Emeklilerin düzenlediği panelde birleşik mücadele çağrısı
İstanbul Maltepe'de "İnsanca Bir Yaşam, Eşitlikçi Bir Düzen İçin" başlığıyla panel düzenlendi. Panele, Can Şafak, Aziz Çelik ve Zafer Aydın konuşmacı olarak katıldı.
Fotoğraf: Emeklilerin Sesi Derneği
Zeliha Irmak
[email protected]
Emeklinin Sesi Derneği, İstanbul Maltepe'de "İnsanca Bir Yaşam, Eşitlikçi Bir Düzen İçin" başlığı ile bir panel düzenledi. Can Şafak, Aziz Çelik ve Zafer Aydın'ın konuşmacı olarak katıldığı panele emekliler yoğun bir katılım gösterdi.
Panel Emeklinin Sesi Derneği Genel Başkanı Şaduman Özyürek'in konuşması ile başladı. Özyürek Türkiye'de yalanın gerçek haline geldiğini, kurumların kişilerin ve bir bütün olarak sömürü düzeninin yalan söylediğini dile getirdi. Emeklilerin örgütsüz ama yol arayışında olduğunu vurgulayan Özyürek örgütlü kötülüğe karşı emeklilerin örgütlü ve birleşik mücadelesine çağrı yaptı.
"Emeklilerin mücadelesi tek bir çatı altında toplanmalı"
Panelde ilk sözü alan Can Şafak, "Esas mesele bugüne değin sosyal hareketlerin sivil toplumculuktan çıkıp demokratik kitle örgütü haline gelmesidir" diye konuştu. Geçmiste büyük bir örgütlenme birikimi olduğunu hatırlatan Şafak, DİSK birikiminden, TÖS/TÖB-DER gibi memur sendikaları birikimlerinden örnek verdi ve bu birikimden yararlanmak gerektiğini söyledi. Şafak, "Nedir bu birikim: birlik olmak. Bana göre en önemli nokta bu. Önemli olan bugün emeklilerin tek bir çatı altında toplayıp, güç birliği yaparak kendi isteklerini iktidara anlatabilmesidir" dedi.
Çelik: Sermaye için değil emekçiler/emekliler için kullanılırsa yeterince kaynak var
İkinci sözü alan Aziz Çelik ise konunun sosyal güvenlik yanına ağırlık verdi. Sosyal güvenliğin ekonomik, fizyolojik, sosyolojik alandaki çeşitli risklere bireyin değil, devletin nasıl müdahale etmesi gerektiğinin ifadesi olduğunu vurgulayan Çelik, yurttaşlar işsiz kalınca, yaşlanınca, hasta olunca devletin yapması gerekenleri anlattı. Sosyal güvenliğin iki temel ayağı olduğunu dile getiren Çelik, "Sosyal güvenlik insanın kaderini insana, piyasaya, tabiatın insafına değil, bu riskler karşısında insanca yaşamını sürdürmesidir. Bunun iki ayağı var biri emeklilik diğeri sağlık. Emeklilik meselesi geçmişte detay bir meseleydi. İlk kez 90 ların sonunda konuşulmaya başlandı. Şimdi ise esas sosyal mesele haline geldi. Çünkü emekliler işçilerden sonra en büyük toplumsal kesimi oluşturuyor. Bu giderek artacak. Emekli meselesi Türkiye nin en önemli meselesi haline gelmiştir. Bunu dikkate almayan siyasi ve ekonomik bir mücadele olamaz" diye konuştu.
Türkiye'de emeklilik sisteminin adaletsizlikler sistemi haline geldiğini belirten Çelik, 90'ların sonundan beri iktidarların emekliliği "bütçede kara delik" diye tarif ederek reform adı altında adaletsiz bir sistem haline getirdiklerine dikkat çekti. Çelik, "O zamanın egemen söylemi emeklilik sistemi bütçe üzerinde bir karadelik, reform olursa iyi olur denilmişti ama sonuç hüsran oldu. Bugün hâlâ reformdan bahsediyorlar ama aslında adaletsizlik ile karşı karşıya kaldık. Nedir adaletsizlik, emekliliğe erişim sorunudur. Türkiye erken emeklilik ülkesidir deniliyor ama gerçek bu değil. Hem sistem olarak, hem yaş olarak bu gerçek değildir. Kaynak mevcuttur, ancak sermaye gruplarına ve emperyalizme aktarılmakta, emekliler yük olarak gösterilmekte, SGK eski başkanının deyimi ile emeklilerin beklenenden daha fazla yaşadığı propaganda edilmektedir. Kaynak emekçilerden ve emeklilerden yana kullanılmalıdır.
Ortak mücadele vurgusu
Panelde son sözü alan Zafer Aydın da emekliler toplumsal muhalefetin bir parçası olduğunu vurguladı. Aydın, "Gezi döneminde, çevre hareketlerinde hep emeklileri görüyoruz. İşçi eylemlerinde emeklileri görüyoruz. Bazen işçi eylemlerinde emeklilerin daha fazla olduğunu görüyoruz. Ama emekliler kendisi toplumsal hareket olamıyor. Toplumsal bir hareketin üç temel noktası var. Ortak duygu, ortak çıkar, ortak eylem. İlk ikisi var ama üçüncüsü yok. Eksik olan kolektif eylemdir" dedi.
Bu eksikliğin nedenlerini irdeleyen Aydın, "En başta AKP'nin toplumsal çelişkileri yönetme becerisidir. Baskı ve rızaya dayalı bir denge oluşturdu ve böyle istediği politikaları gerçekleştiriyor. Bir sermaye birikimi, hegemonya olmadan gerçekleşmez. AKP geçmişteki siyasi müktesebatı, biat ve itaat gibi, büyük oranda başardı. AKP hegemonyasını tesis ederken, emekçilerin itiraz platformlarını dağıttı. 99 da mezarda emeklilik varken emek platformu vardı. Bugün yok. Bugün emekçilerin ve emeklilerin ortak, kollektif örgütlülüğünü yaratmak ve sömürü düzeninin karşısına bir hegemonya çıkarmak gerekir" diye konuştu.
Panele yoğun bir katılım gösteren emekliler de söz alarak ve katkı koyarak etkinliği zenginleştirdi. Örgütlenme, birleşme vurgularının yapıldığı panel patron-sömürü düzenine karşı mücadeleyi alanlarda büyütme çağrısı ile sona erdi.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et