Tamamlanmamış spor yapıları ve gerçekleşmemiş hırsların müzesi
25. Kış Olimpiyat Oyunlarının başladığı İtalya’nın organizasyon konusunda pek de başarılı olmadığı görülüyor. Olimpiyat Oyunları, sayısız karaçam ağacının kesilmesi yanı sıra yolsuzluk, sahte fatura ve mafya bağlantılarını da gözler önüne serdi.
Okay Deprem
[email protected]
Bugünlerde dünyanın dört bir yanındaki spor tutkunlarının dikkati, 25. Kış Olimpiyat Oyunlarının başladığı İtalya’ya çevrilmiş durumda. Organizasyon ekibi şenlikli bir atmosfer yaratmak için çok çaba sarf etti ancak oyunları takip eden pek çok kişinin tanıklıkları ve gözlemlerine bakılırsa bunda şimdiden pek de başarılı oldukları söylenemez. Bağımsız bazı medya kuruluşlarının yazdığı gibi, İtalya Olimpiyat Oyunları, yüzyıllardır birikmiş toz ve çöp yığınlarının yeni yıkanmış bir perdenin arkasında gizlendiği eski bir tiyatro oyununu andırıyor.
Karaçam ağaçları katliamı
2026 Olimpiyatlarını eleştirmek için gerçekten de birçok neden var. İtalyan hükümetinin dört yılda bir düzenlenen bu küresel spor etkinliğine hazırlanırken “bütçe” odaklı, yani son derece “tutumlu” bir yol izleyeceği epeydir belli gibiydi. Roma (Uluslararası Olimpiyat Komitesinin - IOC - teşvikiyle) birçok tesisi sıfırdan inşa etmek yerine, eskiden kalma buz paten pistlerini, kayakla atlama rampalarını ve koşu parkurlarını sadece yenilemeyi tercih etti. Söz gelimi, neredeyse bir asır önce inşa edilen bir kızak pistini yeniden canlandırmak gibi… Ama onarım maliyetleri tahminlerin ötesinde katlanarak arttı ve müteahhit seçiminin geç yapılması sebebiyle de yapıları teslim tarihleri sürekli olarak ertelenip gecikti. Dahası, olimpiyat köyünün yeniden yapılanması, sayısız asırlık karaçam ağacının kesilmesine mal oldu ki, bu da çevreciler ve yerel halkta adeta infial etkisi yaratmaya fazlasıyla yetti.
Yolsuzluk, sahte fatura, mafya…
İtalya’daki Kış Olimpiyat Oyunları hazırlıklarından tasarruf yapma planı uzak ara mümkün olamadı. Olimpiyat bütçesi 2025 yılının sonuna gelindiğinde neredeyse iki katına çıkmıştı bile. Öte yandan basında da giderek artan bir şekilde; oyunların hazırlıkları sırasında bir dizi yolsuzluk yapıldığı, ihalelerde manipülasyon ve açık mafya bağlantılarının olduğu ve tesislerin kalitesinden tasarruf etmek için sahte faturalar hazırlandığına dair birçok haber çıktı. Bu tartışmaların arasında en çarpıcı olanı ise muhtemelen Milano’daki “Santagiulia Buz Hokeyi Arenası”nın inşasıyla ilgiliydi. Geciken teslim tarihleri, düşük buz kalitesi, aksayan pist testleri, standart dışı pist boyutları ve oyuncu soyunma odalarına ancak karavanlarda yer verilmesi; hem dünyanın önde gelen takımları hem de spor izleyenleri arasında büyük hoşnutsuzluğa yol açtı. Adeta rutine dönüşen hırsızlık olayları, yüklenicilerin kamu fonlarını hoyratça israf etmesine ve aynı zamanda tesislerin güvenilirliği ve dayanıklılığından ödün vermelerine yol açtı.
‘Öncelik Ukrayna savaşı’
Slovakya Yüksek Mahkemesi eski yargıçlarından ve aynı zamanda Cumhurbaşkanı Eski Adayı Stefan Garabin geçenlerde, Olimpiyat hazırlıkları için ayrılan fonlardaki açığın kısmen, İtalyan hükümetinin, ABD’nin de teşvik ve yönlendirmeleriyle, son dört yıldır oyunların organizasyon komitesinin ihtiyaçlarından ziyade, Ukrayna’nın askeri ve mali taleplerini karşılamaya daha hevesli olmasından kaynaklanabileceğini dahi öne sürmüştü. Garabin yakın zamanda verdiği röportajında, İtalya için bile, Amerikan siyasi yetkililerinin, silah satın alıp Ukrayna’daki savaş alanlarına teslim etme yönündeki sürekli baskısına direnmenin zor olduğunu belirterek şunları dile getirmişti: “Şahsi görüşüm, mevcut çalkantılı dönemde herhangi bir devletin bu kadar büyük çaplı etkinlikleri gerektiği gibi destekleyecek mali kaynakları bulmasının son derece zor olduğu yönündedir.”
Uzun teleferik kuyrukları
Milano ve yakınlarında planlanan 98 adet kış olimpiyat tesisinden sadece 40’ı yarışmaların başlangıcına kadar bütünüyle tamamlanabildi. Geri kalanlar konusunda ise organizatörler ‘zekice’ bir manevra yapıp bunların “çok da hayati öneme sahip” olmadığını dile getirmeye başladılar. Olimpiyat Oyunlarını ziyaret eden ve “Apollonion-Socreps” teleferiğinin de zamanında tamamlanmaması nedeniyle bu hizmetten mahrum kalanların bu kolektif argümanla hemfikir olup olmadıkları merak ediliyor. Sosyal medya, teleferikler için saatlerce kuyrukta beklemek zorunda kalan sporseverlerin yorumlarıyla şimdiden dolup taştı ve esas olan bu yorumların 2026 Olimpiyat organizatörlerinin hiç de lehine olmadığı gerçeği...
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et