Özgür Özel: 'İktidara bozuk tohum Mesut'la gidilmez, Zeydan Karalar'la, Mansur Yavaş'la, Ekrem Başkan'la gidilir'
CHP Genel Başkanı Özgür Özel grup toplantısında istifa eden Mesut Özarslan'ın iddialarına yanıt verdi. Konuşmasını "İktidara Zeydan Karalar'la gidilir, Mansur Yavaş'la gidilir, Ekrem İmamoğlu'yla gidilir" diyerek sonlandırdı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de haftalık grup toplantısında Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın istifa sürecine ve iddialara dair açıklamalarda bulundu. Özarslan’ın AKP ile gizli görüşmeler yürüttüğünü, parti yönetimini defalarca yemin ederek yanılttığını ve istifasının arkasında siyasi hesaplar bulunduğunu söyleyen Özel, sızdırılan mesajları kürsüden okudu. Özel, "Söylediklerim kişilik tespitine yöneliktir. Aileye yönelik bir kastım varsa Allah cezamı versin. Ama benim birileri oradan bir de yalandan diyor; 'milli değerlerimize sövdü, şuna sövdü...' işte şey 'Kutsal değerlerimize sövdü, aileme sövdü.' Birini ispatla birini, birini ispatla!" dedi.
Özel, Keçiören Belediyesi’nin CHP tarafından kazanılmasının Ankara’da önemli bir başarı olduğunu hatırlatarak, “CHP üç belediyeden yukarı çıkamaz denilen yerde 16 belediye kazandı. Bunlardan biri de Keçiören’di” dedi. Özarslan hakkında görev süresi boyunca çeşitli iddialar gündeme geldiğini belirten Özel, bu nedenle kendisini üç kez Genel Merkez’e çağırdığını ve açık şekilde uyardığını ifade etti.
"Eğer bir kabahatin varsa şimdi söyle. Bizim yolsuzluk yapanla işimiz olmaz” dediğini aktaran Özel, Özarslan’ın tüm iddiaları yemin ederek reddettiğini vurguladı. Özel, "Üç gün öncesine kadar her şeyi inkâr etti. Büyük yeminler etti, ailesini, çocuklarını bu yeminlere kattı” diye konuştu.
Özgür Özel, daha sonra Özarslan’ın AKP ile görüşmeler yaptığına dair bilgilerin kendilerine ulaştığını belirterek, "Bir ay önce Mansur Başkan’a bir belediye meclis üyesi gidip ‘Ben AK Parti’ye geçersem sen de gelir misin’ diye teklif edildiğini söylüyor. Günü, yeri, şahidi belli" dedi. Özarslan’ın çarşamba günü AKP’ye katılacağının öğrenildiğini, bu süreçte telefonlara çıkmadığını ve şehirden ayrıldığını ifade etti.
Kendisine ulaşamayınca mesaj attığını söyleyen Özel, kamuoyuna yansıyan “aileye küfür” iddialarını da reddetti. Özel, “Aileye yönelik bir kastım varsa Allah cezamı versin. Söylediklerim kişilik tespitidir” dedi. Özel, Özarslan’ı sert sözlerle eleştirerek, “Dün hırsız dediklerinin koynuna giriyorsun. Seni aldatıyorlar” ifadelerini kullandı.
"Partimiz tarihinin en ağır saldırısı altında, iftiralarla karşı karşıya, devlet bütün olanaklarıyla bir partiye hizmet eder halde, ama o saldırı altındaki ana muhalefet partisinin grup toplantısına bakın, bir bakın"
'Afişle, branda ile siyaset olmuyor'
"(Deprem bölgesine gerçekleştirilen ziyaretler)
"Konteyner kente gitmeden, o ayakları çamurda çocukları görmeden, gözü yaşlı kiracıyı dinlemeden; 'evim verildi ama geçemiyorum, tadilatına param yok, aidatına param yok, işim yok' diyenleri dinlemeden; mücbir sebep mağdurlarıyla birlikte ağlamadan, yakınlarını kaybetmiş olanların adalet arayışının önündeki engellerin nasıl AK Partili müteahhitleri, o şehrin zenginlerini, godamanlarını kayırdığını garibanlardan dinlemeden öyle brandayla, parayla, afişle siyaset olmuyor. Meydana çıkmadan atadıklarını alkışlatarak siyaset yapanların işleri zor bundan sonra. Gerçekle yüzleşmek sokağa inmekle oluyor. Depremi yaşayana orayı görene video izletmekle olmuyor. Branda ile siyaset dönemi AKP'nin çöküş dönemidir."
'Erdoğan darbeci dediği Sisi'ye iltifata gitti'
"Biz deprem bölgesindeyken, Sayın Erdoğan da 'eli kanlı katil' dediği ama daha sonra Amerika’nın işaret verip de doların ucunu görünce 'kardeşine' sarılır gibi sarıldığı Suudi Arabistan Prensi'nin yanındaydı. 'Darbeci' dediği Sisi ile kucaklaşmaya, 'Ona selam verirsem namerdim' dediği, 'Aynı salonda olursam meşrulaştırırım' dediği Sisi’ye iltifatlar etmeye gitmişti.
"Acılar hala taze. 270 bin kişi konteynerlarda yaşıyor. Barınma krizi sürüyor, rezerv alan mücbir sebep mağduriyetleri devam ediyor. Eğitim ve sağlıktaki sıkıntılar katlanılamaz boyutta."
Erdoğan'a: Borç senetlerini yırtıp atalım
"Şehirlerimizi afetlere hazırlamak, afet anında etkin müdahale, afet sonrası iyileştirme, şehirleri ayağa kaldırma merkezi yönetimin işi. Bunun için milletten devasa vergiler alınıyor. Milletimiz de bunu 'deprem bölgesine gidecek' diye; iki kere motorlu taşıtlar istediler, ödedi; KDV’yi iki katına çıkardılar, ödedi; ÖTV’ler arttı, ödedi; yurt dışına çıkış harçları arttı, ödedi. Ve bu imkanlar dahilinde orada ne yapılıyorsa yapılıyor ama dönüyor dolaşıyor, video izletiyor ve diyor ki: 'Ana muhalefet gitmedi, yapmadı; her şeyi biz yaptık' diyor. Ben ona ne dedim? Ona dedim ki: 'Hak etmediğimi duyarsan, hak ettiğini duyarsın.' Bir, ilk önce 'Cumhuriyet Halk Partili belediyeler bir şey yapmadı' dedi." Özel bu ifadelerinin ardından CHP'li belediyelerin deprem bölgelerinde yaptığı çalışmaları anlatan bir video yayınladı.
"Gel, mademki bu para toplandı, o borç senetlerini yırtıp atalım. Ben de Erdoğan'a teşekkür edeceğim."
'Kurum'un İliç'te sorumluluğu apaaçık ortada'
"Murat Kurum'un İliç'te sorumluluğu apaaçık ortadayken, istifa etmek yerine İstanbul'a aday oldu. Allahtan İstanbullular kefenin iki tarafına baktı doğru tarttı."
'İki boğaz köprüsü ve 7 otoyolu özelleştirmek istiyorlar'
"Cumhuriyet tarihinde yapılan özelleştirmelerin yüzde 86'sı AKP döneminde yapıldı. Şimdi iki boğaz köprüsü ve 7 otoyolu özelleştirmek istiyorlar"
"Resmi bir açıklama yok, nihayet İBB’deki bir belediye meclis üyeleri baklayı ağzından çıkardı ama hazırlıklar biliniyor ki ve yalanlamıyorlar da zaten. Satışta yetkiyi İngiliz Ernst & Young firmasına vermişler. Kanadalı BTY grubu da teknik danışman yapmışlar. İki köprünün ve 7 tane otoyolun sadece geçen yılki geliri 600 milyon dolar. Bakım masrafı %2. İki masraf ediyon 98 kar ediyorsun. Şimdi burayı 3 milyar dolara... Yani 5 yıllık gelirini peşin almak için...
'Köprünün geçiş ücretini en az 590 lira yapacak'
Bakın birini zaten alacan, ikincisini de iktidarında alacan eğer seçim zamanında olursa ısrar ettiğin gibi. Bizim iktidarımızdaki 3 yıllık geliri bugünden almak için altın yumurtlayan tavuğu kesiyorlar. Ve bedeli ağır olarak vatandaşa ödetilecek. Çok net. Satılacak olan köprüden geçiş ücreti 59 lira. Şu anda, yani 1973’te temeli atılan köprünün, şu anda kullandığımız köprünün geçiş ücreti 59 lira. Bunların KÖİ (Kamu Özel İşbirliği) modeliyle geçiş garantili yaptırdığı köprünün geçiş ücreti 995 lira. Bu köprüyü 59 liraya satacaklar, alan bu köprünün geçiş ücretini 590 lira yapacak en az.
Bakın İzmir-Çeşme otoyolu. Rahmetli Özal’ın 'Semra kat kaseti de keyfimiz yerine gelsin' diyerek açtığı, devletin parasıyla yapılan otoyolun İzmir-Çeşme arasından şu anda 53 lira alınıyor. Bunların modeliyle yapılan otobandan Çeşme’ye değil 100 kilometre, 103 kilometre Akhisar’a doğru git; 365 lira alınıyor. İki model arasında vatandaşa maliyeti; hani diyor ya 'bir kuruş cebimizden çıkmadan geçiş garantili yaptık.' Geçerse vatandaş ödüyor geçmezse devlet tamamlıyor ödüyor. 100 kilometresi Özal otobanında 53 lira; şimdi bunu özelleştirecekler. Tayyip Bey’in yapıp övündüğü, açtığı otobanda 365 lira. 7 kat fark var. Ve İzmir-Çeşme otoyolu özelleştiğinde İzmir-Çeşme de 365 liraya çıkacak aynı modelle.
'Vatan hainliği ikiye katlıyor beyefendi'
Sayın Erdoğan’a 2012 yılında bu köprüleri satmaya kalktığında vatandaş ayağa kalkmıştı. 'Bakıyoruz' demişti. 5,7 milyar teklif gelmişti, 5,7 milyar dolar. Erdoğan demişti ki: '7 milyardan aşağıya satmak vatan hainliği olur.' Şu anda aynı köprüleri 3,5 milyar dolara satıyor. Vatan hainliğini ikiye katlıyor beyefendi."
CHP'den istifa eden Mesut Özarslan'a yanıt
"Kimsenin inanmadığı bir şey oldu; CHP üç belediyeden yukarıya çıkamaz denilen yerde 16 tane belediyeyi kazandık. Bunlardan bir tanesi de Keçiören Belediyesi'ydi. Keçiören Belediye Başkanı hakkında görev süresi boyunca pek çok iddia gündeme geldi. Kendisini defalarca, üç kez özel gündemle Genel Merkezimize çağırdım. Ve dedim ki: 'Bu iddialar var, buna ne diyorsun?' Kendisi... Ben dedim ki: 'Eğer bir kabahatin varsa şimdi söyle, bizim yolsuzluk yapanla işimiz olmaz. Türkiye bize umudunu bağlamış, eğer korktuğun bir şey varsa bunu bize söyle ve gereğini yap.'
Dedi ki söylenenlerin tamamının iftira, asla yolsuzluğa hırsızlığa bulaşmadığını öyle yeminlerle burada başta Mansur Başkan ve 15 belediye başkanımız, 14 belediye başkanımız, herkes şahit; her birimize, her sorana öyle büyük büyük büyük yeminlerle, çocuklarını yeminlere katarak, ailesini o berbat yeminlere ispatlara katarak her şeyi söyleyerek inkar etti. Üç gün öncesine kadar, üç gün öncesine kadar!
Sonra her taraftan gelen bilgiler AK Parti'yle gizli görüşmeler yaptığı, buraya geçecek olduğu... Sonradan öğreniyoruz ki örneğin Mansur Başkan'a bir belediye meclis üyesi bir ay önce diyor; bana teklif etti, 'ben AK Parti'ye geçersem benden gelir misin?' diye. İsmi belli, cismi belli, günü belli. Ve öyle şeyler ki birazdan bambaşka bambaşka şahidi gelecek şimdi bunun, sürpriz bir şahit grup var buna.
Ve öğreniyoruz ki çarşamba günü AK Parti'ye katılacak. Telefonlar açılıyor, il başkanının telefonlarını açmıyor, arkadaşlarının telefonlarını açmıyor, şehirden kaçıyor. En yakınları 'evet katılıyordu' diyorlar. Ve bunun üzerine, bunun üzerine kendisine öncesinde bir gün önce telefon açıyorum. Bin bir tane yemin! 'Ya deme böyle' dediği övgüler bana... 'Sen Atatürk'ten sonra partinin başına gelmiş en büyük lidersin' diye başlayan, kendisine sinkaflı yakıştırmalarla 'ben öyle haysiyetsiz miyim, öyle nokta nokta mıyım, böyle bilmem ne miyim' falan...
'Birini ispatla'
Ertesi gün telefonları kapıyor. Ve bunun üzerine de kendisinden telefonla ulaşamadığım için kendisine mesaj atıyorum. O mesajları o mesajları ki 'efendim anneme küfretti...' Haşa! Ne anne, seni doğuran annen utanır her lafı annesini karıştırdığı için. Her lafı annesini karıştırdığı için! Onun dışında ne söyleyeceğim kişilik tespitine yöneliktir. Aileye yönelik bir kastım varsa Allah cezamı versin. Ama benim birileri oradan bir de yalandan diyor; 'milli değerlerimize sövdü, şuna sövdü...' işte şey yapacak ya... 'Kutsal değerlerimize sövdü, aileme sövdü.' Birini ispatla birini, birini ispatla!
"Çok korkacağım mesajlaşmaya bakın. Şimdi bunlar benim utanacağım ve onun kanıtları... Aramızda geçen konuşmaların, ona söylediklerimin ve onun söylediklerinin onun sızdırdığı dökümleri:
Sen bana geldin ve dedin ki: 'Genel Başkanım bende hata yok, kusur yok, yalan atıyorlar, iftira atıyorlar, sakın inanmayın. Bana güvenin ben kul hakkı yemedim, ben rüşvet yemedim, ben hırsızlık yapmadım' dedin. Ben de sana inandım. Şimdi sana inanmayanlara, güya sana iftira atanlara teslim oluyorsun. Ya da onlara giderek bana yalan attığını, aslında hırsız olduğunu itiraf ediyorsun. Ben buna inanmak istemiyorum. Ben o gün gözleri ateş gibi parlayan ve inandığını söyleyen Mesut’u görmek istiyorum. Ama anlıyorum ki o Mesut da yalanmış. Anladım ki sen hırsızmışsın. Ve hırsızlığını bilenlerle, hırsızlığını görenlerle uzlaşarak kendini kurtarmaya çalışıyorsun. O zaman sen layığını bulmuşsun. Şunu bil Mesut; bana, benim odama gelip gözlerin çakmak çakmak, doğru dürüst konuşan ve hırsızlara, ranta, rüşvete bulaşmadım diyen Mesut lazım. O Mesut beni kandırdıysa o Mesut'un yolu açık olsun. Asla ve asla benim hırsızla, yolsuzla işim olmaz. AK Parti'nin işi olur. O seni bağrına basan, o seni bağrına basan; senin hakkında suç duyurusunda bulunanlar o söylediklerini yutar, bizde böyle bir şey olmaz. Devir hırsızların devri değil. Devir AK Parti'nin devri değil. O devir bitiyor. Devrimimiz başlayınca yalvarsan da yakarsan da seni affetmem bu vakitten sonra. Dönsen de affetmem. Sen hırsız olduğunu, yolsuz olduğunu, alçak olduğunu itiraf ettin şu anda. Bu lafları söyleyenlere sığındın, seni savunanlara sırtını döndün; tercihini yaptın. Madem hırsızdın, niye bizi oyaladın? Yolun açık olsun. Ama gün gelecek, devir dönecek, elime düşeceksin. O gün sana acırsam namerdim."
'Ankaragücü'nden adam tutmaya çalışıyor'
'Bozuklar ayrılır, sağlamlarla iktidara yürünür'
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et