07.02.2026 15:18

CHP'den Niğde'de miting: 'Sandık istiyoruz, erken seçim istiyoruz'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Niğde'deki mitinginde Erdoğan'ın '3 yıl öncesine göre daha az ekmek alıyorsanız bana beddua edin' sözlerini hatırlattı; erken seçim çağrısı yaptı.

CHP'den Niğde'de miting: "Sandık istiyoruz, erken seçim istiyoruz"

Fotoğraf: CHP

Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinde bu haftaki adres Niğde oldu.

"Seçimi kaybettiklerinden bu yana saldırı peşindeler" 

Niğde Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan binlerce yurttaş 'Hükümet istifa' sloganları attı. CHP Niğde İl Başkanı Bünyamin Kıvrakdal, Ekrem İmamoğlu'nun gönderdiği mektubu okudu.

İmamoğlu: İktidar yine yenilecek

Mektubunda Niğdelileri selamlayan İmamoğlu, "31 Mart 2019 yerel seçimlerinde İstanbul’u kaybettiklerinden bu yana, milli iradeyi hedef alan saldırılar, kirli tertipler, karanlık girişimler peşindeler. 2019’da, daha seçim gecesi başladılar kötülüklerine. İlk iş olarak, seçim sonuçlarının televizyondan yayınlanmasını engellediler. Siyasi tarihimizde hukuksuz, antidemokratik uygulamalar çoktur ama devlet kurumları eliyle seçim sonuçlarını vatandaştan gizlemek gibi bir rezilliğin eşi benzeri görülmemiştir" dedi.

Aynı yenilginin AKP için yeniden gerçekleşeceğini ifade eden İmamoğlu, mektubunıun devamında şöyle dedi: "Yine öyle olacak. İktidarın halen yapmakta olduğu hukuk ve demokrasi dışı işlerin cezası, yine sandıkta kesilecek. Bugün hala 2019 İstanbul seçimlerini siyasi casuslukla, manipülasyonla kazandığımız iftirasıyla bizi yargılamaya kalkıyorlar. Bu acizliğinizle, bu zavallılığınızla siz, ancak kendinizi kandırırsınız. Milletimiz kime, neden oy verdiğini, sandıkta kimi, neden cezalandırdığını bilmiyor mu? Kaybetmeyi öğrenin. Milletin iradesine saygı duymayı öğrenin. Milletimiz, kendi iradesine karşı yapılan haksızlıkları, zorbalıkları unutmaz, affetmez. Millete sevgisini, saygısını kaybetmiş, milletin derdine gözünü kapamış iktidarlar, geldikleri gibi giderler. Bir avuç insandan başka kimseye faydası olmayan bu merhametsiz, vicdansız iktidar da gidecek. Adaletli, liyakatli, icraatçı, halkçı bir yönetim iş başına gelecek. Vakti dolanlar, pili bitenler gidecek; umut verenler, tuttuğunu koparanlar, kendini millete adayanlar iş başına gelecek. Seçim gecesi sandıklar açılınca, herkes gerçekle yüzleşecek. Göreceksiniz; milletimiz cumhuriyete, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne öyle bir sahip çıkacak ki… Milletimiz adalete, hürriyete öyle bir sahip çıkacak ki… Türkiye, bir daha asla, bütün yetkilerin tek bir kişide toplandığı, muhalefetin yargı yoluyla bastırılıp yok edilmeye çalışıldığı baskıcı rejimlerden biri olmayacak. Türkiye bir daha asla, zenginliğin bir avuç insana aktarıldığı, dertlerin ve zorlukların ise milletin sırtına yüklendiği, insafsız rejimlerden biri olmayacak. İktidar değişecek ve milletçe huzura, refaha, mutluluğa hasretimiz bitecek. Bu topraklarda artık sadece adalet ve hürriyet, bolluk ve bereket, birlik ve kardeşlik hüküm sürecek. Her şey çok güzel olacak."

"Neden depremzedeye boş senet imzalatıyorsunuz?"

Ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuştu. Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Geçtiğimiz haftayı herkes sevdikleriyle geçirdi. Ben geçtiğimiz hafta Osmaniye’deydim, Kahramanmaraş’ta, Gaziantep’te, Adıyaman’da, Malatya’daydım. Konteyner kentlerdeydim, depremzedelerle el eleydim, gönül gönüleydim. Sayın Erdoğan da geçen haftayı 'eli kanlı katil' dediği Suudi Arabistan prensiyle birlikte, 'darbeci' dediği Sisi ile birlikte geçirdi. Nihayet dün Türkiye’ye geldi. Nihayet, lütfedip Osmaniye'ye gitti. Bir büyük sahne kurdurdu. O sahnenin üstünden depremzedeye videolar izletip, sahneden inmeden, sokağa girmekten, konteyner kentlerdeki durumu görmeden, milleti dinlemeden kendini dinletti. Olur olmaz şeyler söyledi, gitti."

"Oysa biz ona deprem bölgesinden hep birlikte seslenmiştik. Dedik ki; 'Burada, depremin üçüncü yılında, bir yılda yapacağım dediğiniz konutların bir yılda %2'sini yapmışken, ikinci yılda %30'unu yapmışken, üçüncü yılda daha kendi rakamlarınızla %70'teyken, 270 bin kişi konteynerlarda kalıyorken artık bu işleri bir tarafa bırakalım.' Mademki Motorlu Taşıtlar Vergisi'ni iki sefer aldınız, KDV'yi ikiye katladınız, ÖTV'yi aldınız, yurt dışı çıkış harçlarını artırdınız; deprem için 71 milyar dolar topladınız artan vergilerden, kampanyalardan, bağışlardan ve '40 milyara bu evler bitti' diyorsunuz... O zaman madem bu para toplandı, bu depremzedeye anahtar vermeden önce niye boş senet imzalatıyorsunuz? Niye 18 yıl bu insanlar para versin? Niye rezerv alanla bu insanların hakkını yiyorsunuz, üzüyorsunuz?"

"Buradan deprem bölgesine sesleniyoruz: O evler, o yapılan evler; eksiklikleri var, tadilat ister, güçlüğü var; bu milletin ödediği vergilerle, bu milletin kampanyasıyla, bu milletin parasıyla yapıldı. Fazlasıyla da o paralar toplandı. Biz deprem bölgesine ne yaptıysak helali hoş olsun. Erdoğan'a çağrımdır: Boş senetleri yırtıp atalım, depremzedeye senet imzalatmayalım. Helali hoş olsun!"

"Valilerden il başkanı yapmaya çalışanlara..."

"Valilerden il başkanı yapmaya çalışanlara, kaymakamı ilçe başkanı gibi görmek isteyenlere, devletin memurunu partiye memur kılmaya çalışanlara söylüyorum: Bu devletin ayarlarıyla oynuyorsunuz, bu milletin sinirleriyle oynuyorsunuz. Bu millet yetkiyi verdiğinde kullanıyorsunuz, vermediğinde hazımsızlık ediyorsunuz. Bu millet son sözü söyleyecek. Bu millet yüz yıl önce ilk sözü de söyledi, son sözü de söyledi. Niğde ne diyorsa onun dediği olacak!"

"Ben bu anlamlı günde, bu anlamlı kucaklaşmaya katkı sağlayan tüm Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü, ilçe başkanlarımızı, İl Başkanımız Bünyamin Başkan'ın şahsında emekleri için kutluyorum. Niğde’nin seçilmiş milletvekili, sizin her daim, her daim sesinizi Meclis’te duyuran, Türk çiftçisinin sorunları için uğraşan Ömer Fethi Gürer’e verdiğiniz destek için teşekkür ediyorum.

30 yılda havaalanı tamamlanmamış

"Bir yandan öyle şeyler duyuyorum ki; 1996’da Niğde Havaalanı’nın temelini atmışlar. O havaalanına o gün bir bekçi alıp koymuşlar. Sene olmuş 2026; havaalanı yok, bekçi de geçen sene EYT’den emekli olmuş. Ya böyle kara mizah olur mu? Bir bekçi, 30 yıl yapılmayan bir havaalanını bekleyip de emekli olur mu? Bizimkiler, siz bir ara o havaalanında temsili bir karşılama yaptınız ama halen daha bunu görüp de Niğde’nin hak ettiği işi yapmadılar."

"Bir diğer taraftan; Bor Fizik Tedavi Merkezi depremde hasar gördü, yıkıldı. Seçim öncesi 'temel' diye yalandan bir çukur kazdılar. Açılış Şubat 2025’ti; hala daha ortada yok. Müteahhit kaçmış, hiçbir ilerleme yok."

"Köylerde su sorunu var. 70’te yapılan Akkaya Barajı hala kapalı sisteme geçirilmedi. Su israfı had safhada; bu yüzden bir an önce planlanması lazım. Beş tekstil fabrikası kepenk kapatmış; emekçiler, kadın emekçiler işsiz kalmış. Bu sorunların tamamıyla Niğde boğuşmak zorunda."

"Sandık istiyoruz"

"Bunun için şunu söylüyoruz: Biz artık bu meydanlarda –birazdan söyleyeceğim– emekli için, emekçi için ya da bu meydanda Niğde için bu iktidardan bir şey istemekten vazgeçtik. Çünkü hiçbirini yapmıyorlar. Emekliye 1000 lirayı reva görüyorlar, Niğde’yi 30 senedir bekletiyorlar ve hiçbir sorunu çözmüyorlar. Onun için ne havaalanı, ne müze, ne başka bir şey, ne patatese fiyat, ne emekliye zam... Bu iktidardan, Erdoğan’dan bir tek şey istiyoruz: Sandık istiyoruz, erken seçim istiyoruz!"

"Zira bu iktidarın sorun çözme kapasitesi kalmamıştır. Erdoğan’ın enerjisi, inancı, mücadelesi tükenmiştir. Bu ülkenin yeni bir enerjiye, yeni bir yola çıkışa; yüz yıl önce olduğu gibi milleti seven, kuşatan, halktan yana, haktan yana, eşitlikten yana, milletten yana, yoksuldan yana, emekliden ve emekçiden yana bir halkın iktidarına ihtiyacı var. Çare iktidar değişimidir."

"Niğde’de tarlada patatesin kilosu 4,5 lira ama İstanbul’da 25 lira. Siz ucuza satıyorsunuz, kazanamıyorsunuz ama millet de beş katına yiyor. 500 bin ton patates depoda bekliyor, bir ay içinde satılmazsa çürüyecek. Soğanda durum daha da kötü; tarlada 2 lira, pazarda 15 lira ve sırf tarla temizlensin diye soğanı bedava vermeyi göze alan üreticiler var."

"Ve elma rekoltesi don felaketiyle %95 düştü. Niğde pazarına İtalya’da, Polonya’da üretilen, Niğde’nin pazar hakimiyetine karşı İtalya’nın, Polonya’nın elmaları bu pazara girdi; Niğde’nin geleceğini de tehdit eder hale geldi. Kiraz, Darboğaz kirazı... Bakmayın adı Napolyon ama Darboğaz’ın kirazı. Bununla, bu markayla dünya pazarındaydık. Sürekli felaketler yaşandı, devlet sahip çıkmadı. Bir sene dalda kaldı devlet sahip çıkmadı, öbür sene don vurdu yandı, dondan yandı yine gerekli destek verilmedi. Borç tırmandı, katlandı. Eğer bu borçlar ertelenmezse, bu borç sorununa bir çare olmazsa artık kiraz üreticileri ağaçlarını sökmeye başlayacaklarını söylüyorlar. Türkiye’de ortalama çiftçi geliri 19 bin 700 liraya gerilemiş durumda. Buradan ilan ediyoruz ki; bu sandık geldiğinde, bu iktidar değiştiğinde, Cumhuriyet Halk Partili bir Tarım Bakanı olduğunda, çiftçinin dostu bir iktidar kurulduğunda; öncelikle tarımdaki bütün borçların –ama Tarım Kredi Kooperatifi’ne, ama devlet bankasına, ama özel bankaya– çiftçilerin borçlarının tamamının faizini bir seferliğine sileceğiz. Ana parayı beş yıla böleceğiz, beş yıla!"

"Beş emekli bir olsa yoksulluktan kurtulamıyor"

"Bugün gemilerden adam armatör, 30 tane gemisi var; mazotu ÖTV’siz alıyor, KDV’siz alıyor. Armatörün koca gemilerine bedava, burada benle yaşıt traktör var; traktöre koymaya gelince ÖTV öde, KDV öde, mazot 60 lira! Buradan Niğde meydanından söz veriyorum: CHP iktidarında KDV yok, ÖTV yok, bundan sonra mazot 35 lira, 35 lira! Çiftçiye mutlaka destekleme çok önemli. Planlı üretim önemli, fiyat garantili, alım garantili üretim önemli. Devletin kurumlarının planlama yapması, doğru ürüne yönlendirmesi, alım garantisi vermesi önemli. Bunların tamamı sosyal demokrat anlayışla hayata geçirilecek ve sorunları kökünden çözecek uygulamalar. Bunun için kaynak var mı? Var.

"Eskiden ne vardı? TEK. Yani Türkiye Elektrik Kurumu. TEK ne düşünüyordu? Her şeyi düşünüyordu ama bir tek şeyi düşünmüyordu TEK: Tarlada domates var, sulanacak; sulamazsan yanacak, TEK gelip o gün elektriği kesmezdi. Lahana suluyorsun; gelip elektriği kesmezdi. Ne yapardı biliyor musun? Ne yapardı? Yazsa yazın sonundaki hasadı, kışsa günü gelip ürün satılınca paranın alınacağı zamanı bekler, yılda iki kere para alırdı ve Türkiye Elektrik Kurumu Türkiye’nin çiftçisini desteklerdi. Şimdi her yerde başka bir adı var; DEDAŞ, GEDAŞ, EDAŞ, BEDAŞ... Bunlar her ay para isterler. Günlük faiz uygularlar, biraz geciktin mi elektriği keserler, ürünü yakarlar. Bu meseleyi kökünden halledeceğiz; geldiğimizde tarımsal elektriğin ödemesi ürünün parası geldikten sonra olacak. Söz veriyoruz!"

"Emekliye 20.000 lira verdiler. Asgari ücretliye 28.000 lira verdiler. Çiftçi ortalama 19.700 lira kazanıyor. Oysa açlık sınırı 31.000 lira. Yoksulluk sınırı 102.000 lira. Beş emekli, beş emekli bir olsa, paraları bir yere koysa, birine verse, biri bile yoksulluktan kurtulamıyor. Hiçbir zaman, hiçbir zaman asgari ücret ilan edildiği gün açlık sınırının altında değildi; bu sene öyle oldu. Beş emekli birleşse yoksulluktan kurtulamıyor, bu hale getirdiler."

"Üç yılda 200 ekmek kaybettik"

"Ve buradan size soruyorum; bunların sebebi kim? Erdoğan. Buradan, Niğde'den ilk kez Erdoğan'a hatırlatıyorum. 2005 yılı... Gazetelerde manşet. Demişsin ki: '3 yıl öncesine göre daha az ekmek alıyorsanız bana beddua edin.' Bakın bugün 2026; en düşük emekli maaşı 20.000 ve 1.300 ekmek alabiliyor. Oysa üç yıl önce –diyor ya, 'üç yıl öncesine göre azalıyorsanız'– üç yıl önce en düşük emekli maaşı 7.500 liraydı ve 1.500 ekmek alıyordu. Üç yılda 200 ekmek kayıp. Hele hele o sözü söylediği 2005 yılında en düşük emekli maaşı 640 lira; 2.100 ekmek alıyor. 2.100 ekmek alan maaştan 1.300 ekmeğe düşmüşüz. 'Üç yıl öncesine göre azsa beddua edin' diyor ya; 1.500'den 1.300'e, son üç yılda 200 ekmek kaybetmişiz."

"TÜİK'i biliyor musunuz, TÜİK'i? Neyin kısaltması bu TÜİK? 'Tayyip’i Üzmeyen İstatistik Kurumu'. Emekliyi üzüyor. Bu TÜİK ne yaptı biliyor musunuz? Aralık ayında iki şey yaptılar. Bunlar aralıkta zam yapabilecekleri birçok şeye zam yapmayıp ocağı beklediler. TÜİK de fiyat alırken aralıktaki fiyatı görmeyip kasıma yakın bir fiyat söyledi, enflasyon bir anda %1’lere geriledi. Ne oldu? Ocak ayı enflasyonu TÜİK’e göre bile %4,8. Gerçekte %6,5-7 çıktı. Ne oldu? Emeklinin cebinden, memurun cebinden %5’lik farkı çaldılar. Şimdi bakın, aylık enflasyon %5’e yakın, %4,8. Türkiye’nin bir aylık enflasyonu dünyadaki 100 ülkenin yıllık enflasyonundan fazla. Aylık enflasyona numara çekerek emekliye ve memura %12 zam yaptılar; bu %12’nin yarısını ocak ayında geri aldılar. Bu yüzden Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında önce şunun sözünü veriyoruz, her yerde bilin; CHP iktidarında en düşük emekli maaşı önce bir asgari ücret, sonra 1,5 asgari ücret olacak. Bunda inanmayacak, şaşacak, şaşıracak, tartışacak bir şey yoktur. Niye?"

"Darbeye kalkıştılar"

"Tayyip Bey 19 Mart’ta öyle bir işe kalkıştı ki; dedi 'Bu Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıldır olamıyordu, birinci parti oldu. Ben büyük bir laf etmiştim, doğru bir laf etmiştim' dedi Tayyip Bey. 'İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder. İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır.' İşte bu düşünceyle İstanbul’u kazananın Türkiye’yi kazanmaması için, Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı olmaması için, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara gelmemesi için, emeklinin yüzü gülmemesi için, asgari ücreti arttırmamak için, tarımda hak ettiğiniz desteklemenin beşte birini değil tamamını almayasınız diye; yani milletin efendisi dediğimiz çiftçiyi yeniden eski günlerine getirmeyelim diye bir darbeye kalkıştı."

"Ve aslında siyaseten tükendiklerini, tek ümitlerinin o Başsavcı'nın yapacağı operasyon olduğunu itiraf ettiler. Bakın; 19 Mart’tan beri Niğde’nin güzel insanlarının vicdanına sığınırım. Bakın; 560 milyar lira yolsuzluk dediler, 560 kuruşunu ispat edemediler. 1200 cep telefonu alındı dağıtıldı dediler, yalan olduğunu itiraf ettiler. Parkelerin altında 2 milyon Euro para bulundu dediler, iddianameye koymadılar; 'Yanlış duymuşum' dediler. Ekrem İmamoğlu’nun lüks araçları diye bir garaj gösterdiler, MHP’li milletvekilinin çıktı. 'Para dolu valizler' dediler, içlerinden çamur çıktı. Gaziosmanpaşa Belediyesi’ni bastılar, kasadan dolar gösterdiler; baktık ki gerçek arama kaydında içerden bir tek resmi mühür çıktı. TRT’ye sorduk 'Bu görüntü nerden çıktı?' diye; 'Orijinalini bulamadık, stoktan kullandık' dediler. Tamamı yalan çıktı, tamamı yalan! Bakın; iddianamede bahar geçti, koca yaz geçti, sonbahar geçti; üstünde tepindikleri ne varsa yalan çıktı, sahtekarlık çıktı. Hiçbirisi iddianamede çıkmadı. O günlerde 'Güçlü bir iddianame gelecek' diyorlardı; ben arkadaşlarıma güvendim, canlı yayın istedim. Devlet Bahçeli de bana destek çıktı, 'Millet Hanya'yı da görür Konya'yı da' dedi. Ama iddianame çıkınca canlı yayında Devlet Bahçeli’nin sözüne karşı Erdoğan 'Uygun olur' demişti; bu sözü de yalan çıktı. Buradan Erdoğan’a soruyorum: Savcına güveniyorsan, deliline güveniyorsan canlı yayını getir, cevaplarını millet dinlesin. Kimseyi kandırmaya hakkın yok senin!"

(Politika Servisi)

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
07.02.2026 12:25

Axios: ABD, Gazze Barış Kurulunun ilk liderler toplantısını 19 Şubat'ta yapmayı planlıyor

Axios’a göre ABD, ateşkesin ikinci aşaması kapsamında kurulan Gazze Barış Kurulu’nun ilk liderler toplantısı ve bağış konferansını 19 Şubat’ta Washington’da düzenlemeyi hedefliyor.

Axios: ABD, Gazze Barış Kurulunun ilk liderler toplantısını 19 Şubat'ta yapmayı planlıyor

Fotoğraf: AA

07.02.2026 10:56

Gaziosmanpaşa'da şiddet iddiası: Ebe mobbing sonucu istifa etti

Gaziosmanpaşa’da bir ebe, görevli doktorun hakaret ve küfürlerine maruz kaldığını öne sürerek istifa etti. Olayla ilgili şikâyetçi olurken, doktor hakkında soruşturma başlatıldı.

Gaziosmanpaşa'da şiddet iddiası: Ebe mobbing sonucu istifa etti

Fotoğraf: DHA

07.02.2026 09:47

Gebze’de okul önünde yaşanan ölüm sonrası MMO’dan çağrı: Okul çevreleri güvenli hale getirilsin

Gebze’de bir ilkokul öğrencisinin okul çıkışında servis aracının altında kalarak yaşamını yitirmesinin ardından Makina Mühendisleri Odası, okul çevrelerinde güvenli ulaşım için acil önlem çağrısı yaptı.

Gebze’de okul önünde yaşanan ölüm sonrası MMO’dan çağrı: Okul çevreleri güvenli hale getirilsin

Fotoğraf: AA

07.02.2026 14:29

Obama ailesine yönelik ırkçı paylaşım: Trump özür dilemeyi reddetti

ABD Başkanı Trump, Barack ve Michelle Obama’yı hedef alan tartışmalı paylaşımındaki “ırkçı” unsurları kınadığını söyledi; buna karşın paylaşım için özür dilemeyi reddetti.

Obama ailesine yönelik ırkçı paylaşım: Trump özür dilemeyi reddetti

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!