Emek Hareketinden Makine Mühendisleri: TMMOB'ye ve Bağlı Odalara Bakışımız Nasıl?
Emek Hareketi'nden makina mühendisleri, TMMOB'ye ve bağlı odalara bakışlarının nasıl olduğuna dair kapsamlı bir açıklama yaptı.
Fotoğraf: Evrensel
Mühendislik yekpare bir parça değil. Şöyle ki emeğini satıp geçinmek zorunda olan mühendisler var, kendi hesabına çalışan mühendisler var ve işveren mühendisler var. Nasıl bir fabrikada yapılan bir şey hem işçiyi hem patronu memnun edemiyorsa. TMMOB’de de hem patron mühendisleri hem de emekçi mühendisleri memnun edebilecek bir politika bulunmamaktadır. Odalar bu iki sınıftan birine bükülmek zorundadır ve takdir edersiniz ki biz bu bükülmenin emeğini satarak geçinen mühendislerden yana olması gerektiğini savunuyoruz. Söylemimizi biraz açacak ve detaylandıracak olursak
Meslek örgütünden ‘hizmet sağlayıcıya’ dönüşüm: Sınıfsal Kopuş
Emekten yana mühendis bakış açısına göre TMMOB’nin tarihsel varlık nedeni; mühendis, mimar ve şehir plancılarının emekçi kimliğini savunmak, sermaye karşısında kolektif hak mücadelesi yürütmek, teknik bilginin emekçilerin yararına kullanımını örgütlemektir. Ancak bugün gelinen noktada TMMOB ve bağlı bazı odalar, bu kolektif-sınıfsal misyondan uzaklaşarak, piyasa mantığıyla çalışan yarı-kurumsal yapılara dönüşmüştür. Üyeyi hak mücadelesinin öznesi olarak değil, hizmet tüketicisi olarak konumlandıran bu anlayış, örgütün sınıfsal karakterini aşındırmaktadır. Bu dönüşüm, neoliberalizmin sendika ve meslek örgütlerini “etkisizleştirme” stratejisiyle de birebir örtüşmektedir.
Gelir üretme baskısı ve politik hattın daralması oda faaliyetlerinin önemli bir bölümünün: eğitim, belge, sertifikasyon, danışmanlık, etkinlik organizasyonu üzerinden gelir üretmeye odaklanması, kaçınılmaz olarak şu sonucu doğurur: Gelir sağlayan üye profili, mücadele eden üye profilinin önüne geçer.
Bu durum; işsiz mühendislerin, güvencesiz çalışanların, taşeronlaştırılmış teknik emekçilerin oda politikalarında ikincil hatta görünmez hale gelmesine yol açar. Aynı zamanda meslek örgütünün orta sınıf konforunu önceleyen, sınıfsal gerilimlerden kaçınan bir çizgiye savrulması anlamına gelir.
Daha da önemlisi: Odalar hizmet üreten birer şirket gibi davranmamalıdır. Odaların işi serbest piyasaya hizmet üretmek değil, kamu yararına bilim üretmek ve bu bilimi emekçi halklarla buluşacak noktaları örgütlemektir.
Hizmet üretmenin önemli bir sıkıntısı kendi üyesiyle iş rekabetine giren odaların oluşmasıdır. Üyesiyle ekonomik bir rekabete giren odanın o üye lehine politika üretebilmesi eşyanın tabiatına aykırıdır.
Yine hizmet üretiminden devam edecek olursak, bu durum odayı belediyenin kamusal işlerinin taşeronu pozisyonuna sokmaktadır. ‘Taşerona karşıyız’ demek lafta güzel olabilir ancak örneğin asansör denetiminde belediyenin taşeronluğunu yapınca bu söylemin çok da bir inandırıcılığı kalmamaktadır.
Üye: Örgütlü özne mi, müşteri mi?
Bugün TMMOB’de üye ile ilişki büyük ölçüde: “Ne hizmet alabilirim?” “Hangi eğitimi indirimli alırım?” “Hangi sosyal etkinlik var?” soruları etrafında şekillenmektedir.
Oysa üye, örgütün taşıyıcısıdır, mücadeleyi üreten ve yöneten aktördür, gerektiğinde bedel ödeyen bir kolektif öznedir. Üyenin “Hak mücadelesi için örgütlenmesi” yerine “Oda tarafından memnun edilmesi”, örgütsel bilinci zayıflatır ve pasif bir kitle yaratır.
Teknik bilginin metalaşması sorununa emek hareketinden mühendisler, teknik bilginin sermayenin kâr aracı değil, toplumun ortak değeri olduğunu savunur. Ancak bugün; eğitimlerin ücretlendirilmesi, belgelerin piyasa değeri kazanması, mesleki yetkinliğin sertifika fetişizmine indirgenmesi teknik bilginin metalaştığını gösterir. Bu durum, mühendisleri kolektif bilgi üreten emekçilerden, bireysel rekabet içinde “kendini pazarlayan” aktörlere dönüştürür. Bu da neoliberal mühendis tipinin yeniden üretilmesine hizmet eder.
Bugün açısından TMMOB ve başta Makina Mühendisleri Odası olmak üzere çalışmalarının merkezine hizmet üretmeyi asıl amaç olarak koymaktadır.
Asıl hedef, mühendislerin emek gücünü savunmak, güvencesizliğe, işsizliğe, düşük ücrete, siyasi baskıya karşı örgütlü direnç oluşturmaktır. Üye ile ilişki “memnuniyet” değil, politik bilinç ve dayanışma temelinde kurulmalıdır. Oda, teknik bilgi satan bir kurum değil, sınıf mücadelesinin teknik aklı olmalıdır.
Sonuç
Bugünkü haliyle TMMOB, mühendisleri örgütleyen bir mücadele aygıtı olmaktan ziyade, mühendisleri sistem içinde tutmaya çalışan yumuşak bir tampon kurum işlevi görmektedir. Emek hareketinden mühendisler olarak eleştirimiz, TMMOB’nin “Hiçbir şey yapmaması” değil; yanlış şeyi, yanlış yerden, yanlış özneyle yapmasıdır.
Emek Hareketinden makina mühendisleri
(Haber Merkezi)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et