10.02.2026 00:14

Neden kıdem tazminatı alamıyoruz?

Türkiye’de işçilerin büyük bölümü kıdem tazminatına fiilen erişemiyor. Çıkış kodlarına bağlanan mevcut sistem, emeğin karşılığını pazarlık konusu yapıyor; fon tartışmaları ise iş güvencesini zayıflatmayı hedefliyor.

Neden kıdem tazminatı alamıyoruz?

ARŞİV | Fotoğraf: DHA

Dr. Erkan Kıdak

Türkiye’de kıdem tazminatı, hâlâ mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesiyle düzenleniyor. 2003 yılında yeni bir İş Kanunu çıkarılmış olmasına rağmen bu hükmün korunmasının gerekçesi açık: Yıllardır gündemde tutulan bir “kıdem tazminatı fonu” fikri. Yani bugünkü sistem, geçici bir durum gibi sunuluyor ama bu geçicilik yirmi yıldan uzun bir zamandır sürüyor.

Mevcut düzenlemeye göre bir işçinin kıdem tazminatı alabilmesi için kendi isteği dışında işsiz kalması, haklı nedenle istifa etmesi, emeklilik koşullarını tamamlaması ya da kadınlar için evlilik, erkekler için askerlik gibi özel durumların gerçekleşmesi gerekiyor. Kağıt üzerinde bu şartlar mantıklı gibi görünebilir. Ama pratikte olan başka.

İşçiler kıdem tazminatını, yıllarca verdikleri emeğin birikimi ve aynı zamanda iş güvencesinin bir parçası olarak görür. Fakat bu haktan yararlanmak çoğu zaman mümkün olmaz. Sosyal Güvenlik Kurumu çıkış kodlarına bakıldığında işçilerin yaklaşık yüzde 85’i kıdem tazminatı alamadan işten ayrılıyor. Dava açıp sonuç alanlar da dahil edildiğinde bile tablo değişmiyor; yaklaşık yüzde 70’lik bir kesim için kıdem tazminatı fiilen ulaşılamaz bir hak haline gelmiş durumda.

Bu tablo, sorunun işçiden kaynaklanmadığını açıkça gösteriyor. Sorun, hakkın tanınma biçiminde.

İktidar ise bu mağduriyeti gerekçe göstererek periyodik aralıklarla kıdem tazminatı fonu tartışmasını gündeme getiriyor. “Herkes alsın” söylemiyle sunulan bu öneri, aslında kıdem tazminatını işveren sorumluluğundan çıkarıp bireysel birikime dönüştürmeyi hedefliyor. Yani iş güvencesi niteliği olan bir hakkın, tasarruf hesabına çevrilmesi planlanıyor.

Bu noktada emek cephesinin uzun süredir yaptığı şey, savunmada kalmak oldu:

“Dokunmayın.”

“Geri götürmeyin.”

“Mevcut hakkı koruyun.”

Oysa bugün ihtiyaç olan şey, yalnızca mevcut durumu muhafaza etmek değil; hak kavramını yeniden kurmaktır.

Meselenin aslı şudur:

Kıdem tazminatı gerçekten işçinin hakkı mı, yoksa işverene bağlı bir lütuf mu?

Bugünkü sistem, işçinin kıdem tazminatını alabilmesini işten ayrılma biçimine bağlayarak bu hakkı fiilen pazarlık konusu haline getiriyor. Oysa işçinin çalıştığı süre boyunca ürettiği değer, işten ayrılma biçimine göre ortadan kalkmaz. En kötü durumda, işçi bir suç işlemiş olsa bile bunun karşılığı ceza hukukunda tanımlıdır. Bunun kıdem tazminatıyla ilişkilendirilmesi, cezayı iki katına çıkarmak anlamına gelir. Emekle kazanılmış bir hakkın, disiplin aracı haline getirilmesi hukuki değil, ideolojiktir.

Madem herkesin kıdem tazminatı alamaması “problem” olarak görülüyor, o halde çözüm de buradan başlamalıdır:

Herkes, her koşulda kıdem tazminatı almalıdır.

– İşten çıkarılsa da almalıdır.

– İstifa etse de almalıdır.

– Emekli olsa da almalıdır.

– İş yerini değiştirse de almalıdır.

Çünkü kıdem tazminatı, işten ayrılmanın ödülü değil; çalışmanın karşılığıdır.

Bu nedenle işçinin kıdem tazminatı hakkı ile işten ayrılma biçimi arasındaki bağ koparılmalıdır. Hak, koşula bağlandığı sürece gerçek hak olmaktan çıkar; idarenin ve işverenin takdirine bağlı bir ayrıcalığa dönüşür.

Bir diğer temel sorun ise kıdem tazminatı tavanıdır. Bugün yaklaşık 65 bin lira civarında olan bu tavan, uzun yıllar çalışan işçiler için ciddi bir kayıp anlamına gelmektedir. Otuz yılını aynı iş yerine vermiş bir işçinin alacağı tazminat, çoğu zaman orta sınıf bir otomobil bile almaya yetmemektedir. “Emek birikimi” denilen şey, kağıt üzerinde kalmaktadır.

Bu yüzden ikinci temel ilke açıktır:

Kıdem tazminatında tavan uygulaması kaldırılmalıdır.

Hak, sınırlandığı ölçüde hak olmaktan çıkar. Tavan, işçinin emeğine üst sınır koymaktır. Bugün tartışılması gereken başlıklar nettir:

– Kıdem tazminatı işten ayrılma biçiminden bağımsız bir hak olmalıdır.

– Tavan uygulaması kaldırılmalıdır.

– Kıdem tazminatı bireysel tasarruf değil, toplumsal güvence olarak kalmalıdır.

– Bu hak iş güvencesinin parçası olarak güçlendirilmelidir.

Bunlar teknik sorular değildir. Bunlar sınıfsal sorulardır. Çünkü kıdem tazminatı, işçinin geleceğe tutunma araçlarından biridir. İşten çıkarıldığında ayakta kalabilme imkanıdır. Pazarlık gücünün bir parçasıdır. İşveren karşısında tamamen çıplak kalmamasını sağlayan son eşiktir.

Bu nedenle kıdem tazminatı meselesi yalnızca hukukçuların ya da bürokratların konusu değildir. Bu, milyonlarca çalışanın doğrudan meselesidir. Ve böylesine hayati bir konuda savunmada kalmak değil, söz söylemek gerekir. Bugün ihtiyaç olan şey şudur:

Ne fon vaadiyle eritilen, ne tavanla budanan, ne de çıkış koduna bağlanan bir tazminat.

Kıdem tazminatı, işçinin geçmiş emeğinin karşılığıdır.

Ve bu karşılık, koşulsuz olmalıdır.

(Evrensel)

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
09.02.2026 12:00

Yapay zeka Neandertalleri yanlış anlattı: Akademik bilgiyle büyük fark ortaya çıktı

ABD’de yapılan bir araştırma, üretken yapay zekanın akademik bilgiyle arasındaki farkı gözler önüne serdi. Neandertaller üzerine yapılan testlerde yapay zeka, güncelliğini yitirmiş ve hatalı bilgiler üretti.

Yapay zeka Neandertalleri yanlış anlattı: Akademik bilgiyle büyük fark ortaya çıktı

Bu, çalışmaya dahil edilen, DALL-E 3 ile üretilmiş bir görüntü.

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!