işçiler arasında konuşma zemini yaratıyor: Savaş tamtamlarına karşı tek çare halkların birliği

Bölgede çalan savaş tamtamları halkların bu ortak cephesinin kurulmasını daha da acilleştiriyor. Bu durumda halklar birlik olursa, ayrışmazsa hem politik hem de ekonomik koşullar halkların birlikte mücadelesine geniş bir zemin sunuyor.

Süreç işçiler arasında konuşma zemini yaratıyor: Savaş tamtamlarına karşı tek çare halkların birliği

Görsel: Midjourney/Fırat Turgut/Evrensel

Kayseri’den Tes-İş üyesi bir işçi


İçerik yükleniyor...

15.02.2026 12:13

Gümrükler Muhafaza ekipleri açıkladı: 2025'te 85 bin 342 canlı hayvan ele geçirildi

Gümrükler Muhafaza ekiplerinin 2025 yılı operasyonlarında 51 ayrı olayda 85 bin 342 canlı hayvan ele geçirildi. Toplam değeri 32,5 milyon lirayı aşan kaçak girişimlerin büyük bölümü kara sınır kapılarında engellendi.

Gümrükler Muhafaza ekipleri açıkladı: 2025'te 85 bin 342 canlı hayvan ele geçirildi

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!