İskenderun kertenkelesi için koruma çağrısı: Burnaz sahilinde 'sürgün' tartışması
Burnaz sahilinde yaşayan nesli tehlike altındaki İskenderun kertenkelesinin sanayi faaliyetleri nedeniyle yaşam alanından taşınmasına tepki gösteren çevre örgütleri, türün ve yaşam alanının yerinde korunması çağrısı yaptı.
Fotoğraf: Erzin Gönüllüleri Derneği
Özer Akdemir
[email protected]
Hatay - Erzin Burnaz sahilinde yaşayan ve nesli tehlike altında olan İskenderun kertenkelesinin (Acanthodactylus schreiberi), Yumurtalık Serbest Bölgesi’ndeki sanayi faaliyetleri nedeniyle yaşam alanından koparılarak başka bölgelere taşınması yaşam hakkı savunucularının tepkisini çekti. Adana Çevre ve Tüketiciyi Koruma Derneği (ÇETKO), Antakya Çevre Koruma Derneği, İskenderun Çevre Koruma Derneği ve Erzin Gönüllüleri Derneği, bu "sürgün" operasyonuna karşı Burnaz sahilinde 8 Şubat 2026 tarihinde bir basın açıklaması düzenledi.

Dr. Sadun Bölükbaşı tarafından okunan açıklamada, bölgenin Bern ve Ramsar sözleşmeleri kapsamında korunması gereken kritik bir ekosistem olduğu, kertenkelelerin taşınmasının ise bilimsel ve hukuki dayanaktan yoksun bir "kara mizah" olduğu vurgulandı.
Bakanlığın taşınma yanıtına bilimsel itiraz
Avukat İsmail Atal aracılığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na 10/12/2025 tarihinde yapılan ve bölgedeki sanayi faaliyetlerinin uluslararası koruma statülerinden “Nesli tükenme tehdidi altında” bulunan İskenderun Kertenkelesinin yaşam alanını daralttığı, bu bölgelerin sanayi faaliyeti alanından çıkarılması talebine Ticaret Bakanlığı tarafından verilen yanıtta, Adıyaman Üniversitesi'nden alınan bir rapora dayanarak 454 kertenkelenin başka bir habitata taşındığı ve projenin başarılı olduğu savunuldu. 2020 yılında gerçekleştirilen bu taşınma işleminin ardından sadece bir günlük bir izleme yapıldığını ve aradan geçen altı yıl boyunca canlıların akıbetinin kontrol edilmediğini belirten ÇETKO Başkanı Bölükbaşı, türün yüzyıllardır uyum sağladığı topraklardan sürülmesinin koruma biyolojisine aykırı olduğunu, yaklaşık 2 bin dönümlük arazide geriye kalan binlerce bireyin ise yok oluşa terk edildiğini ifade etti.
İskenderun körfezi kirletici tesislerin kuşatması altında
İskenderun körfezi kıyılarının plastik üretim tesisleri, termik santraller, pertokimya tesisleri, çimento fabrikaları, demir-çelik fabrikaları gibi kirletici tesisler ile kuşatılmış durumda olduğuna dikkat çeken Bölükbaşı basın açıklamasında şunları söyledi; “Bu tesislerin planlama ve izin aşamasında bölgede yaşayan nesli tehlikede olan canlılar için “ saha çok geniş az öte gitsinler “, “hızlı hareket ederler” söylemi ile onaylar alınmaktadır. Bu da yetmemiş taşıma yani sürgün yöntemi başlamıştır.Ancak körfezde az öte gidecek yer kalmamıştır. Sürgün edilmeyi de kabul etmiyoruz. Ayrıca az öte gitsinler söyleminin sadece bu savunmasız canlılar değil biz insanlar içinde olduğunun farkındayız. Bizler bugün burada bu sahillerin ve bu denizin kadim sahipleri Chelonia Mydas ,Caretta Caretta ve Acanthodactylus schreiberi’ nin sesiyiz. Ve diyoruz ki Az öte gitmiyoruz.”

Prof. Dr. Sedat Gündoğdu: Koruma biyolojisi ve yerinde koruma ilkesi çiğneniyor
Çukurova Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Sedat Gündoğdu da konuya ilişkin yaptığı açıklamada süreci "bilimsel açıdan son derece tartışmalı" olarak nitelendirerek, translokasyon çalışmalarının habitat yıkımını meşrulaştırmak için bir araç olarak kullanılmasına tepki gösterdi. Gündoğdu, koruma altındaki türlerin yerinden edilmesinin yerinde koruma ilkesiyle bağdaşmadığını ve bu yaklaşımın ekosistem bütünlüğü için büyük riskler barındırdığını dile getirdi.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et