İzBB ‘Basmane Çukuru’ndan oy birliğiyle ‘feragat’ ediyor
ŞPO İzmir Şubesi, “Basmane Çukuru” imar planı değişikliğini, kamu adına “feragat” olarak değerlendirirken, Kültürpark Platformu’ndan Kubilay Mutlu ise “kent suçu işleniyor” dedi.
Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir- ‘Basmane Çukuru’ olarak bilinen alanın geleceğini belirleyen İzBB Meclis kararının ardından, 1039 ada, 8 parselin yapı yüksekliğine ilişkin hazırlanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ve Plan Notu Değişikliği önerisi, acil kaydıyla İmar Komisyonu’na gönderilerek oy birliğiyle kabul edildi.
Bu değişikliğe göre Basmane Çukuru olarak bilinen alanı da kapsayan 20 bin metrekare büyüklüğündeki alan İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararında daha önce ‘serbest’ olan yapı yüksekliği, artık 84 metre olarak belirlendi. Kenti yakından ilgilendiren plan değişikliğini TMMOB’a bağlı Şehir Plancıları Odası (ŞPO) İzmir Şubesi ve Kültürpark Platformu’ndan Kubilay Mutlu ile konuştuk.
Basmane Çukuru adım adım sermayeye açıldı
Basmane Çukuru’nun sermayeye teslim edilişine yol açan ilk adımların, 90’lı yılların sonunda atıldığını belirten ŞPO İzmir Şube Yönetimi, “Belediye tarafından ‘Kültürpark Mimari Proje Yarışması’ açılmış ve yarışmayı kazanan proje ile alanda “borsa binaları, otel, kongre merkezi, açık sergileme alanları” gibi yapılaşma hedefleri gündeme getirilmişti. Basmane Çukuru olarak anılan alanda başlattığımız hukuk mücadelesinde, söz konusu Nazım İmar Planlarına karşı açtığımız davalar lehimize sonuçlandı” bilgisini paylaştı.
Kentin silueti ve kent kimliği
İzBB tarafından, Kadifekale Tepesi röper (işaret) alınarak oluşturulduğu savunusu yapıldığını hatırlatan ŞPO İzmir Şubesi, “Hangi gerekçeler ile bu sınırın belirlendiği, siluetin sınırına ilişkin imar planı kararlarındaki değişiklikler ve süreç açıklanmamıştı. Kadifekale’nin bir koruma alanı olduğu, kentin en önemli simgelerinden birisi olduğu, kentin kimliğinin temel bileşenlerinden birisini oluşturduğu, bu kapsamda silüet belirlenirken, Kadifekale tepesinin sınır olarak değil, Kadifekale tepesini görünür kılan bir yüksekliğin belirlenmesine dikkat çekilmişti. Yükseklik sınırı şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, koruma ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı açıkça ifade edilmişti” dedi.
Oy birliğiyle feragat
Mevcut uygulama imar planındaki değişikliği “iyi niyet protokolü” olarak açıklandığını vurgulayan ŞPO İzmir Şubesi, “Plan değişiklikleri altında kamuya ait olandan oy birliği ile feragat edilmesidir. Bu plan değişikliği; mülkiyeti ve hukuki statüsü son derece tartışmalı olan ve uzun yıllardır İzmir kamuoyunun gündeminde yer alan önemli bir kamusal alanın geleceğini, kentin hafızasını ve silüetini doğrudan etkilemektedir” diye ifade etti.
‘Kötü niyet protokolü’
Tamamen ticari kullanımı esas alan “kötü niyet protokolü” olduğunun altını çizen Kültürpark Platformu’ndan Kubilay Mutlu, “Kent merkezinde zaten ağır baskı altında olan altyapı, ulaşım ve yaşam kalitesi sorunları daha da derinleştirecektir. Basmane’de kamusal alanın bütünlüğünü parçalanırken, kamu mülklerinin satılamayacağını, pazarlık konusu edilemeyeceğini, sermayeye devredemeyeceğini her koşulda söylemeyi sürdüreceğiz” dedi.
‘Görüşmeler gizli yürütüldü’
Görüşmelerin bütünüyle kamuoyundan ‘gizli’ yürütüldüğünü belirten Mutlu, “Bu görüşmeler, İzmirlilere nasıl savunabilecekler? Seçimler öncesinde halkçılıktan, hesap verilebilirlikten söz eden katılımcı ve şeffaf bir yönetim vaat eden Sayın Başkan; hukuku göz ardı eden kamudan yana olmayan, katılımcılıktan uzak, kapalı kapılar arkasındaki görüşmeleri nasıl izah edecek? Tamamen ticari kullanımı esas alan “kötü niyet protokolü”, kent merkezinde zaten ağır baskı altında olan altyapı, ulaşım ve yaşam kalitesi sorunlarını daha da derinleştirecektir. Basmane’de kamusal alanın bütünlüğünü parçalayacaktır” dedi.
‘Basmane arazisi kamusal alan olarak kalmalı’
“Çukurdan” kurtuluşun tek yolunun, bu alanın yeniden kamu mülkiyetine geçmesi ve kamusal alan olarak kullanılması olduğunu savunan Mutlu, “İzmir’in geleceği pazarlık konusu yapılmaya çalışılıyor. Böyle bir pazarlığa sonuna kadar karşı çıkıyoruz. Basmane bir rant alanı değil, İzmir halkının ortak yaşam alanıdır. İzmir halkını, meslek odalarını, demokratik kitle örgütlerini ve tüm duyarlı kesimleri; Basmane arazisi başta olmak üzere Buca Cezaevi alanını, İnciraltı’nı ve kentimizin tüm kamusal alanlarını birlikte savunmaya çağırıyoruz. Basmane arazisi İzmir halkınındır ve öyle kalacak” dedi.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et