Akın Gürlek'in adalet bakanlığı: Hukuki belirsizlik siyasi savaş
Akın Gürlek’in adalet bakanı olmasını gazetemize değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, “Yargı sisteminde bir eşik daha atlandı. Hem siyasi dediğimiz yargılamaların siyasi olduğu kanıtlandı hem de sistem sorunu keskinleşti" dedi.
Fotoğraf: Adalet Bakanlığı
Kübra Kırımlı
[email protected]
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in adalet bakanlığına atanmasına ilişkin tartışmalar sürüyor. CHP, Gürlek’in savcılık görevinden istifa etmeden göreve başlayamayacağını söylerken; konuya ilişkin konuştuğumuz uzmanlar da hukuki belirsizliğe dikkat çekti. CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Gürlek atamasıyla sadece bir kişiye değil Cumhur İttifakına dokunulmazlık sağlamak istediklerini söylerken, Hukukçu Kerem Altıparmak, “Gürlek’in iddianamesiyle yargılanan bir kişi, artık HSK’nin başında olduğu bir tabloda nasıl adil yargılanacağını düşünebilir” dedi. Siyaset Bilimci Dinçer Demirkent ise İrfan Fidan’ın AYM üyeliğine nasıl seçildiğini hatırlatarak, “Orada ‘usulen’ bir yol izlenmişti. Burada ise sorun usule ilişkin değil atamaya dair” diye konuştu.
Demirkent: Sadece bir usul problemi değil
“Hakim ya da savcı, özel ya da resmi başka bir görevde aynı anda bulunamaz. Bu görevi sonlanmadan bakan olması mümkün değil; ancak istifa ile sonlanabilir” diyen Demirkent, Gürlek’in adalet bakanı yapılmasının sadece bir usul problemi olmadığının altını çizdi. Tayyip Erdoğan’ın AKP Genel Başkanı iken Cumhurbaşkanı seçildiğini, ‘partili başkanlık’ yokken Anayasa’ya aykırı şekilde AKP kongresinde genel başkan olarak konuştuğunu hatırlattı. Demirkent, Gürlek için “İstifa etmiş olduğunu varsayalım. Problem yalnızca usule ilişkin bir problem mi? Herhangi bir cumhuriyet başsavcısı da olabilirdi; ancak memleketteki en kritik, ana muhalefet partisine ilişkin davalara bakan savcıdan bahsediyoruz. Bu kişinin adalet bakanı yapılması sadece bir usul problemi değil” diye konuştu.
Altıparmak: Bakan olmaz mı emin değilim ama savcı olamaz
Kerem Altıparmak ise Gürlek’in istifa etmediği için bakan olamayacağı tartışmalarını “Emin değilim” diyerek yorumladı: “Bakanın savcılıktan istifa etmemiş olması bende bir soru işareti yaratıyor. Savcı başka bir iş yapamaz. Ancak kişi daha önce savcı olduğu ve istifa etmediği için bakan olamaz sonucu çıkar mı, bundan emin değilim. Aslında o kişinin savcılık görevinden çıkarılması ve bir daha savcı olamaması gerekir.”
Akın Gürlek’in bir yıldır İstanbul’da açılan davaların tarafı olarak bakan olup HSK başkanı konumuna geldiğini hatırlatan Altıparmak şöyle devam etti: “İstanbul’da kendi iddianamelerinin doğru mu yanlış mı, haklı mı haksız mı olduğuna karar verecek hakimleri atayacak, görevden alabilecek ve haklarında işlem yapabilecek kurumun başına geçmiş durumda. İstanbul’da Akın Gürlek’in iddianamesiyle yargılanan bir kişi, iddia makamının başındaki ismin artık HSK’nin başında olduğu bir tabloda nasıl adil yargılanacağını düşünebilir? Bunun çok daha hayati bir mesele olduğunu düşünüyorum. Bence artık savcı olamaz; çünkü savcıyken yapmaması gereken bir şeyi, görevinden ayrılmayarak yapmış oldu. Bakanın HSK’deki görevi küçümsenmeye çalışılıyor; ancak Venedik Komisyonu, daha geçen yıl yayımladığı raporda bakanın rolünün, bağımsızlık güvencesini ortadan kaldırabilecek nitelikte olduğunu belirtti. Üstelik söz konusu bakan, 14 aydır o davaların tarafıydı.”
Gökçen: Cumhur İttifakına dokunulmazlık sağlanmak isteniyor
Gökçe Gökçen ise Gürlek atamasının yalnızca siyasetçileri ilgilendiren bir atama olmadığını şu sözlerle açıkladı: “Yargı sisteminde bir eşik daha atlandı. Artık hem bizim siyasi dediğimiz yargılamaların siyasi olduğu ve arkasında Erdoğan olduğu kanıtlandı, hem de var olan sistem sorunu keskinleşti. Yargı üç ayaktan oluşur: iddia, savunma ve hüküm. Bu üçünün dengesini bozarsanız, adalet sistemi çökmeye başlar. İstanbul’daki çok tartışmalı yargılamalarda taraf tutan ve artık sadece dedikoduya dayalı, delilsiz yargılama evresine geçen savcı, artık bu davalarda karar verecek olan hakimlerin nerede görev yapacağını belirleyen HSK’nin başına geçti. Aynı kişi hakkında yabancı bir şirkette yönetim kurulu üyeliği olduğu için ve savcılık geliriyle açıklayamadığı mal varlığıyla ilgili şikayetler bu Hakimler ve Savcılar Kuruluna yapılmıştı. Şimdi sadece bir kişiye yargısal dokunulmazlık değil, AKP ve Cumhur İttifakı içindeki tartışmalarda da siyasal dokunulmazlık sağlanmak isteniyor.”
İleriki günlerde baskının artacağına vurgu yapan Gökçen, “Burada şu ortaya çıktı: Erdoğan tüm siyasi yargı operasyonlarının tam da merkezinde. Baskı artacak mı? Artacak. İktidarı güle oynaya devretmeyeceklerini herhalde biliyorduk. Buna karşı mücadelemiz büyüyecek mi? Hiç şüphesiz. Yargının arkasına saklanarak halktan kaçanlara karşı biz, halkla birlikte ayaktayız. Kararlıyız ve kendimizden de yol arkadaşlarımızdan da eminiz” diye konuştu.
Tunç döneminde seçilen HSK 2029’a kadar görevde
Akın Gürlek’in başına geçtiği HSK’nin üyeleri Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç döneminde seçilmişti. 13 üyeden oluşan HSK’nin 7 üyesi TBMM, 4 üyesi Cumhurbaşkanı tarafından seçilirken, adalet bakanı ve bakan yardımcısı da tabii üye olarak görev yapıyor.
Gürlek göreve başladığı ilk gün HSK başkanı sıfatıyla Hakimler ve Savcılar Kurulunda ilk toplantısını gerçekleştirdi.
HSK’de seçimler 4 yıllığına yapılıyor. Mayıs 2025’te Tunç’un görevde olduğu dönemde oluşturulan HSK 2029’a kadar görev yapacak. Mayıs 2029’da yapılacak seçimle yeni üyeler belirlenecek.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et