Eğitim Sen: Seçmeli dersler idarenin değil, öğrencilerin hakkıdır!
Eğitim Sen, seçmeli ders seçiminin öğrenci ve velilerin özgür tercihine dayanan pedagojik zeminde değil; uygulamada zorunlu kılma ve idari baskılar eşliğinde yürütüldüğünü belirterek; seçmeli dersler idarenin değil, öğrencilerin hakkıdır" denildi.
Fotoğraf: DHA
Eylem Nazlıer
[email protected]
Eğitim Sen Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen 2026-2027 eğitim öğretim yılı seçmeli ders süreci ile bir açıklama yaparak “Seçmeli dersler idarenin değil, öğrencilerin hakkıdır” dedi.
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen 2026-2027 eğitim öğretim yılı seçmeli ders sürecinin 20 Şubat 2026 tarihine kadar devam ettiğine vurgu yapılan açıklamada; “Ancak bu süreç, yıllardır olduğu gibi, öğrencilerin ve velilerin özgür tercihine dayanan pedagojik bir zeminde değil; yönlendirme, uygulamada zorunlu kılma ve idari baskılar eşliğinde yürütülmektedir” denildi.
“Seçmeli ders fiilen zorunlu hale getirilerek eğitim hakkı ihlal edilmektedir”
Seçmeli derslerin, öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarını esas alan, onların düşünsel, kültürel ve toplumsal gelişimini desteklemeyi amaçlayan dersler olduğu belirtilen açıklamada; “Buna rağmen pek çok okulda bu dersler, belirli programların açılabilmesi gerekçesiyle dayatılmakta; öğrenci ve veliler tercih hakkını kullanamaz hale getirilmektedir. Seçmeli olması gereken dersler, fiilen zorunlu hale getirilerek eğitim hakkı ihlal edilmektedir” ifadelerine yer verildi.
Seçmeli ders sürecinin idari tasarruflarla değil, pedagojik ölçütlerle ve demokratik katılımla yürütüldüğüne işaret edilen açıklamada şöyle denildi; “Çocukların merak duygusunu, eleştirel düşünme becerisini ve yaratıcılığını desteklemeyen; kendini ifade etme olanaklarını, kültürel bağlarını ve toplumsal gerçeklikle kurduğu ilişkiyi güçlendirmeyen uygulamalar kabul edilemez. Seçmeli dersler, idari ya da ideolojik ihtiyaçlara göre değil, çocukların gelişimsel ve pedagojik gereksinimleri esas alınarak belirlenmelidir.”
“İdareler tercihleri yönlendirilmektedir”
Bu süreçte temel sorunun, seçmeli derslerin bir tercih alanı olmaktan çıkarılıp idarenin planlama ve yönlendirme aracına dönüştürülmesi belirtildiği açıklamada; “Öğrenci ve velinin açık iradesi yok sayılmakta; “sınıf açılamaz”, “öğretmen yok”, “sistem izin vermiyor” gibi gerekçelerle tercihler yönlendirilmektedir. Bu uygulamaların hiçbirinin hukuki ya da pedagojik karşılığı bulunmamaktadır” denildi.
“Seçmeli ders havuzunda yer alan sanat, spor, felsefe, bilim, anadili, kültür ve eleştirel düşünceyi besleyen dersler kâğıt üzerinde bırakılmakta; fiilen erişilebilir olmayan bir seçenekler listesi sunulmaktadır” denilen açıklamada seçim hakkının biçimsel olarak korunuyor gibi gösterilip, pratikte ortadan kaldırıldığı dile getirildi.
“Özellikle anadilinde eğitim hakkı, görmezden gelinen bir başlık olmaktan çıkarılmalı”
Hiçbir seçmeli dersin, ideolojik, dini ya da politik tercihler doğrultusunda örtük ya da açık biçimde zorunlu hale getireliyemiyeceğinin altı çizilen açıklamada şunlar söylendi; “Özellikle anadilinde eğitim hakkı, görmezden gelinen bir başlık olmaktan çıkarılmalı; Yaşayan Diller ve Lehçeler dersinin seçilmesinin önüne konulan fiili engeller derhal kaldırılmalıdır.
Seçmeli ders süreci, eğitim sisteminin çocukları birey olarak mı yoksa yönlendirilecek nesneler olarak mı gördüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Bilimi, eleştirel düşünceyi ve çoğulculuğu dışlayan; çocukları tek bir düşünce ve yaşam biçimine mahkûm eden bu anlayışı kabul etmiyoruz”
Açıklamada velilere çağrı yapılarak; “Çocuğunuzun seçmeli dersleri, sizin ve çocuğunuzun iradesi dışında belirlenemez. Seçmeli ders adı altında yapılan baskı, yönlendirme ve dayatmalara sessiz kalmayın. Bu tür uygulamalarla karşılaştığınızda yalnız değilsiniz; kabul etmeyin, Eğitim Sen şubeleriyle iletişime geçin ve birlikte karşı duralım” denildi.
Açıklamada eğitim emekçilerine de çağrı yapılarak; “Seçmeli ders sürecinde idari baskıları normalleştirmeyin. Pedagojik ilkelere ve mesleki sorumluluğunuza sahip çıkın; hukuka aykırı uygulamaların parçası olmayın” ifadeleri kullanıldı.
“Seçmeli ders sürecini keyfi uygulamalarla yönetmekten vazgeçin”
Son olarak yetkililere uyarı yapılan açıklamada şöyle denildi; “Seçmeli ders sürecini keyfi uygulamalarla yönetmekten vazgeçin. Bu süreç, idari tasarrufların, ideolojik yönlendirmelerin değil; çocukların eğitim hakkını, eşitliği ve kamusal sorumluluğu esas alan bir anlayışla yürütülmelidir.
Eğitim Sen olarak seçmeli ders sürecinin her aşamasını yakından izlemeye devam edeceğiz. Öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin iradesini yok sayan uygulamalara karşı sessiz kalmayacak; hak ihlallerinin karşısında durmayı sürdüreceğiz.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et