İzmir'de eğitim sendikaları yeni dönemi değerlendirdi: ‘Okullarda sorunlar derinleşiyor’
İzmir'de eğitim sendikaları, yeni dönemde okullarda güvenlikten beslenmeye, öğretmenlerin çalışma koşullarından fiziksel yetersizliklere değin pek çok sorunun sürdüğünü belirtti; kamusal ve nitelikli eğitim için adım çağrısı yaptı.
Fotoğraf: Taylor Flowe/Unsplash
Bahar Emreoğlu
[email protected]
İzmir – Eğitim sendikaları, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının ikinci dönemine girilirken okullarda biriken sorunlara dikkat çekti. Güvenlik ve temizlik eksikliklerinden öğretmenlerin çalışma koşullarına, fiziki yetersizliklerden beslenme sorununa kadar pek çok başlıkta problemlerin çözümsüz kaldığı vurgulandı. Eğitimde eşitsizliğin derinleştiğini belirten sendika temsilcileri, kamusal, laik ve bilimsel eğitimin giderek aşındığını ifade etti. Konuya ilişkin Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Mali Sekreteri Nafiz Ceylan, Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Hukuk Sekreteri Rıza Aksu ve Eğitim-İş İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Şen ile konuştuk.
Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Mali Sekreteri Nafiz Ceylan, yeni dönemde de okullardaki temel sorunların görmezden gelindiğini söyledi. Ceylan, özellikle güvenlik ve temizlik alanında ciddi eksiklikler yaşandığını belirterek, uygulanan Maarif Eğitim Programı’na dikkat çekti. Ceylan, “Özellikle okullarda güvenlik ve temizlik sorunu var. Uygulanan Maarif Eğitim Programı’nın getirdiği zorluklar nedeniyle öğretmenler derslerini işleyemez halde. Çünkü bu programın oturduğu bir temel yok, oturtulmak istenen temel de yanlış” dedi.
‘Laik ve bilimsel eğitim esas alınmalı’
Eğitim politikalarının sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini ifade eden Ceylan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullardaki tabloyu yeterince görmediğini söyledi. Ceylan, “Bakanlık bütün sorunlara rağmen eğitimin iyi sürdüğünü düşünüyor. Bakan okulları gezsin ve sorunların temeline insin. Aksi takdirde geleceğimiz olan çocukların ileride karşılaşacağı sorunlar daha da artacak” diye konuştu.
‘Öğretmenler mesai saatleri dışında ücretsiz çalıştırılıyor’
Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Hukuk Sekreteri Rıza Aksu ise öğretmenlerin ilçe grupları ve tayin uygulamalarında ciddi mağduriyetler yaşadığını dile getirdi. Aksu, “İzmir’de Menemen ile Güzelbahçe aynı ilçe grubunda. Bu nedenle Menemen’den biri Güzelbahçe’ye tayin isteyemiyor. Bazı illerde ise durum çok daha ağır. Zonguldak’ta tek grup uygulaması nedeniyle il içinde mazeret tayini yapılamıyor. Bu nedenle dava açtık ve yürütmeyi durdurma kararı aldık” dedi.
Yönetici atama yönetmeliğinde de çelişkiler bulunduğunu belirten Aksu, öğretmenlerin mesai saatleri dışında ücretsiz çalıştırılmasına dikkat çekti.
Aksu, “Hafta sonu yapılan toplantılarla ilgili açtığımız davaları kazanmamıza rağmen hâlâ birçok yerde bu toplantılar sürüyor” ifadelerini kullandı.
‘Öğrenciler karanlıkta geliyor, karanlıkta çıkıyor’
İzmir’de hâlâ bir binada birden fazla okulun eğitim gördüğünü vurgulayan Aksu, bunun hem öğretmenler hem öğrenciler açısından ciddi sorunlar yarattığını söyledi. Aksu, “Öğrenciler sabah karanlıkta okula gelip akşam karanlıkta çıkıyor. Ders sürelerinin 30 dakikaya düşürüldüğü okullar var. Bu, çocukların eğitim hakkının gasp edilmesi anlamına geliyor. Asıl çözüm yeterli derslik yapılması ve tüm öğrencilerin normal eğitime geçmesidir” dedi.
Beslenme sorunu derinleşiyor
Okullardaki sorunlardan birinin de beslenme olduğunu belirten Aksu, her öğrenciye günde en az bir öğün ücretsiz yemek verilmesi gerektiğini söyledi. “Geleceğimiz çocuklar diyoruz ama çocuklar okullarda aç. Sabah kahvaltı yapmadan okula gelen öğrenciler var. Bu koşullarda eğitimde başarı beklemek mümkün değil” diye konuştu.
Çocukların suça sürüklenmesinde yoksulluğun ve sosyal koşulların etkili olduğunu belirten Aksu, öğretmenin toplumsal itibarının zedelenmesinin bu süreci daha da ağırlaştırdığını ifade etti.
‘Çözüm bekleyen sorunlar daha da derinleşti’
Eğitim-İş İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Şen de yeni döneme ağırlaşmış sorunlarla girildiğini söyledi. Şen, “Yıllardır çözüm bekleyen sorunların daha da derinleştiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Devlet okullarında temizlik ve güvenlik personeli yetersizliği, derslik eksiklikleri, donanım sorunları ve ikili eğitim süreci doğrudan etkilemektedir” dedi.
Okulların temel ihtiyaçlarının velilerden talep edilmesini eleştiren Şen, bunun kamusal ve parasız eğitim anlayışıyla bağdaşmadığını vurguladı.
‘Ekonomik kriz eğitime erişimi zorlaştırıyor’
Derinleşen ekonomik krizin eğitimde eşitsizliği büyüttüğünü belirten Şen, “Kırtasiye, servis, beslenme ve okul kıyafeti gibi giderler birçok aile için ciddi bir yük haline geldi. Bazı öğrenciler okula aç geliyor, bazıları eğitimden kopuyor” dedi.
‘Somut ve kalıcı politikalar gerekli’
Öğretmenlerin de artan hayat pahalılığı karşısında zorlandığını ifade eden Şen, nitelikli bir eğitim için öğretmenlerin ekonomik ve mesleki koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini söyledi. “Eğitim tasarruf yapılacak bir alan değildir. Bilimsel, laik ve kamusal eğitim anlayışından uzaklaşıldıkça sorunlar büyüyor. Yeni dönemin sağlıklı ve eşit koşullarda geçmesi ancak somut ve kalıcı politikalarla mümkün. Eğitim-İş olarak laik, bilimsel, kamusal, parasız ve nitelikli eğitim mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et