06.02.2026 05:51

Hatay’da 6 Şubat depremine 3. yılında sessiz yürüyüş: Enkazın biçimi değişti, düzen aynı

6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Hatay’da emek ve demokrasi güçleri gece saatlerinde anma etkinliği gerçekleştirdi. Anmadaki konuşmalarda yaşanan facianın rant politikalarının sonucu olduğu belirtilerek, sorumluların yargılanmasını talep edildi.

Dilek Omaklılar
[email protected]
Volkan Pekal
[email protected]


Hatay — 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Hatay’da emek ve demokrasi güçleri gece saatlerinde bir araya gelerek anma etkinliği gerçekleştirdi. Sendikalar, meslek odaları ve siyasi partiler, 5 Şubat gecesi KESK Koordinasyon Merkezi önünde toplanarak Uğur Mumcu Meydanı’na sessiz yürüyüş yaptı. 

Anmada konuşan Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen depremzedelerin yaşadığı sorunların devam ettiğine dikkat çekti. Aslan, “Milyonlarca depremzede için enkazın şekli değişti ama rantçı anlayışın, adaletsizliğin ve sömürü politikalarının enkazı hala sürüyor” dedi.

“Rantçı düzen devam ediyor” 

Deprem sonrası izlenen politikaları eleştiren Aslan, “Bizden toplanan vergilerle bize konut satan, insanları mağdur eden bu anlayış devam ediyor. Sağlık politikalarının enkazı sürüyor, eğitim politikalarının enkazı sürüyor. On binlerce canımızı yitirdiğimiz, adalet aradığımız ama hesap sorulmayan rantçı düzen hala ayakta” ifadelerini kullandı.

Depremin yıkımında sermaye odaklı politikaların rolüne işaret eden Aslan, “Bir avuç kapitalist doysun diye çalınan demirin, çalınan çimentonun enkazı ortada duruyor. Saray düzeni devam etsin diye milyonlarca işçi açlık sınırının altında ücretlere mahkum ediliyor. Emekliler, üretici köylüler aynı durumda” diye konuştu.

“Bize reva görülen bu politikalara karşı birleşelim” 

Antakya başta olmak üzere depremden etkilenen 11 ilde sorunların üzerinin örtülemediğini vurgulayan Aslan, “Binaların üzerine resimler astılar ama o binaların arkasındaki gerçeği gizleyemediler. Adalet aramaya, hesap sormaya devam edeceğiz” dedi.

Aslan, “Bu ülkede işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler ve tüm yurttaşlar olarak bize reva görülen bu politikalara karşı birleşmek zorundayız. Çürümüş, yozlaşmış bir düzen var. Bu düzen yıkılmadan acılarımızı görmeyecekler. Unutmayacağız, affetmeyeceğiz, helalleşmeyeceğiz” dedi.

“Bir afeti felakete dönüştüren; rant politikaları"

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, yaşananların bir doğa olayı değil, iktidarın tercihleriyle derinleşen bir toplumsal yıkım olduğunu söyledi. 

Depremde binlerce insanın yaşamını yitirdiğini, yüz binlercesinin fiziksel, milyonlarcasının ise ruhsal olarak yaralandığını belirten Çerkezoğlu, “Bir afeti felakete dönüştüren; rant politikaları, bilimin dışlanması ve sosyal devletin terk edilmesidir” diye konuştu.

Çerkezoğlu, depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen Antakya’da binlerce insanın hala konteynerlerde yaşamaya zorlandığını hatırlatarak, barınma ve istihdam sağlamak yerine depremzedelerin borçlandırıldığını söyledi. Asgari ücretin ve emekli maaşlarının açlık sınırının altında olduğunu vurgulayan Çerkezoğlu, bunun da depremzedeleri daha derin bir yoksulluğa sürüklediğini belirtti.

“Yüzyılın felaketi, tek bir gerçek sorumlunun ve hiçbir kamu görevlisinin yargılanmamış olmasıdır” diyen Çerkezoğlu, çocukların hijyen ve altyapıdan yoksun konteynerlerde eğitim görmek zorunda bırakılmasını da bu tablonun parçası olarak değerlendirdi.
Antakya’nın yalnızca binalardan ibaret olmadığını vurgulayan Çerkezoğlu, kentin tarihine, belleğine ve kültürel dokusuna sahip çıkılması gerektiğini söyledi.

“Kıyamet değil, talan düzeni”

KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz, deprem sürecindeki ihmallere ve iktidar politikalarına tepki gösterdi.Yılmaz, “O gün ‘Sesimizi duyan var mı?’ dedik. Devlet duymadı ama biz duyduk. Buraya ulaşmamız engellendi” dedi.

Yaşanan yıkımın bir doğa olayı olarak sunulmasına karşı çıkan Yılmaz, “11 ilde yaşanan bir kıyamet değildi. Üzerimize çöken yağma, talan ve müteahhit düzenidir” ifadelerini kullandı.

Murat Kurum’a tepki

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u eleştiren Yılmaz, Hatay’da yolların bulunamaz halde olduğunu, kamyonların ara sokaklarda mahsur kaldığını söyledi.

“Eğitim ve sağlıkta tablo ağır”

Eğitim ve sağlık alanındaki sorunlara dikkat çeken Yılmaz, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenerek, “Okullar eksik, çocuklar aç. Okullar hâlâ öğrencilere teslim edilmedi” dedi. Sağlık emekçilerinin ağır koşullar altında çalıştığını belirten Yılmaz, “Övündüğünüz sağlık sistemi çöktü, burada da çöktü” ifadelerini kullandı.

“Hatay’da hayat normal değil”

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, depremin Hatay’da yarattığı yıkımın sürdüğünü vurgulayarak, “Unutmayacağız, helalleşmeyeceğiz” dedi.

İktidarın “normalleşme” söylemlerine tepki gösteren Kara, Hatay’da yaşamın hâlâ normale dönmediğini belirterek, “Çocuklar okula gidemiyor, sağlık hizmetlerine erişilemiyor. 180 bin yurttaşın konteyner kentlerde yaşadığı bir yerde ‘Türkiye Yüzyılı’ reklamı yapılamaz” dedi.

Gerçeği haykırmak için buradayız”

Hatay’ın gerçeklerinin örtülemeyeceğini vurgulayan Kara, “Brandaların altındaki gerçek Hatay’da yok. Bu kentte acı sürüyor ve binlerce insan hâlâ hak arıyor” diye konuştu.

“Unutmayacağız, helalleşmeyeceğiz”

Kayıp yakınlarının adalet mücadelesine dikkat çeken Kara, “Aileler çocuklarının bir tel saçı, bir mezar taşı için mücadele ediyor. Hiçbir şeyi unutmadık, unutmayacağız ve kimseyle helalleşmeyeceğiz” dedi.

“Asrın katliamını yaşadık”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Sera Kadıgil, yaşananların “asrın felaketi” olarak adlandırılmasına tepki göstererek “Biz burada asrın katliamını yaşadık. Hırsız müteahhitler, onlara yol veren siyasetçiler ve kamu yöneticileri el ele verdi, evlerimizi mezara çevirdi” diye konuştu.

“Reklam için geliyorlar”

İktidarın deprem bölgesine yaklaşımını eleştiren Kadıgil, “Şimdi neye geliyorlar? Reklam yapmaya geliyorlar. Geliyorlar diye enkazların üstü brandalarla kapatılıyor, yollar yıkanıyor” dedi. Konut vaatlerine de değinen Kadıgil, “Anahtar verdik diye övünüyorlar ama ortada ev yok; olanlarda su yok, elektrik yok, yol yok” ifadelerini kullandı.

“Adalet yok, cezasızlık var”

Deprem davalarındaki tabloya dikkat çeken Kadıgil, “139 kişiye mezar olan yerde tutuklu yok, 43 kişiye mezar olan yerde yok, 69 kişiye mezar olan apartmanda yok. Acil kontroller bile kaldırıldı. Bize vaat edilen adalet bu” Kadıgil, “Bu acıların hesabını sormak, toprağın altında olanlara borcumuzdur. Bu hesabı sormadan ölmeyeceğiz” dedi.

“Hatay’da yaşananlar bir fragmandı”

İstanbul depremi tartışmalarına da değinen Yılmaz, “Hatay’da yaşananlar bir fragmandı. İnsanları mezarlığa dönüşmüş evlerde yaşamaya mahkûm ediyorsunuz” dedi. Yılmaz, konuşmasını “Unutmayacağız, affetmeyeceğiz, helalleşmeyeceğiz. Birbirimize dayanarak mücadele etmeye devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.

“Kaçınılmaz bir felaket değil, siyasi ve idari tercihlerin sonucu”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, depremde yaşanan ölümlerin “kaçınılmaz bir felaket değil, siyasi ve idari tercihlerin sonucu” olduğunu vurgulayarak, sorumluların yargılanması için mücadele çağrısı yaptı.

Yaşamını yitiren on binlerce kişinin ardından yalnızca anma yapmanın yeterli olmadığını söyleyen Bakırhan, “Yitip giden canların anılarına gerçekten layık olabildik mi? Bu katliamların bir daha yaşanmaması için yeterince dayanışma gösterebildik mi?” sorularını yöneltti. Adalet arayan ailelerin her yıl aynı taleple meydanlarda olduğunu hatırlatan Bakırhan, gerçek yüzleşmenin ancak hesap sormakla mümkün olacağını ifade etti.

“Uçak yok, vergi yok, sorumluluk yok”

Deprem ve yangınlara müdahalede yaşanan eksiklikleri hatırlatan Bakırhan, “Yangın oluyor uçak yok, deprem oluyor yine yok. Deprem vergileri ortada yok. Ama suçlular belli” diyerek kamu kaynaklarının akıbetine dikkat çekti. Yaşanan yıkımın hesabının sorulması gerektiğini belirten Bakırhan, “Bize düşen, bu suçları işleyenleri yargı önüne çıkarmak için tüm gücümüzle mücadele etmektir” dedi. Deprem davalarında yaşanan cezasızlık politikalarına da tepki gösteren Bakırhan, adalet mekanizmasının işletilmemesinin yeni felaketlerin önünü açtığını söyledi.

“Sözümüz olsun”

Bakırhan, “Sözümüz olsun; sokakta dayanışmayı büyüteceğiz, katliamda payı olanların yargılanması için her alanda mücadele edeceğiz. Bu, hem kaybettiklerimize hem de bu ülkede yaşayan herkese karşı sorumluluğumuzdur” dedi.

“Toparlanma varsa dayanışma sayesinde” 

HDK Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş, depremle yüzleşme ve dayanışmayı büyütme çağrısı yaptı. Yaraların dayanışmayla sarıldığını söyleyen Beştaş, “Bugün bir nebze toparlanma varsa bu dayanışma sayesinde oldu. Bundan sonra da dayanışmayı büyütmek hepimizin sorumluluğu” dedi. 

Hatay’ın çok kimlikli yapısına dikkat çeken Beştaş, “Hatay Arap’ıyla, Kürt’üyle, Türk’üyle, Sünni’siyle, Hristiyan’ıyla ortak dirilişin hafızasıdır. Bu hafızayı korumak zorundayız” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

“Uyarılar dikkate alınmadı”

TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Arif Balkanay, depremde yaşanan yıkımın teknik ve kamusal sorumluluklarla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek, uyarıların yıllardır görmezden gelindiğini söyledi. Balkanay, depremden önce ve sonra meslek odalarının çok sayıda bilimsel rapor ve saha çalışması hazırladığını hatırlatarak, “Yaşananların nedenleri ve çözüm yolları defalarca ortaya konuldu. Ancak bu çalışmalar kamu otoritesi tarafından dikkate alınmadı” dedi.

“Sorun deprem değil, yapı politikaları”

Yıkımın nedeninin doğa olayı değil, yanlış yapılaşma olduğunu vurgulayan Balkanay, afetlere karşı önlemlerin bilimsel veriler temelinde alınması gerektiğini belirterek bilim ve tekniğin toplum yararı için kullanılmasının hayati önemde olduğuna dikkat çekti.

“Verilen sözler tutulmadı”

Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen kalıcı ve nitelikli çözümlerin hayata geçirilmediğini ifade eden Balkanay, yeniden inşa sürecinde hem planlama hem de uygulama aşamalarında ciddi sorunlar yaşandığını dile getirdi.

“Bilim ve halktan yana duracağız”

TMMOB olarak meslek etiğinden, bilimden ve halkın yaşam hakkından yana tutumlarını sürdüreceklerini belirten Balkanay, Hatay’da dayanışmayı büyüterek insanca bir yaşam için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.

İskenderun’da sergi

İskenderun'da ise Cemevi önünde bir araya gelen kitle saat 04.17’de yaşamını yitirenleri andı. Mum yakan yurttaşlar, müzik eşliğinde kaybettiklerini andı.

Cemevinde yapılan anmada, depremin ardından çıkan gazete manşetleri, depreme zamanından fotoğraflar sergilendi.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
05.02.2026 17:27

İngiltere Başbakanı Starmer, Epstein bağlantılı atama için özür diledi

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Epstein bağlantıları nedeniyle tartışılan Peter Mandelson’ı büyükelçi olarak atadığı için özür diledi.

İngiltere Başbakanı Starmer, Epstein bağlantılı atama için özür diledi

Fotoğraf: UKinUSA from Washington, D.C., USA/Wikimedia Commons CC BY-SA 2.0

06.02.2026 01:35 / Güncelleme: 03:28

6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı: 51 kişiye mezar olan Furkan Apartmanı'nda adalet nöbeti

Antep'te 6 Şubat depremlerinde 51 kişinin yaşamını yitirdiği Furkan Apartmanı'nda yakınlarını kaybedenler, depremin üçüncü yılında enkaz alanında adalet nöbeti tuttu.

05.02.2026 17:48

Amedspor: Karar ne olursa olsun, mücadeleye devam edeceğiz

Amedspor ve oyuncusu Çekdar Orhan’a dair kararın çıkmasını beklediklerini söyleyen Amedspor Kulübü Başkanı Nahit Eren, karar ne olursa olsun başarı için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti.

Amedspor: Karar ne olursa olsun, mücadeleye devam edeceğiz

Fotoğraf: Amedspor

05.02.2026 22:25

AYM Başkanı Özkaya'dan AİHM açıklaması: Kararlarını önemsiyoruz, ilkeleri sistemimize dahil etmeye çalışıyoruz

AYM Başkanı Kadir Özkaya, AİHM’in kararlarını önemsediklerini ve bu kararlardaki ilke ve standartları Türk hukuk sistemine dahil etmeye gayret ettiklerini söyledi.

AYM Başkanı Özkaya'dan AİHM açıklaması: Kararlarını önemsiyoruz, ilkeleri sistemimize dahil etmeye çalışıyoruz

Fotoğraf: AA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!