12.02.2026 12:49

ÇED kararlarında isim makyajı: 'Gerekli değildir' gitti, 'Olumlu' geldi

7554 sayılı Kanun'la “ÇED gerekli değildir” ifadesi “ÇED olumlu (Ek-2)” olarak değiştirildi. Çevre hukukçuları ve doğa savunucuları içerikte hiçbir yapısal değişiklik yapılmadığını söyleyerek değişikliği eleştirdi.

ÇED kararlarında isim makyajı: “Gerekli değildir” gitti, “Olumlu” geldi

Fotoğraf: Evrensel

Özer Akdemir
[email protected]


Çanakkale – Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinde yıllardır kullanılan ve kamuoyunda tartışmalara neden olan “ÇED gerekli değildir” ifadesi, 7554 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin ardından yerini “ÇED olumlu (Kapsam ek-2)” tanımına bıraktı. Hükümet kanadı, bu değişikliğin gerekçesi olarak "ÇED gerekli değildir" ifadesinin projelerin denetlenmediği yönünde yanlış bir algı yarattığını savunurken, ek-2 listesindeki projeler için artık Valilikler tarafından doğrudan bu yeni isimle onay veriliyor.

Sistem eleştirileri halının altını süpürülüyor

Değişikliği savunanlar yapılan değişikliğin teknik bir prosedür farklılığı yaratmadığına, EK-2 kapsamındaki projelerin yine Proje Tanıtım Dosyası (PTD) üzerinden incelenmeye devam ettiğini ileri sürüyorlar. Ancak ÇED süreçleri ve özellikle niteliksiz PTD’lerle ilgili birçok eleştirinin giderilmesine odaklanmak yerine algı yönetimine soyunmak sistemin özüne yönelik eliştirileri halının altını süpürmek olarak değerlendirilebilir.

Psikolojik eşik: “Gerekli değil”den “Devlet onayladı”ya

Bu nedenle hükümetin "ÇED gerekli değildir" ifadesini "ÇED olumlu (Kapsam Ek-2)" olarak değiştirmesi, içerikteki bu yapısal sorunlara dokunmadan sadece dış ambalajı değiştirmek anlamına geliyor. "Gerekli değildir" ibaresinin halkta "Burada hiçbir inceleme yapılmıyor, doğa sahipsiz bırakılıyor" hissini uyandırdığını ileri sürerek bunu "Olumlu" kelimesi ile makyajlayanlar, “Olumlu” kelimesinin projenin devlet eliyle incelenip "onaylandığı" ve "güvenli" bulunduğu mesajını bilinçaltına yerleştirmeyi hedeflediği gerçeğini ise es geçiyorlar.

Mahkemeler nezdinde meşruiyet arayışı

Öte yandan geçmişte "ÇED olumlu" kararları sadece kapsamlı Ek-1 projeleri için veriliyordu. Şimdi binlerce küçük-orta ölçekli projenin de bu tanıma girmesiyle, kağıt üzerinde “devletin titizlikle inceleyip onayladığı proje sayısı” suni bir şekilde artmış görünecek. Bu İsim değişikliği aynı zamanda yerel halkın ve çevre hukukçularının açtığı davalarda, mahkemeler nezdinde projenin meşruiyetini artırma çabası olarak da okunabilir. "ÇED gerekli değildir" kararını iptal ettirmek, "ÇED olumlu" kararını iptal ettirmekten psikolojik olarak daha kolay algılanabiliyordu.

Halkın direncini kırma stratejisi

Doğa hakkı savunucuları, isim değişikliğinin yerel halkın direncini kırmaya yönelik psikolojik bir hamle olduğunu belirtiyor. Köylüler veya yerel dernekler "ÇED gerekli değil" dendiğinde "Bize sormadan, incelemeden iş yapıyorlar" diyerek daha hızlı organize olabiliyordu. Eleştiriler "ÇED Olumlu" ibaresi ise halka ‘Devlet her şeyi inceledi, onayladı, artık yapacak bir şey yok’ duygusunu aşılamaya çalışılıyor” biçiminde özetlenebilir.

Raporun ismi değişse de niteliği değişmiyor

Aslında ÇED süreçleri, Türkiye’de uzun süredir ekoloji mücadelesinin ve hukuk süreçlerinin merkezinde yer alıyor. 7554 sayılı Kanun ile getirilen isim değişikliği, bu süreçteki yapısal sorunları çözmek yerine, isme yönelik yapılan bir makyaj ile geçiştiriliyor.

ÇED süreçlerine yönelik temel sorunlar ve eleştiriler

ÇED süreçlerindeki temel sorunlar ve eleştirilere bakıldığında şu başlıklar öne çıkıyor;

  • Ek-1 ve Ek-2 ayrımındaki adaletsizlik: Projelerin büyük bir kısmının Ek-2 (Seçme Eleme Kriterleri) kapsamına alınarak, kapsamlı bir inceleme yerine daha yüzeysel olan Proje Tanıtım Dosyası (PTD) ile geçiştirilmesi en büyük eleştiri konusu. Bu durum, projenin kümülatif etkilerinin göz ardı edilmesine yol açıyor. Son getirilen yasal düzenleme ile bu projeler için verilen ÇED Gerekli değlidir kararları artın ÇED olumlu (EK2) olarak adlandırılmaya başlandı.
  • Bilimsellikten uzak raporlar: ÇED raporlarını hazırlayan firmaların ücretlerini doğrudan proje sahibinden alması, "parayı veren düdüğü çalar" eleştirisini beraberinde getiriyor. Bu durum, raporların bağımsız ve tarafsız olmasını engelliyor.
  • Halkın katılımı toplantılarının işlevsizliği: Çoğu zaman halkın bilgilendirilmesi toplantıları birer formaliteye dönüşüyor. Yerel halkın itirazları teknik raporlara yansıtılmıyor, aksine bu toplantılar projenin "onaylandığı" birer halkla ilişkiler faaliyetine dönüştürülüyor.
  • Kapsam dışı bırakma ve dilimleme: Büyük projelerin çevresel etkilerini düşük göstermek için projenin parçalara bölünerek (örneğin bir maden sahasının küçük parsellere ayrılarak) ÇED sürecinden kaçırılması da en yaygın uygulamalar arasında.

Çarkların gürültüsü isim değişikliğiyle bastırılıyor

Hukukçuların, çevre örgütlerinin ve akademik çevrelerin bu değişikliğe yönelik eleştirileri, meselenin sadece bir isim değişikliği değil, yargısal ve bilimsel bir zırh oluşturma çabası olduğunu ortaya koyuyor.

Özetle; AKP hükümeti sistemin epeyce sıkıntılı çarklarını iyileştirmek yerine, çarkların çıkardığı gürültüyü bastırmak için isim değiştirme yoluna gidiyor. Görmezden gelinen sorun raporun isminde değil, raporun kim tarafından hazırlandığında, kim tarafından finanse edildiğinde ve içinde ne yazdığında oysa.

11.02.2026 21:03

Ceylan Yayınları'nın temsilcisi Hüseyin Gültepe tutuklandı: Tutuklu ESP'li sayısı 78'e yükseldi

ESP'ye dönük operasyon kapsamında gözaltına alınan Ceylan Yayınları'nın temsilcisi Hüseyin Gültepe tutuklandı. ESP operasyonlarında tutuklananların sayısı 78'e yükseldi.

Ceylan Yayınları'nın temsilcisi Hüseyin Gültepe tutuklandı: Tutuklu ESP'li sayısı 78'e yükseldi

Fotoğraf: ETHA

11.02.2026 18:55 / Güncelleme: 12.02.2026 04:06

Yüzde 27 zam dayatmasına karşı iş bırakan Çengel İplik işçileri işbaşı yaptı: Kâr var, teşvik var; işçiye gelince zam yok

Ücretlerin piyasanın altında kaldığını belirten işçiler, bayram harçlığı, erzak yardımı, servis ve yemek sorunlarına dikkat çekti. Patron yüksek kâr, sıfır vergi ve milyonluk teşviklerine rağmen işçilerin taleplerini reddetti.

Yüzde 27 zam dayatmasına karşı iş bırakan Çengel İplik işçileri işbaşı yaptı: Kâr var, teşvik var; işçiye gelince zam yok

Fotoğraf: Evrensel

12.02.2026 07:02

ODTÜ öğrencilerinden Erkunt işçilerine destek: Sincan’daki atık hepimizi etkiler

ODTÜ öğrencileri halk sağlını tehdit eden metal atıklarını açık alana döken Erkunt Sanayi patronuna tepki gösterdi. ODTÜ’lüler işçilerle dayanışma mesajı verdi.

ODTÜ öğrencilerinden Erkunt işçilerine destek: Sincan’daki atık hepimizi etkiler Fotoğraf: Evrensel

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!