Deprem kenti Diyarbakır hâlâ risk altında: Ağır hasarlı binalar için Meclis’e araştırma başvurusu
DEM Parti Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, depremden üç yıl sonra hâlâ yıkılmayan ağır hasarlı yapılar nedeniyle Diyarbakır’da can güvenliğinin tehdit altında olduğunu belirterek Meclis Araştırması açılmasını istedi.
Fotoğraf: DBB Basın
Elif Ekin Saltık
[email protected]
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen Diyarbakır’da yıkımı yapılmamış ağır hasarlı yapıların oluşturduğu risklerin araştırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Meclis Araştırması açılması talebi sundu.
Cupolo, Diyarbakır’daki ağır hasarlı yapıların yıkım süreçlerini akamete uğratan sorumluların tespit edilmesi, kentin yapı stoğunun afetlere dayanıklı hale getirilmesini engelleyen hukuki, bürokratik ve finansal faktörlerin ortaya çıkarılması ve özellikle Bağlar ilçesi gibi yüksek riskli alanlarda kentsel dönüşüm süreçlerinin neden tıkandığının araştırılmasını istedi.
Devlet raporlarında risk açıkça yer alıyor
Araştırma talebinin gerekçesinde Diyarbakır’ın Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunduğu ve kentin tarihsel olarak çok sayıda yıkıcı deprem yaşadığı hatırlatıldı. 1934, 1975, 2007 ve 2023 depremlerinde kentte ciddi can ve mal kayıpları yaşandığı belirtilirken, hükümetin Diyarbakır’ın deprem gerçeğini görmezden geldiği ifade edildi.
2021 yılında yayımlanan Diyarbakır İl Afet Risk Azaltma Planı’nda kentin büyük bölümünün yüksek deprem riski altında olduğunun resmi olarak kayda geçirildiği vurgulandı. Raporda özellikle Çermik, Çüngüş, Ergani, Hani, Lice, Dicle, Kulp, Hazro ve Silvan ilçelerinin ciddi risk altında olduğu, mühendislik hizmeti almamış yapıların yıkılacağı ve altyapının ağır hasar görebileceği öngörülerine yer verildiği hatırlatıldı.
6 Şubat depremlerinin bilançosu ağır
6 Şubat 2023 depremlerinde Diyarbakır’da 414 kişinin yaşamını yitirdiği, Galeria, Hisami, Dündar, Serin 2, Yoldaş ve Sözel apartmanları başta olmak üzere binaların yıkıldığı, binlerce yapının ağır, orta ve az hasar aldığı belirtildi. Deprem sonrası ağır hasarlı yapıların yıkılmaması nedeniyle bu binaların metruk hale geldiği ve mahallelerde ciddi güvenlik sorunları yarattığı ifade edildi.
Gerekçede, Bağlar ilçesindeki Mevlana Halit, Şeyh Şamil, Yunus Emre ve 5 Nisan mahalleleri ile Kayapınar ilçesindeki Huzurevleri Mahallesi’nde üç yıl geçmesine rağmen yıkılmamış ağır hasarlı yapıların bulunduğu aktarıldı. Bu yapılardan birinde 14 Ekim 2025’te bir yurttaşın yaşamını yitirdiği hatırlatıldı.
Sorumluluk bakanlıklar arasında paylaştırıldı
Cupolo, deprem sonrası yaşanan hasarlara ilişkin verdiği çok sayıda soru önergesine bakanlıkların sorumluluğu birbirine devreder biçimde yanıt verdiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Yardımcılığı’nın “görev ve yetki alanı” gerekçesiyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ise yıkım süreçlerinin valiliklere ait olduğu yönünde cevap verdiği aktarıldı. İçişleri Bakanlığı’nın ise sorulara yanıt vermediği ifade edildi.
Bağlar ilçesi özel risk taşıyor
Gerekçede, yapı stoğunun büyük bölümünün riskli olduğu ve yaklaşık yarım milyon nüfusun yaşadığı Bağlar ilçesinde ana ulaşım aksları dışında acil müdahale araçlarının giremediği mahallelerin bulunduğu, buna karşın acil toplanma alanlarının dahi olmadığı vurgulandı. Ekim 2025’te düzenlenen “Afet, Kentsel Dönüşüm ve Göç Perspektifinden Eski Bağlar’ın Geleceği Çalıştayı” çıktılarının uygulanmadığı ifade edildi.
Meclis Araştırması talebi
Ceylan Akça Cupolo, üç yıl geçmesine rağmen Diyarbakır’da yıkımı yapılmamış ağır hasarlı yapıların sorumlularının tespit edilmesi, afetlere dayanıklı yapılaşmayı engelleyen nedenlerin ortaya konulması ve özellikle Bağlar ilçesi başta olmak üzere yüksek riskli alanlar için çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını talep etti.
Evrensel'i Takip Et