05.02.2026 20:58

TMMOB'den 6 Şubat depremleri açıklaması: Ülke olarak hâlâ enkaz altındayız

6 Şubat depremlerinin 3'üncü yılı ile ilgili açıklama yapan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, üç yıl geçmesine rağmen acının azalmadığını, yaşanan yıkımın daha da büyüdüğünü belirterek sorumluların cezalandırılmadığını vurguladı.

TMMOB'den 6 Şubat depremleri açıklaması: Ülke olarak hâlâ enkaz altındayız

Fotoğraf: ANKA

Gözde Tüzer Korkmaz
[email protected]


6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden üç yıl geçtiğini belirterek; “Aradan geçen üç yılda acımız azalmadı; yaşadığımız yıkım ise daha da büyüdü. Resmi verilere göre 53 bin 537 yurttaşımızı yitirdiğimiz bu büyük yıkımın sorumluları ise hâlâ gerçek anlamda hesap vermedi.

Yaşamını yitiren tüm yurttaşlarımızı sevgi, saygı ve özlemle anıyor; yakınlarını kaybeden herkese bir kez daha başsağlığı ve sabır diliyoruz” dedi.

“Rantçı, piyasacı, denetimsiz politikaların sonucu”

6 Şubat depremlerinin, 11 ili etkileyen büyük bir doğa olayının ötesinde; yıllardır sürdürülen rantçı, piyasacı, denetimsiz ve bilim dışı politikaların kaçınılmaz sonucu olduğunun altını çizen Koramaz; “On binlerce bina yıkılmış, yüz binlerce yapı ağır hasar alarak kullanılamaz hale gelmiştir. Buna karşın, depremin gerçek bilançosu ve sorumluluk zinciri aradan geçen üç yıla rağmen hâlâ tüm yönleriyle kamuoyuna açıklanmamıştır” ifadelerini kullandı.

“Binlerce yurttaşımız göz göre göre yaşamını yitirmiştir”

Deprem, merkezi idarenin ve yerel yönetimlerin afetlere hazırlık konusundaki yetersizliğini; kamusal sorumluluğun sistemli biçimde tasfiye edildiğini açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Koramaz şunları söyledi; “İlk saatlerde ve günlerde kurumlar arası eşgüdüm sağlanamamış, arama-kurtarma çalışmaları geç ve dağınık biçimde yürütülmüştür. Enkaz altında kalan binlerce yurttaşımız göz göre göre yaşamını yitirmiştir. AFAD’ın kriz yönetimi kapasitesinin yetersizliği, arama-kurtarma ekiplerinin ve teknik donanımın eksikliği, haberleşme altyapısının çökmesi can kayıplarını artıran temel etkenler olmuştur.”

Aradan geçen üç yıl içinde deprem bölgesinde yaşayan yurttaşların barınma, sağlık, eğitim, temiz su ve beslenme gibi en temel haklara erişiminin hâlâ güvence altına alınmadığına işaret eden Koramaz; “Geçici barınma alanları kalıcı hale getirilmiş; güvenli ve nitelikli konut üretimi kamusal, planlı ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınmamıştır. Yeniden yapılaşma sürecinin plansız ve denetimsiz biçimde yürütülmesi, yaşanan sorunları daha da derinleştirmiştir” diye belirtti.

“Depremin ilk günlerinden bu yana, yaşanan yıkımın büyüklüğünü toplumdan saklamaya ve her şeyin kontrol altında olduğu algısını yaratmaya çalışan iktidar, bu tutumunu Hatay’da film stüdyolarını aratmayacak törenlerle sürdürmektedir” diyen Koramaz “En ağır yıkımı yaşayan illerden Hatay’da elektrik, doğalgaz ve altyapı sorunları çözülemezken; aceleyle yapılan çamurlu yollar, eksikleri giderilmeyen TOKİ konutları ve kalıcı çözümlerin yokluğu bu tabloyu bir kez daha açığa çıkarmıştır” diye belirtti.

“Yalnızca deprem bölgesi değil, tüm ülke hâlâ enkaz altında”

Bugün yalnızca deprem bölgesinin değil, tüm ülkenin hâlâ enkaz altında olduğunu ifade eden Koramaz; “ bu enkazın altında kentlerimizle birlikte kamusal planlama anlayışı ve bilimsel akıl da bulunmaktadır. TMMOB ve bağlı Odaları, depremin hemen ardından sahada yürüttükleri çalışmalarla bu tabloyu tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. Birliğimiz; acil durum değerlendirmelerinden başlayarak yayımladığı raporlarla, yıkımın nedenlerini, ihmaller zincirini ve yapılması gerekenleri bilimsel verilerle kamuoyuna sunmuştur. 6. ve 8. Aylarına ilişkin durum tespit raporlarımızda, birinci yıl ve ikinci yıl değerlendirme raporlarımızda ortak bir gerçekliğe işaret edilmiştir: Afeti felakete dönüştüren, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerinin dışlanması; yapı denetiminin piyasaya terk edilmesi ve kamusal sorumluluğun bilinçli biçimde ortadan kaldırılmasıdır.

“Cezasızlık politikası derinleştirilmektedir”

Bu büyük yıkımın ardından çok sayıda dava açıldığına vurgu yapan Koramaz; “Yıkılan binalara ilişkin olarak müteahhitler, yapı sahipleri, teknik uygulama sorumluları ve kimi kamu görevlileri hakkında ceza davaları yürütülmektedir. Ancak gelinen aşamada davaların önemli bir kısmı ya sürüncemede bırakılmış ya dar kapsamlı tutulmuş ya da yalnızca alt düzey sorumlularla sınırlandırılmıştır. Asıl sorumluluğu taşıyan kamu yöneticilerinin ve denetim mekanizmalarını işlemez hale getiren siyasi kararların yargı süreçlerinin dışında tutulması, adalet duygusunu zedelemekte ve cezasızlık politikasını derinleştirmektedir” dedi.

“Hâlâ gerçek bir hesaplaşmanın sağlanamamış olması kabul edilemez”

Depremin üçüncü yılında hâlâ gerçek bir hesaplaşmanın sağlanamamış olmasının kabul edilemez olduğunun alıtını çizen Koramaz şunları söyledi; “Yürütülen yargı süreçlerinde, bu yıkıma neden olan rantçı politikalar ve kamusal denetimsizlik görmezden gelinirken; mühendis, mimar ve şehir plancısı meslektaşlarımızın yetki ve sorumlulukları dışında kalan süreçlerden sorumlu tutulması kabul edilemezdir. Bilimi ve tekniği yıllardır savunan meslektaşlarımızın günah keçisi ilan edilmesini kabul etmiyoruz. Gerçek sorumlular yargı önüne çıkarılmadan adalet sağlanamaz.”

“Kentleşme ve barınma politikaları toplumun yaşam hakkına göre belirlenmelidir”

“TMMOB olarak bir kez daha vurguluyoruz: Depreme dayanıklı yerleşim alanları ve güvenli yapılar üretmenin tek yolu; mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerinin bilimsel ve teknik doğrular temelinde, kamucu bir anlayışla eksiksiz uygulanmasıdır. Kentleşme ve barınma politikaları sermayenin kâr hırsına göre değil, toplumun yaşam hakkına göre belirlenmelidir” diyen Koramaz şöyle devam etti; “Afetlerin bir daha felakete dönüşmemesi için yapı denetim sistemi kamusal bir anlayışla yeniden düzenlenmeli, risk yönetimini esas alan bütünlüklü bir afet politikası hayata geçirilmeli ve meslek odalarının sürece etkin katılımı güvence altına alınmalıdır. Ülkemiz ve yurttaşlarımız bu acıları hak etmiyor. Bilimin, tekniğin ve kamusal sorumluluğun yok sayıldığı bu düzen değişmeden yeni felaketlerin yaşanması kaçınılmazdır.”

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!